şükela:  tümü | bugün
  • gün geçtikçe boktanlaşan hayat şartlarında, yaşanan mini avuntulardır. iş - ev arası geçen kısa süre olabilir, yılda 2 ve daha fazla tatile gitmek olabilir.
  • 'en azından' veya 'neyse ki' diye başlayan avuntulardır.

    her insanın ayakta kalabilmek için savunmalara ihtiyacı vardır ve günün sonunu getirmek zorlaştıkça bu avuntularla kendimizi çöküşten koruruz.
  • (bkz: ekoloji) ''sermayenin yeni ahlakı.'' *

    kepenk indirdikten, belki dükkanı yıllardır beraber çalıştığınız ama patronu olmaktan kendinizi alıkoyamadığınız kişiye bıraktıktan, yahut şirket kapısını çekip çıktıktan sonra arkadaşlarınız ile gençliğinde sosyalizmin öncüsü, şimdilerde iktisadi bağlamda onmaz kimsenin mekanına giderek bir şeyler içip, siyaset, felsefe konuşur, aranızdan bazılarının eko-anarşist beyanını işitirsiniz.

    tüketimden dem vurup, sağlam/sıkı binek aracınızı sıfır model, bastımı gaza gider mi gider başka bir araçla değiştirirsiniz.

    uzatmadan, kapitalist düzenin mini avuntusu haysiyet satın almaktır. bana sorarsan, kendini herkesin önünde masaya koyup, ''yapamıyorum.'' diyebilmek, eleştirinin konusu kılmak ve yapılanları da bir takım kalıp ve kabüllerin dışına çıkamıyor olmanın eleştirisi ile sunuyor olmak kendini avutmak için daha tutarlı, kendine saygılı ve kendiliğini bilmektir. azade olamıyoruz, azaltmaya çalışıyoruz.

    kendini bu çemberin dışında, fark ile ortaya koymanın cazibesi, anlatıldığı gibi sürülen bir hayatta sırıtıyor. fark dil ile, kavram ile gerçeği dolaylamaya da muktedir olduğu için, söz aslolan oluveriyor.
  • çoğala çoğala, hayatlarımızda daha fazla yer kaplaya kaplaya mutluluğun yerini almıştır, onun yerine kullanılır olmuştur bu avuntular.
  • kapitalizm ile alakası olmayan avuntulardır. nitekim kapitalizmin beşiği avrupa ülkeleri ve amerika birleşik devletlerinde buradaki avuntular bir haktır. kapitalizm olmayan yerlerde ise zâten haktan söz edilemez.
  • kuzenimin bana "en azından cumartesi günleri yarım gün çalışıyorum." demesini hatırlatan avuntulardır. avunmak sömürüyü kabul etmektir.
  • (bkz: kuzey kore)
    "bak orda kapitalizm yok ne haldeler"
    "michael jackson'ın öldüğünü bile bilmiyorlar"
    "diktatör saç kesimine bile karışıyor"
    "internet bile yasak"

    evet bunlar. sosyalizm, komünizm diyince direkt kuzey kore çok rererö. direkt kuzey kore. adam komüznizm ile kuzey kore'yi özdeşleştirmiş resmen. kuzey kore diyince komünizm demiş gibi hissediyor.

    edit: imla
  • gene geldi sosyalist tayfa. ben yazayım da siz avunun, aman ha anlamaya çalışmayın, ben nasıl iş kurarım, ben nasıl bu düzende yerimi bulurum demeyin ha:
    "nesel else jemertese çeleşmeyerez yeee"
    "nesel else ben de ber gen zengen elecem yee"
    "kepitelizm eğecin gelgesini seter yeee"

    edit: olm şunu anlayın artık, sosyalizm tutmayacak hiç bir zaman. kapitalizm her daim devam edecek (her daim özgür ekonomiyi temsil ettiği için), çünkü ekseriyet kamil olduğundan azınlık her zaman sizin tembelliğinizden faydalanıp çalıştıracak. niye buraya hala kendinizi avutmak için "nasıl olsa kapitalizm ya, bende bir problem yok!" yazıyorsunuz?

    edit2: birisi yazmış mesajda, cumartesi çalışmayla ilgili gömmüş bana epey. olm sen cumartesi pazar çalışmayı göze almıyorsan para mara kazanamazsın. haftada 80 90 saat çalışıyor sıfırdan iş kuran mübarekler.
  • (bkz: herşey para değil)

    bok değil. herşey para amk.

    (bkz: buna da şükür)

    hmm. evet. evet çok şükür.

    (bkz: senden daha kötü durumda olanlar var)

    napak sevinek mi?