şükela:  tümü | bugün
  • 1 mayıs 1977 de taksim meydanında 1 mayısı kutlamak üzere toplanan kalabalığa önce mhp liler arkasından da polisler tarafından ateş açılması sonucunda onlarca kişinin ölmesiyle sonuçlanan olay.
  • taksim meydanındaki muazzam kalabalığa o dönem adı marmara etap olan otelin üst katlarından ateş açıldığı ve çıkan ardebede 34 kişinin can verdiği korkunç gündür, kanlı bir mayıs. marmara etap'ın o katında kimlerin kaldığına bir türlü ulaşılamamıştır. bu ülkede pek çok zaman olduğu gibi insan hayatını almanın bedeli sorulmamıştır. ölenlerin büyük bölümü kazancı yokuşuna inen yokuşun başında üzerlerine sürülen bir polis panzerinin altında kalarak can vermişlerdir.
  • birer fotografçı olarak coşkun aral ve savaş ay için meslek hayatlarının dönüm noktasını oluşturan gün. o gün çektikleri fotografları sipa'ya satarak hem referans aldılar hem de isim yaptılar.
  • 1 mayıs ertesinde cikan gazelerin basliklari
    hürriyet: mayıs katliamı: 34 ölü,
    milliyet: taksim’de kanlı miting: 34 ölü, yüzlerce yaralı,
    günaydın: maocu vatan hainleri işçi bayramı’nı kana buladı: 39 ölü var!
    cumhuriyet: 1 mayıs kanlı bitti: 33 ölü,
    politika: 1 mayıs töreni saldırıya uğradı - 35 kişi öldü, yüzlerce yaralı var,
    tercüman: maocular, disk’in istanbul’da yaptığı mitingi bastılar - 34 ölü var,
    son havadis: taksim savaş alanı gibiydi - kızıllar kudurdu,
    hergün: solcular 40 işçiyi katletti,
    bayrak: taksim’de 38 ölü,
    yeni asya: disk mitinginde komünistler birbirini yedi, 40 ölü - taksim’de savaş
  • olayla ilgili olarak uğur mumcu'nun 6 mayıs 1977'de yazdığı yazıyı buraya aktarmayı (sözlükteki copy paste hakkımı bir kez daha kullanarak) uygun görüyorum. buyrun:

    "
    soruşturma nasıl yapılmalı!..
    uğur mumcu,
    cumhuriyet gazetesi, 6 mayıs 1977

    1 mayıs olayı, türk basını için sınav günü oldu. bakınız bir kısım basın olayı nasıl çarptırdı, kamuoyunu aldatmak için hangi duyguları kullandı. bunları acıyla izliyoruz.

    bu tür olaylarda, peşin değer yargılarından kaçınmak gerekir. çünkü peşin yargılar, çoğu kez, gerçeğin gizlenmesine yarar. düşüncenin yerini duygu, soğukkanlılığın yerini öfke alır. bu öfke ve duygu selinden ayrılmasak, gerçeği gün ışığına çıkaramayız.

    sağ güçler, bu olaydan çıkar sağlamaya çalışıyor. partiler, dernekleri trt’si yazar ve çizeri ile, disk’i sanık sandalyesine oturtmak, istanbul’un ilerici, namuslu ve yürekli belediye başkanı ahmet isvan’ı karalamak, bundan siyasal yarar sağlamak istiyorlar. buna meydan vermemek gerekiyor.

    türkiye’de yıllardır bir oyun oynanıyor. bir plan adım adım uygulanıyor. önce, sağ kesim içinde, silahlı örgütler oluşturup, sol kesim üzerine saldırttılar. bu yetmedi... şimdi de, solu kendi içinde parçalamak, solu, yine solun bir “fraksiyonu” ile yıpratmak, yoketmek ve yozlaştırmak istiyorlar.

    devrimci bilinç işte bugünler için gereklidir...

    1 mayıs öncesinde bir sürü siyasal cinayet işlendi. istanbul’un orta yerinde genç insanları kurşun yağmuruna tutan eşkıya çetesinin bir üyesi bile yakalanamadı. sırtında bunca kara tabutu taşıyan istanbul valisi nasıl gönül rahatlığı içinde koltuğunda oturmaktadır?..

    ileri basın olarak, 1 mayıs öncesindeki siyasal cinayetleri olduğu gibi, 1 mayıs olayını da didik didik edip, bunların suç belirtilerini, kanıtlarını, devletin bürokratlarına, bakanına, valisine, emniyet müdürüne, bir bir sormalıyız...

    dört beş gündür gazetelerde okuyorsunuz. intercontinental oteli’nden kalabalığa ateş açıldığı söyleniyor. bu konuda herhangi bir soruşturma yapılmış mıdır? bu otelin “güvenlik amiri” emniyet genel müdürlüğü eski yardımcılarından ve istanbul emniyet eski müdür vekillerinden mehmet akzambak’a herhangi bir soru yönetilmiş midir?

    1955 yılının 6/7 eylül olaylarına yol açan olay selanik’te atatürk’ün doğduğu eve bomba atılmasıydı. yassıada duruşmalarında, bu bombanın bir güvenlik görevlisi olan, oktay ergin tarafından konduğu anlaşılmıştı. yassıada duruşmalarına kadar 6/7 eylül olaylarının “solcular” tarafından yapıldığı ileri sürüldü. ileri sürülmek ne kelime, birçok solcu bu gerekçeyle tutuklanmış, aylarca hücrelerde yatırılmıştı...

    atatürk’ün selanik’teki doğduğu eve bomba koyan güvenlik görevlisi oktay ergin, şimdi nerdedir dersiniz? emniyet genel müdürlüğü güvenlik dairesi başkanlığında... oktay ergin, 1 mayıs toplantısı ile ilgili önlemlerin alınmasında ve uygulanmasında en önemli görevlerden birini üstlenmişti.

    sanırız, oktay ergin’de bu konuda çok yararlı bilgiler vardır...

    burada belirli kişileri suçlamak amacı gütmüyorum. fakat, bu olay, enine boyuna, bütün ayrıntılarıyla incelenmeli ve her belirti, her kanıt, kamuoyu önünde tartışılmalıdır...

    intercontinental oteli ile sular idaresi duvarından ateş açanlar yakalanmış mıdır?... bunu kimden soralım? emniyet genel müdürlüğünden mi, güvenlik dairesi başkanlığından mı? istanbul valisinden mi? kimden?...
    "
  • taksim meydanı civarındaki yüksek binalardan açıkça hedef gözetilerek ateş açılarak tetiklenmiş bir katliamın günü. aradan geçen onca seneye karşın taksim meydanı'nda miting yapılmasına izin verilmemesinin nedeni.
  • new york times'in (muhtemelen farkinda olmadan) 'terorist eylem' olarak niteledigi olay. bkz: "it was the worst single-day toll from terrorism in turkey since 1977, when gunmen opened fire on leftists celebrating may day, killing 37 people." (20 kasim 2003 icin denmekte)
  • 300 bin ile 500 bin arası katılımın oldugu ama olumlerle anılan ve unutulmayan 1 mayıs
    (bkz: kontr gerilla)
  • malum köşe tutmuşların, kocabaşların, kodamanların ve her tür yalakalarının ve de resmi-gayrı resmi tetikçilerinin hem o gün hem de ertesindeki yaklaşımları ele alındığında bugün ile arasında çok da uçuk farkların olmadığı görülecek unutulmaz olay.

    ertesi gün çıkan gazete manşetlerinin sorumluları sonra ne demiş ne yapmıştır, hiç önemli değil, çünkü tetikçilikte ahlak olmaz tabi ki , ama önemli olan şudur ki devamları vardı..bugün de işbaşındalar, ancak daha düşük tansiyonlu aksiyonların ince tetikçileri olarak..hem de daha şanslılar ...

    evet, bu tetikçiler bugün daha şanslı, ne de olsa tohumları atılan korku imparatorluğu hakim durumda ve de abaya sopa gerekmiyor.havuç dolu her yer... ve tabi unutmadan : (bkz: haluk kırcı kimdir ne yapmıştır bilmiyorum.)