şükela:  tümü | bugün
  • redd mükemmel boşluk'taki favori şarkım, ikinci klibi kendisine bekliyorum

    resmini buldum yıllar sonra
    bir kitapta
    nasıl da yakışmıştı yüzün
    o sayfaya

    bir devle savaşıyordu adam
    yorulmuştu
    bir sonraki sayfaya geçmeden
    vurulmuştu

    yıldızlar meraklı gözler gibi
    karanlıkta
    ay yarım kalmış diyordu yazar
    bizim gibi

    düşüyorduk uzaydan bakınca
    ama aslında yükseliyorduk dünyada
    mutluyduk uzaktan bakınca
    ama aslında kanıyorduk aşkla

    özlemek seni yıllar sonra
    acıtıyor
    kalbim bir kağıt gibi
    yırtılıyor

    bir devle savaşıyorduk hep hayatta
    ölmeyi isterdim hep oysa
    kollarında

    düşüyorduk..
  • mükemmel boşluk'un tek redd şarkısıdır.
    müzik kaliteli, sözler muazzam. albümün geri kalanı redd'i özleyeceğimizi gösterirken o mükemmel boşluğun ise ara sıra bize hatırlatılmasına bu şarkı ile tanık olacağız. bizim gibi..

    bir devle savaşıyordu adam, yorulmuştu
    bir sonraki sayfaya geçmeden vurulmuştu
    yıldızlar meraklı gözler gibi karanlıkta
    ay yarım kalmış diyordu yazar, bizim gibi..
  • redd in son albümündeki en güzel parçasıdır.akustiğini çıkarmaları lazım, merak içindeyim.
  • redd in mükemmel boşluk albümünün şu ana kadar öne çıkan ilk şarkısı benim için. hatta şarkının beni etkileyen yanı, çoğu kişinin redd in redd olmaktan çıktığının kanıtı olarak gösterdikleri o dijital bölümlerden birisi. başlangıçta insanı bir dünya nın içine çağırıyor. yani sanki bu albüm, şarkı sözleri itibari ile şöyle : biz seksenlerdeyiz orda yaşıyoruz. ütopik bir film izliyoruz ;her şey soğuk, demir, her yer sisli filan..

    kanıyorduk bu filmin açılışı gibi... insanların benzer kıyafetler ile yürüdüğü, robot gibi ilerlediği... eski günleri özleyen adam bu metalik dünyadan geçmişe bakıyor.. geçmişi hatırlıyor..

    sonrası zaten belki de redd i albümden en iyi tanımlayan imza bir parça haline getiriyor şarkıyı.

    bana göre şarkılardaki dijital altyapı 21 de 21 konsept şarkı ile hikaye anlatan redd in, yeni hikayesi. mükemmel boşluk çoğu şarkıda, en çok da kanıyorduk un girişinde, bir dünya yaratmak için bu soğuk ama vurucu bölümlere başvurmuş.

    bence evet farklı olsa da en iyisi olmasa da yine de redd ve yine de güzel bir albümün şimdilik bence en iyi şarkısı. hem yeni, hem albümü yansıtıyor hem de hala redd gibi bu şarkı
  • mükemmel boşluk albümünün en mükemmel parcasidir.sanırım çok uzun yıllardır bir şarkıyı peşpeşe bu kadar dinlemedim.
  • değil son zamanlarda, son yıllarda dinlediğim en iyi, en güzel şarkı.

    bu arada doğan duru'nun bu şarkıda sesini -net bir şekilde- 3 farklı tonda kullandığını da ayrıca belirtirim.*

    dinledikçe aşık oluyor insan, hem albüme* hem de bu şarkıya.
  • "ay yarım kalmış diyordu yazar, bizim gibi."

    harika sözleri ve kafası olan bi şarkı. albümde ilk dinleyişte dikkatimi çeken şarkılardan olmadı. ama bu sıralar üst üste dinlemekten başka şarkı dinleyemiyorum.

    "düşüyorduk uzaydan bakınca, ama aslında yükseliyorduk dünyada"

    sözler, orgazmik vokal ve ses efektleri birleşince ben de dünyadan uzaya doğru yükselmeye; yolda dinleyerek yürürken gökyüzüne bakıp yalpalamaya falan başladım.

    "özlemek seni yıllar sonra, acıtıyor
    kalbim bir kağıt gibi yırtılıyor"

    zaman zaman lise 1'deki platonik aşkını bile özleyen şahsım için adeta bu kısım.

    velhasıl olmuş bu albüm olmuş. dinledikçe güzelleşiyor.
  • "abi redd çok bozdu yeaa" diyenlere tokat niteliğinde bi cevap olmuş şarkı. doğan duru'nun sesinin mükemmelliğine zaten dicek bi şey yok.
    şarkıyı kanamıyorken dinlemeye başladıysanız, kanamaya hazır olun çünkü;
    (bkz: ölmeyi isterdim hep kollarında)
  • müthiş redd'in en özel, en can alıcı şarkısı olmuş mükemmel boşluk'ta.

    doğan duru'nun sesini kullanışı, enstrümanlarla uyumu ruhta bir dinginlik ve sorgulamalara neden oluyor. sözler öylesine yazılmış gibi değil kesinlikle, her kelimenin ve her cümlenin kendi içinde bir uyumu, anlamı söz konusu.

    albümü dinlerken bir anda vurdu bu şarkı ve üst üste dinlenesi şarkılar listesine en tepeden giriş yaptı benim için.
  • bugün sevdiğim kadına ilişkimizin en kötü gününü yaşattım. daha açık konuşmak gerekirse, daha açık konuşamam. apaçık üzdüm kendisini. bilinçli miydi yaptığım? hayır, içgüdüsel. kendimi suçluyor muyum? evet hatalı olduğum noktalar var. ben olsam ne düşünürdüm? bilmiyorum. nasıl hissederdim, tahmin edemiyorum. tahmin etmek ister miyim onu da bilmiyorum. kanıyorduk, çok kanımız aktı bugün, ne kadar eksildik bilmiyorum. belki içimizdeki zehir boşaldı, belki de kurtulmalıydık bundan. ne kadar kurtulduk, nelerden vazgeçtik, ne kadar söyledik bilmiyorum. daha çok söylemek gerektiğini düşünüyorum. daha suçlu, daha uzaktan sözler de olabilirdi. nasıl diyor, "düşüyorduk, uzaydan bakınca ama aslında yükseliyorduk dünyadan"