şükela:  tümü | bugün
  • kalın kitreli bir kumaş türü.
  • ksc; kot.
    (bkz: carving)
  • (bkz: canvas)
  • resimde tuval, branda bezi. bir de kaput bezi.
  • ön ve arka yüzü aynı, poplinden daha kalın ve belirgin bir noktasal yapıya sahip olan bir kumaş tipidir. çift atkı ve çift çözgü ipliği, tek bir iplik gibi kullanılır. genellikle pantolon, mont yapımında kullanılır.
  • klasik ile kot arasındaki pantolonların sonbahar-kış için olanlarına verilen isim. bu pantolonlar iş yerinde takım elbise giymek zorunda olmayanlar için candır. bir gömlek ve altına kanvas işi bitirir. hem şık durur hem de rahattır.
    lakin bir dezavantajı vardır ki ben bunların yıllarca giyilebilecek kalitede olanına igs haricinde rastlamadım. igs'nin kanvasını 2 yıl giydim, daha da gideri vardı lakin üzerine boya geldi, pantolon da kullanım dışı oldu. bunun dışında envai çeşit kanvas ve chino denedim. us polo assn'den defacto'ya kadar türlü markanın pantolonları ortak olarak 6 ay içinde diz yapma ve sümük gibi olma benzeri kalitesizlik alametleri gösterdiler. en son rodi'den alırken eleman diz yapıp yapmayacağı ile ilgili soruma "abi yapar, en pahalısı da yapar, zaten hepsi aynı atölyelerde aynı kumaşla üretiliyor" cevabınnı vererek benden dahili bir "hassiktir oradan" kazanmıştır. bunun kalitelisini bulan beri gelsin, arayışlardayım.

    not1: rodi mood 3 ayda sıçıverdi. sadece diz yapmakla kalmadı bir de dizlerin çıkıntı yaptığı bölgede renk açılması oldu. onunla eş zamanlı aldığım bruno ferrini hala sağlam, bu kışı sağ salim çıkaracak gibi. gelişmeler az sonra.

    not2: bruno ferrini 2 sezondan sonra ömrünü doldurdu. bu arada us polo kaliteyi düzeltti sanırım, zira şu an 3. sezonunda olan ve hala faal olarak giydiğim bir kanvas mevcut.
  • smart casual olayının vazgeçilmez öğesi.
  • sagopa kajmer'in pesimist ep 6sının ilk parçası. çarpıcı bir giriş, sert bir parça, ep'yi ilk defa dinleyeceklerin beklentisini yükseltiyor. ama bu saatten sonra sagopa'dan beylik laflar duymanın bünyede tesiri pek olmuyor, yine de dinledikçe yerini sağlamlaştırıyor. "hayatın girizgahı sıkıntıysa, nihayeti sükûn." diyerek ölümü teskin edercesine hatırlatmasıyla aklımda kalacak.

    http://www.youtube.com/watch?v=bbhxy6_ps0u

    buruşmuş kağıtlar…al
    çatır çatır kağıt sesleri…
    esasın olmadan teferruat kabul edilmiyor,
    bu mevzuat uzun anlat anlat bitmiyor.
    berduşun halinden berduş anlıyor, ancak yalanı bilen yalana kanmıyor.
    yunus okun yayını geriyor!…
    ortam geriliyor, hiphop hardcore, sago mentor.
    cevap bulmak için önce soruyu sor, neden hayat zor?..
    tarihe karışmış ağzından ateş çıkan dinazor, ya her şey eskiyor
    yıkılır tabular, toprağa bakar tabutlar.
    hayattayken prof. jonglörün elinde labutlar.
    transparan soyutlara benim gibi somutlar.
    korgeneral hardcoredan emr-i vaki komutlar.
    oyuncu oynar oyunu perde açıktır.
    rapde başrol inceden kaçıktır.
    sago ana sahne 24 saat açıktır.
    ve benim anlattıklarım açık saçıktır.
    hafif derin karmaşıktır.
    kusura bakma benim işim senin bulduğun kusurda huzur bulma.
    dikkat et bende bulduğun kusurda kendin boğulma!…
    boğulup gitmek kolaydır kusur bulmalarda.
    kusursuzluk arayanlar başbaşa kusurlarıyla.
    hayatın girizgahı sıkıntıysa nihayeti sükûn.
    bildiklerini unutturur, verdiklerini geri alır.
    uzun uzun mektuplar da bir çarpıda okunur.
    bir asırlık dostun olsa 1 dakikada unutturur.
    .....
    film sessizleşti bir anlık ölmelerle, sonra dizim başladı yeni bölümlerle.
    ben noktası bana kalmış cümlelerle…
    sesimi taşıyan çetin, manidar cümlelerin cümlesiyle..
    bir hale büründü hüzün bu sesin hamlesiyle.
    sago kanguru, taşır rap çocuğunu kesesiyle.
    büyütür asi bebeleri bir babanın hevesiyle.
    turlarım kaderimi onun cilvesiyle.
    sadakatinden söz et, ispatlarını göster yoksa sus!
    gelen benimle gelsin müzik bizi aldı gidiyoruz.
    benim müzikten başka hiçbir sığınağım da yok ki…
    ben sığınağımda dinlenirken bomba atan öyle çok ki…
    yo, plastik mikrofonlar eridi gözümün önünde.
    iki dudağımın arasından çıkan lirikal ateşle.
    hey aklını başından siktir etmiş fitneci!… 3 cümlem ağırdan dördüncüsü feci!

    nakarat x2
    ne geçiyor aklından hele dile dök dilini bir yak!
    fesat isen döktüğün seni yakar, yanmadan burdan kaç!…
    ben boş kanvasa boya sürdüm, bak elim rengarenk.
    ruhların resmini çizdim öylece seyrededur.