aynı isimde "kanzuk" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
  • (bkz: #113340826)

    gör bunları kanzuk. rezerve için başlık açmalar falan. artık sözlüğün hangi kural sayfasına yazarsınız bilemem "rezerve çaylak olma sebebidir" diye!
  • ustalık eseri bu olan sözlük'ün para babası.
  • evlenen sözlük yöneticisi.
    hayırlı , uğurlu olsun. mutluluklar dürümcü.
  • herkese merhaba. öncelikle, ekşi sözlük'e oldukça yabancıyım. henüz geçtiğimiz gün üye oldum. bugün ilk entry'mi giriyorum.

    bu başlık ve çeşitli başlıklar altında başak (bkz: kanzuk (sözlük yazarı)) ile ilişkimiz hakkında yazılanların bazılarını gülümseyerek bazılarını ise üzülerek okudum. üzüldüğüm şey şahsıma "gold digger" vb. yakıştırmalar yapılmasından ziyade ilişkimizin hiç anlaşılamamış olması ve mutluluğumuzu duyurduğumuz fotoğraflarda gözlerimizin içinin nasıl güldüğünün bazıları tarafından görülememesiydi.

    öncelikle sözlük ahalisinin kanzuk'u, benimse "kalbim" demekten gurur duyduğum başak purut'un onu gerçekten tanımayanlar için nasıl biri olduğundan ve hayatıma etkisinden bahsetmek istiyorum.

    başak hayatımda tanıdığım en akıllı, düşünceli ve en önemlisi kalbi güzel insan. sevdiği şeylerden bahsederken veya sevdiği insanlara bakarken gözlerinin içi o kadar güzel güler ki içiniz sımsıcak olur. çok yapıcıdır; kalp kırmaz, yanlışlıkla kırsa bile gurur yapmaz sarılmasını bilir. haklı olduğunda bile karşındakine hak vermek için sebepler arar. her zaman anlatacak güzel bir hikayesi vardır ve en kötü anınızda bile sizi güldürmesini bilir. kelimelerle arası çok iyi değildir fakat bir bakışıyla hemen anlatır demek istediğini.

    "kalbim" hayatıma girdiğinden beri hayat çok daha yaşanılası, renkler çok daha parlak. sanki ömrüme iki farklı hayat sığdırdım; biri bitti diğeri başak'la başladı ve ben hayatımın geri kalanı için sabırsızlanıyorum.

    bize dair her şeye bayılıyorum. siyah beyaz filmleri ve fransızca şarkıları sevmemene rağmen bana eşlik etmeni seviyorum. her tatlının son parçasını bana ayırmanı seviyorum. iki elimle yüzünü tuttuğumda gözlerinin içine bakmayı ve birkaç dakikalık sessizliği seninle paylaşmayı seviyorum. sokakta yürürken elini tutup "ı say a little prayer" şarkısını söylemeyi seviyorum. bazı günler ikimiz de çalışırken ekranın ardından gözlerimi çevirip sana baktığımda zaten bana bakıyor oluşunu seviyorum. kötü bir gün geçirdiğimde arayıp sesini duymak bana huzur veriyor. başıma iyi veya kötü ne gelirse gelsin paylaşmak istediğim ilk kişi sensin, en yakın arkadaşım olduğun için çok şanslıyım. bana karşı her zaman dürüst olduğun ve yanlışıma yanlış dediğin için çok şanslıyım. çok yoğun olduğum ve kafamı işten kaldıramadığım günlerde beni motive ettiğin ve hep daha iyisi için daha çok çalışmamı söylediğin için şanslıyım. bana ve sevdiğim insanlara her zaman saygı gösterdiğin için teşekkür ederim. bana hep güvendiğin ve güvenimi kazandığın için teşekkür ederim. tüm tereddütlerim ve soğukluğuma rağmen benden vazgeçmediğin ve hayatıma girdiğin için sana minnettarım. beni her gün daha iyi bir insan yapıyorsun kalbim.

    başak purut, 24 senelik hayatımda beni mutluluktan ağlatan tek insan; birlikte çok güzeliz. bizi tanımayan, ilişkimizi bilmeyen, bir kez olsun yan yanayken ne kadar mutlu olduğumuzu görmemiş ve birbirimize nasıl aşık olduğumuzu hissetmemiş insanların sözleri tıpkı aramızdaki yaş farkı gibi önemsiz. seni sevdiğimi anladığım günden beri tek düşündüğüm sensiz ne kadar eksik olduğum ve beni nasıl güzel tamamladığın. "biz" olmayı çok seviyorum. hayatımın sonuna dek seninle just the two of us dinlemek ve gülmekten yanaklarımızın ağrımasını istiyorum. hayat arkadaşım, dostum, sırdaşım, sevgilim, sirelis, kalbim; iyi ki sensin. seni çok seviyorum. (evet, evet, evet, evet!)
  • sözlük formatını bilmeyen, sözlükten zerre anlamayan eşini, onbinlerce yazar olmayı hak eden çaylak sırada bekler iken 1 günde çaylak bile olmadan yazar yaparak diktatörlüğünü resmen onaylamış sözlük sahibi. bunun iktidardakilerin yaptıkları ya da atıyorum azerbaycan cumhurbaşkanının eşini cumhurbaşkanı yardımcısı olarak ataması ile arasında ne fark var sormak istiyorum

    diktatörlük: hak etmeyeni hak etmediği yere getirebilme gücü. halk dilinde kartal imamhatipcilik.

    sözlüğün ve sözlük kültürünün gerçekten sona erdiği tarih olarak bugün kayıtlara geçsin lütfen.

    edit: bir de 1 günlük yazar olan sevgili eşi beğenmedi diye 12 yıllık yazar uçurulmuş. zamanında sözlüğü bırakıp twittera geçen iyi ve kaliteli içerik üreten yazarlara sinir olmuştum çekip gittikleri için, şimdi anlıyorum ne kadar haklı olduklarını... yazdıklarının zerre değeri olmadığını ve bir gün sırf yönetimle aralarında çıkar ya da ailesel ilişkisi olduğu için oralara gelebilmiş birilerinin şımarık kaprisiyle buradan gönderilebileceklerini elbette öngörememişlerdir ama en azından sözlüğün nasıl bir çöplüğe evrileceğini bizden önce fark ettikleri kesin.

    edit 2: uçurulan yazarı bir de "yolun açık olsun paşam" diye dalga geçerek sevgili eşi göndertmiş. cidden pes.

    sanırım artık bu sözlükte ciddi olarak yazdığım son entry budur. şuraya içerik üreteni siksinler bundan sonra.
  • #113874051

    ilişkiniz ile ilgili yorum yapmayacam orası beni ilgilendirmez.

    ama daha dün kaydolduğunuzu ve bugün ilk entrynizi yazdığınızı söylüyorsanız işte burda bir haksızlık vardır. bilmediğinizi varsayarak bildiriyorum. burda önce en az 10 entry girip önce çaylak onay listesine alınır sonra onaylanmayı beklersiniz. ki bu en az 6 ay bazen 5 6 sene sürer. en samimi ihtimal bilmeme ihtimaliniz. ama artık biliyosunuz. şimdi samimiyetinizi gösterin ve hesabınızı silip baştan onay listesine girin.

    ya da yapmayın siz bilirsiniz. ama burada adalet var da demeyin. eşiniz veya nişanlınız (hangi durumdasınız bilmiyorum) gibi burada eleştirilince de hönkürmezsiniz umarım.

    unutmayın. sözlük unutmaz.
  • sahibi olduğu sözlük'te sevdiceğine laf eden bir yazarın uçurulduğundan haberi olup olmadığı merak konusudur.

    (bkz: londonphile/#113879426)

    hakaret yoktu entry'sinde sanıyorum. sadece: "başkası adına utanmak" ve "okurken kustum" tarzı sözlük jargonundan cümleler barındırıyordu.

    neyse sözlük'ün sahibi o. bize fazla bir şey söylemek düşmez...

    edit: bahse konu entry şuymuş: görsel şimdi istesem de diyecek şey bulamıyorum...

    edit 2: (bkz: 5 ekim 2020 birgün'ün ekşi sözlük haberi)
  • ilişkisini profesyonel hayatından ayiramayan patron. allah akıl versin.
  • ya bir şeyi çok merak ediyorum, allah aşkına, odin aşkına... hiçlik aşkına, söyler misin "@kanzuk", nasıl acemilikten çıkardın eşini?

    utana sıkıla db admin kimse yanında gidip ya şu yazarı çaylaklıktan çıkarsana mı dedin? yoksa kağıt mı verdin şunu çıkarın diye, mail mı attın?

    veya oturdun kendin db'nin başına gidip hesabı kendin mi çıkardın?

    ya hiç insan bi "çocuk muyum ben ne yapıyorum ya olaya bak hahah" demez mi kendine çok merak ediyorum.

    yıllarca burada oluşturulmuş, benliğinin çoğu zaten gitmiş olan bu kolektif yapının iyice dağılması için elinden geleni yapmak nasıl bir duygu?

    hiçbir şey olmaz tabii onun da verdiği özgüven var, ekşişeyler sonrası malum protesto da gösterdi ki, bu ülkede de dünyada da popülizm her zaman kazanır, hiçbir şekilde nitelik kazanmaz, nicelik her zaman öndedir.

    daha da sömürün,
    sevgiler.
  • atatürk’e, türkiye cumhuriyetine, anıtkabir’e, atatürk’ün annesine, türk milletine, türklere, anıtkabir’e küfürler eden kişiyi halen yazar (`yazar nicki:` devangerinhetgraan ) olarak tutan ama kendisine eleştiri yapılınca uçurulduğunuz kişi.

    şirket sahibi sonuçta. atatürk’e edilen küfürler sitede entry sayısını arttıracak ve click sayısı da artacak. böylelikle daha fazla para gelecek. para gelsin de atatürk, annesi, cumhuriyet, millet de neymiş.