şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ödev ahlakıdır. yaptığın iyiliği karşılık beklemeden yaparsan bu yasaya uymuş olursun. cennet beklentisi içinde iyi olursan eğer ahlaklı olmuş sayılmazsın kant'a göre.
  • kant’ın ahlak yasasının kaynağı insan aklıdır ve bu yasa evrenseldir. kişi eylemde bulunmadan önce ne yapması gerektiğine , yapacağı şeyin evrensel bir yasa olmasını isteyip istemediğine göre karar verebilir.

    bir eylemin ödeve uygun olması onun ahlaklı sayılması için yeterli değildir. kant ahlakı sonuçcu değil niyetçidir. ödeve uygun eylem ödeve uyma niyetiyle yapılmalıdır.

    bu dünyada ahlaklı davranmak her zaman mutluluk getirmez, erdemlilik ve mutluluğun bir arada bulunduğu “en yüksek iyi “ vardır ve ahlak yasası bu amaca ulaştırır. bunun için de üç şey olmak zorundadır. bu postülalar; insanın özgürlüğü, ruhun ölümsüzlüğü ve tanrı’nın varlığı.

    ontolojik ve kozmolojik delilleri eleştiren kant, görüldüğü gibi tanrı’ya ahlaktan yola çıkarak ulaşır.
  • kant için ödev, bir eylemi gerçekleştirirken “bütün insanlar böyle yapsa evren nasıl olur” diye düşünmek gerekliliğidir. eğer cevap olumluysa bu eylem ödev etiğine uyuyor demektir. aslında kant’ın“evrensel ahlâk yasası” bu temel üzerine kuruludur.
  • (bkz: kategorischer imperativ)

    almanlar "biz bu prensiple hareket ederiz" deyip hala kant'la iftihar ederler.
  • "her defasında, kendi kişinde olduğu kadar başka herkesin kişisinde de, yalnızca araç olarak değil; aynı zamanda amaç olarak davranacak şekilde eylemde bulun."
    kant'ın ortaya koyduğu pratik yasadır.

    ne demek istiyor?
    hangi koşulda olursa olsun, kendi eylemlerini nasıl ki kendin için yerine getirmen gereken amaçlar olarak düşünüyorsan, başkaları ile ilişkilerinde insanları yalnız kendi ihtiyaçlarını karşılamak için araç olarak değil de-cinsellik, temizliğini yapacak biri, yemeğini yapacak bir aşçı vs.- aynı zamanda amaç olarak düşün diyor.

    kant'ın "pratik ahlak yasası" diye adlandırdığı bu yasa her durum ve koşulda geçerlidir ve istisnası yoktur.

    mesela aristoteles etiğinde kişi kendini mutlu etmek için başka birine iyilik yapabilir. bu ona mutluluk duygusunu hissettirecektir ve geçerli bir durumdur. ancak kant etiğinde böyle bir durum söz konusu değildir. başkasına kendi istemediğiniz bir zamanda da iyilik yapıyor ve bunun sonucunda mutlu hissetmiyor bile olsanız o yerine getirilmiş bir ödevdir ve yapılması gerekendir.

    pratik yasa bu sebeple "her defasında" diye başlar.