şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: khk)
  • normal şartlarda khk temel hak ve hürriyetleri konu alamaz. doğru olan, aciliyeti olan sosyal ve ekonomik durumlarda çıkarılmasıdır. ancak olağanüstü hal mevzubahis ise, durum değişir. hükümet parlamentodan yetki yasasını almak zorunda değildir, khk'yi istediği an ilan edebilir. bu gibi durumlarda khk'nin sınırları da genişletilir. kişi hak ve özgürlükleri, siyasi haklar khk'nın nufus alanına girer.
  • örnek olarak "yükseköğretim kuruları teşkilatı hakkında 41 sayılı kanun hükmünde kararname" gösterilebilir.
  • kanun hükmünde kararname, çıkaran organ bakımından yürütmeye aittir. bakanlar kurulu kanun hükmünde kararname çıkarırken yürürlükteki kararları değiştirebilir, yeni düzenlemeler getirebilir. kanun hükmünde kararnameler yetki açısından kanunlarla eş değerdir. yürütme organının kanun hükmünde kararname çıkarabilmesi için yasama organının yürütmeye bu hakkı (yetki kanunu) vermesi gereklidir.
    bakanlar kurulunun prosedür gereği, kararnameyi resmi gazetede yayınlattığı gün aynı zamanda meclis gündemine de getirmesi gerekir. tıpkı kanun gibi kanun hükmünde kararnameler de yayınlandığı günden itibaren uygulanmaya başlar. kanun hükmünde kararnameler parlamento tarafından onaylanmalıdır.
    olağan hallerdeki kararnameler anayasanın 1. ve 2. bölümünde yer alan siyasi ve kişisel hakları konu alan maddelerle ilgili düzenleme yapamazlar. böylece iktidarın, kendi çıkar çevreleri lehinde karar alması ve uygulaması engellenir. yürütme yalnızca sosyal ve ekonomik alanlarla ilgili kanun hükmünde kararname çıkarabilir, bu sayede sosyal ve ekonomik alanlarla ilgili gelişmelerin hızla gerçekleştirilmesi sağlanır. bu sistem parlamentodan kararların hızla çıkmasını, hükümetin programını uygulamasını, bürokrasinin de desteğiyle konularda uzman olan yürütme organının sorunsuzca uygulama yapmasını, olağanüstü hallerde hükümetin hızlı karar çıkarabilmesini sağlamayı amaçlar.
    kanun hükmünde kararnameler, resmi gazetede yayınlandığı gün yürürlüğe girerler;fakat parlamento tarafından kabul edilmeleri uzun süre alır, aynı gün kanun hükmünde kararnameler parlamento gündemine getirilmeyebilirler, bu nokta kanun hükmünde kararname uygulamalarının en tehlikeli kısmıdır.
    kanun hükmünde kararnameler parlamentoda değişik görüşlerin yorumundan geçmeden yürürlüğe girebildikleri için yasalara göre meşruiyetleri daha azdır.
    yürütme organının uygulamaları danıştay tarafından denetlense de, kanun hükmünde kararnameler yasama organının uygulamalarını denetleyen anayasa mahkemesi tarafından kontrol edilir. anayasa mahkemesi; “acil, önemli konularda değil de; devletin, kamunun yaşamını etkileyen tüm konularda hükümetin kanun hükmünde kararname çıkarması olasılığı güçler ayrılığı ilkesine ters düşer.” diyerek olaya el koymuştur. parlamentonun yetkilerinin yürütme organınca kullanılması kolay olmamıştır. türk hukuk sisteminde kanun hükmünde kararname uygulamalarına duyulan ihtiyaç tasarıların parlamentodan konsensüs zayıflığı dolayısıyla geçirilememesinden doğmuştur.
  • ülkemizin dogan görünümlü sahin ile teknolojiye yaptigi katkinin hukuk disiplinine yansimis halidir kendileri. hukuk teorisi bakimindan ya bir kanunun verdigi yetkiyle cikarilmis bir kararname vardir, ya da kanunun bizzat kendisi. yasamanin yetkilerini yürütmeye dogrudan devretmek ancak kriz anlarinda kullanilabilecek gecici bir önlemdir ki, bu khk hikayesi de bildigim kadariyla 12 eylül'le birlikte hukuk sistemimize girmistir. türkiye disinda kanun hükmünde kararname isminde bir icat kullanan baska bir ülke, en azindan türkiye'nin batisinda, tanimiyorum.
  • anayasa’ya göre vergi ödevi bununla düzenlenemez. ancak elbette ki istisnası mevcuttur. yine anayasa’da yer alan bu istisnaya göre olağanüstü hal ve sıkıyönetim halinde cumhurbaşkanı başkanlığında toplanacak bakanlar kurulu vergi kanun hükmünde kararnamesi çıkarabilecektir.
  • iktidara geldikten sonra adolf hitler bu kararnameyi çıkarma yetkisini almıştı. böylece bu yetkiyi kullanarak almanya yı istediği gibi değiştirerek nazi düzenin kurabilmiştir.

    türkiye de ise yakın zamanda bülent ecevit şimdi hatırlamadığım gerekçeler ile kanun hukmunde kararname çıkarma yetkisi almaya çalışmıştı. ancak cumhurbaşkanı * tarafından veto edilmişti.
  • hukukumuza 1971 yılında girmiştir.
  • anayasamızın 91. maddesinde düzenlenmiştir.olağan dönem khk ve olağanüstü dönem khk olmak üzere ikiye ayrılır.kanunlarla eşdeğer bir işlemdir.