şükela:  tümü | bugün
  • moralin ve inancin gücüne siginip hasta tanidiginin iyilesmesi icin ona moral vermeye calismak. bunun icin once kisinin kendisinin moralinin yerinde olmasi gerekmektedir.
    (bkz: yasayan bilir)
  • boşunadır aslında hastada moral bulmaz bulmuş gibi yapar çünkü kendisi bok olursa etrafındakilerde bok olur, yani etrafındakiler için moralini yüksek tutmak zorunda olduğu psikolojisine girer hasta..
    boşa kürek çekmek gibi de değildir en ihtiyaç duyduğu şey hastanın, moraldir. o insan en incinebilir döneminden geçiyordur zaten.. abartmadan,telaşa vermeden destek olmak yapılabilceklerin en doğrusudur

    (bkz: yasayan bilir)
  • moral vermek değil sizin moralinizin yerinde olması lazımdır. aksi halde söyleceğiniz, yapacağınız her şey iğreti durur. olabildiğince doğal olmak, kenetlenmek filan lazımdır. artı, insanın beyin gücüyle başarabileceği şeylerin de sınırı yok gibidir; bunu bilmek ve çeşitli şekillerde hatırlatmaktır gereken. formüle edilecek bir şey de değildir, hassas dengeleri vardır.
  • moralden daha çok, destek sağlanması önemlidir. çünkü, olumlu duygular kadar olumsuzlarda insanlar içindir ki bu dönemde kızgınlıklar ve öfkeler en fazla gözardı edilir. moral vermenin kimin ihtiyacı olduğunun ayrımının yapılması önemlidir.
  • genelde moral verdiğini sanıp "bizim bi rahmetli bilmem ne abi vardı ..." diye başlıyan cümleler kuran kişilerin yıktıkları teselli cümleleri.
  • yapılması en güç durumlardan birisidir acıma duygusu yüksek yurdum insanı genelde moral vericem diye sıçıp batırır, karşınızda vah vah dağ gibi kızdı/adamdı bir anda devrildi gibi cümleler kurarlar*, anneniz yüzünüze gülüp arkasını döner ağlar vs vs vs... moral verilmesinden çok moral veren kişiye dönüşürsünüz, sinir bozucudur.
  • kanserli hastaya moral vermek, ki kanser hangi safhada olursa olsun, hangi türü olursa olsun, oldukça zordur. kanserli hasta, hastalığının bilincinde ise tüm çabalarınız bir maymunluktan ibarettir. her iki tarafında farkında olduğu bir soytarılık. lakin belki işe yarar düşüncesi ile bundan vazgeçmezsiniz. vazgeçmemelisiniz. mümkün olduğunca hayatı ''normal'' sınırlar içinde sürdürüp, depresyonun zirveye ulaştığı dönemlerde, o durumdaki bir hasta için kimi zaman enti püften addedilecek laylaylomlarla, hayat ne güzel, kuşlarda var, çiçekler de ile, kimi zaman hayatın acı yanlarını tüm çıplaklığı ile kanırta kanırta anlatarak ve dahi kızarak, şirazesi dağılmış hastayı gündelik hayata adapte etmeye çalışırsınız. bazen işe yarar, çoğu zamansa yaramaz. bazen o kanserli beden titrer ve kendine gelir, çoğu zamansa gelmiş ''gibi'' yapar. çok zor bir süreçtir. evet, ateş düştüğü yeri yakardır. çeken bilirdir.
  • 30 yil evvel kendisine lenfoma te$hisi konmu$ ve ce$itli badireler atlatmi$ buyuk teyzemin; kendi hikayesini etrafindaki diger hastalara anlatarak ba$arabildigi hadise.
  • riskli bir iş. herşeyden önce hasta kendisinin kanser olduğunu bilmiyorsa ve siz ona moral vereyim derken kanserli olduğunu çaktırmışsanız ''rekonstrukte superciliare, amputasyo oftalmika'' yani kaş yaparken gözün ırzına geçmişsiniz.
    (bkz: kanser olacaksan lenfoma ol)
  • allahtan x kanseri olmamissin, o cok surunduruyormus, seninki iyi gene sanslisin yani ..seklinde duymuslugum vardir.