şükela:  tümü | bugün
  • kanunlardaki ifadelerin ilk bakıştaki anlamlarının ötesidir.
    yani lafzının ilerisidir.
    konuluş amacı, varılması istenen neticedir. sözlük anlamı değil.
  • yasama, yürütme, yargı erklerinin birbirinden ayrı kurumlar olması gerektiğinin ilk kez dile getirildiği kitaptır. montesquie bu kitaba yıllarını vermiş ve çağının çok çok ötesine geçmiştir. bu kitap sayesinde siyaset bilimiyle birazcık ilgili olan herkes onu tanımıştır. yani bu kitap yazarın ölümsüzlük formülüdür.
  • "yasalar doğru oldukları için değil yasa oldukları için yürürlükte kalırlar. kendilerini dinletmeleri akıl dışı bir güçten gelir, başka bir şeyden değil. mistik olmak işlerine gelir. yasa koyanlar da çok kez budala, ya da eşitlik korkusuyla haksızlığa düşen kimselerdir. nasıl olursa olsunlar, insandırlar sonunda, her yaptıkları şey ister istemez sudan ve değişkendir.

    yasalardan daha çok, daha ağır, daha geniş haksızlıklara yol açan ne vardır?"

    montaigne - denemeler
  • bir örnek vermek gerekirse; -hikmet sami türk' ün yorumuyla- cumhurbaşkanlığı seçimi için 367 aranmamalıydı. çünkü 82 anayasası 61 anayasasının yarattığı sorunları ortadan kaldırmak üzerine yapılmıştır. 61 anayasasının çoğulcu yapısı ve o anayasaya göre cumhurbaşkanlığı seçiminin ne kadar zor olduğu göz önüne alındığında 82 anayasası, cumhurbaşkanlığı seçiminin kolaylaştırıcı nitelikte olmalıdır. şimdi yürürlükte olmayan o maddeye göre ilk 2 turda 367 oy alan aday çıkmazsa 3. turda 267 oy almak cumhurbaşkanı seçilmeye yetiyordu. kanunda açık metin olmadığından tartışmalar çıktı. 267 oyun yettiği 3. turda oylamaya katılan kişi sayısının en az 367 olması gerektiğine karar verdi anayasa mahkemesi. olayın detaylarını internetten bulabilirsiniz. işte hikmet sami türk 3. turda da 367 kişinin katılımının aranmasının 82 anayasasının ruhuna aykırı olduğunu söylemiştir.

    edit: hikmet sami türk, 367 aranmalı-aranmamalı tartışmasına, kocaeli üniversitesinde düzenlenen bir konferansta o dönem doçent şu an ise prof olan sevtap yokuş ile girmişti.
  • bu kitabı okuyanın romalı hayranlığının +2 olacagı kesindir. içerisinde birçok bilgi, bakış açısı barındırması dolayısıyla ufkunuzu arttırır, aklınızı çalıştırır. voltre'nin de "ara ara sallamışsın montesque'cum ama kitabı sevdim" şeklinde bir önyazısı vardır. pek deginilmediği üzere yer yer sosyalist fikirler içerir ve ilk romalıların bu sosyalist yöntemler neticesinde ilerlediğini vurgular. buna tezat olarak piyasa ekonomisine sahip cumhuriyetleri övmeye doğru bir yanı vardır. öte yandan cumhuriyet küçük şehirlere uygundur, türk ülkesi gibi büyük topraklar despotlukla, fransa gibi orta büyüklükteki topraklar ise krallıkla yönetilmelidir der. arada kiliseye yağlama yapar :d türk ülkesi hakkında şöyle bir ilginç tespiti vardır;
    fransa ile karşılaştırıldığında türk ülkesinin tahtını ele geçirmek fransaya göre çok daha zordur.ama taht bir kez ele geçirildi mi onu elde tutmak fransaya göre çok kolaydır. türk ülkesinde sultandan başka bir güç yoktur ve tüm güç onun elinde toplanmıştır. fransada kralla arası iyi olmayan lordlar sizi ülkeye davet edebilir ve tahtı ele geçirmenizde yardımcı olabilir. fakat tahta geçenin işi yine burada kolaylaşmıyor, durmadan huzursuz lordların gönlünü hoş tutmanız gerekiyor. her an diken üzerindesiniz mealinde açıklamalar yapıyor kendisi.
  • (bkz: letter soul)
  • (bkz: #72263058)
  • montesquie'nin eseri. oldukça sağlam bir eserdir. siyaset bilimi için çok önemli bir kitap olmakla birlikte tarih, hukuk, felsefe, sosyoloji ile de alakalıdır. yasama, yürütme ve yargının ayrı ellerde olması gerektiği ilk kez bu eserde dile getirilmiştir. voltaire tarafından çok eleştirilmiştir. kitabın tek olumsuz yanı montesquie'nin hristiyanlık karşısında takındığı tutumdur. kitapta bariz bir şekilde yapılan hristiyanlık propagandası kitabın tarihselliğine leke düşürmüştür.