şükela:  tümü | bugün
  • oyunun kurallarına göre, namusuyla şerefiyle oynandığı yerlerde gayet tıkır işleyen güzel sistemdir. devlet çeşitli gruplar tayin ederek bunlar arasındaki ilişkileri çok adil tayin edebilmeli. piyasaya direkt olarak müdahale etmese dahi, kanunları bu gruplar arasınaki bölüşüm, ve dağıtımı işler sağlayacak şekilde belirlemeli daha önemlisi uygulamalıdır. yapmazsa (abd - avrupa - israil hariç uygulayan yoktur)

    1- sömürü sistemi oluşur. birkaç paket sigara, bir şişe şarap parasına kitleler hayvanice çalıştırılır. hiç bir hakkını talep edemez. karl marx 'ın "ödenmemiş emek zaman" , ve "emeğin sömürüsü" teorisi bire bir gerçekleri yansıtır.
    2- üretim kaynakları el değiştirir. köylü - çiftçi üretimi yapamaz. üretici değil simsar kazanır. kitleler yanlış yönlendirilir. önce şehirlere doldurulur. sonra yüz binler öğretmen olacaksın, işe alacağız diye okullara yönlendirilir. huzursuzluk başlar.
    3- vergi fakirden alınır. benzinden, sigaradan, alkolden, ekmekten, ilaçtan alınır. patronlar zevk kahkahaları atarken vergiyi halk öder.
    4- aşırı derecede olumsuz dışsallıklar oluşur. adam evinin penceresine veya burnunun dibine baz istasyon tarlası kurar.
    5- ihalelere herkes giremez, girse dahi alamaz. bu yöntemle binlerce insan sıfırdan başlayarak haksız kazanımlarla zengin sınıfına geçer.
    .
    .
    .

    oyunun kuralları, ve bu kuralların uygulanması sistemin başarısını gösterecektir. örneğin ülkemiz başarısızdır ve kaybedecektir. abd başarılıdır ve her zaman kazanacaktır.
  • gözü sizin paranızda, emeğinizde olan sistem. ben de demiyorum güzel yanlarım var, tanıdıkça daha çok sevsin, sevdikce tanısın ama kazık üstüne kazık...
  • layıkıyla uygulanırsa gerçekten amacına ulaşan buna rağmen nefret edilen bedbaht birader.
  • çok güzel sistem. ama çalışırken içinde, harcarken dışında olacaksın bunun. ve ilk fırsatta çalışırken de, yaşarken de dışında kalmanın fırsatlarını kollayacaksın. yoksa dişlilerin arasında siki tutmuş bi hayatın olur.
  • eve yeni gelen köpeği gezintiye çıkarıyım dedim, tasma benim elimde, ama o da ısırmış kendi tasmasını tutuyor. pekiştirilmiş tasma sisteminden koparmaya çalışırsam sinirleniyor, e ben de ona bırakırsam istediğim yere götüremem diye korkuyorum. sonunda o kazandı, tamam dedim, patron sensin, ben tutuyorum ama kendi tasmanın kontrolü sende tabi. çok mutlu oldu. sonra aklıma kariyerim falan geldi. ama bu da başka bir sömürünün konusu olsun.