şükela:  tümü | bugün
  • kapitalist sömürü, yabancılaşma ve sınıf kavramı:

    bir kişi "tüketeceğinden fazlasının üretiminde" emek gücünü harcadığı durumlarda sömürülmektedir. sömürü mekanizması artı değerin oluşmasıyla doğrudan ilişkilidir. sömürü, sınıflı her toplumun ortak bir özelliği olagelmiştir. toplumsal alanda bir sınıfın iktidarı ve dolayısıyla üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulundurması diğer sınıfları sömürebilmesinin olanağını sağlar. kapitalizmde emek-değer teorisine göre bir metanın değeri onun üretilmesi için gerekli emek süresindedir. bu koşullarda çalışan tarafından üretilen değer ile emeği karşılığında aldığı değer arasındaki farkı oluşturan artı değer kapitalist sömürünün temelidir.

    kapitalizm öncesi ekonomik modellerde çalışanın sömürüsü fiziksel zor kullanılarak sağlanırdı. kapitalist üretim tarzında aynı sonuç farklı şekilde sağlanır. çalışan üretim araçlarının mülkiyetine sahip olmadığı için aç kalmamak için kapitalist sömürü ilişkileri içinde çalışmak zorundadır. gönüllü gibi görünen bu emek sürecine katılım, kapitalistler tarafından bir özgürlük olarak adlandırılsa da çalışan, çalışmak veya açlıktan ölmek arasında seçim yapmak durumundadır.

    kapitalist üretim biçimi yüzünden yaşanan "yabancılaşma" sürecine de dikkat çekmek gerekir.

    iki tür yabancılaşmadan söz edilebilir. bunlardan ilki, "doğadan kopuş" anlamındaki yabancılaşmadır. insan, doğadan koparak kültürel-toplumsal alanda kendine ikinci bir doğa kurmak anlamında, doğaya yabancılaşır. bu insan oluşu açıklayan niteliğiyle olumlu karşılanan yabancılaşmadır, zorunlu bir süreç olarak anlaşılır.

    ikinci yabancılaşma ise, bizzat kapitalist pazarın ve kapitalist toplumsal sistemin yarattığı yabancılaşmadır. bunun sonucu olarak insan kendi doğasına yabancılaşır. böylece insan kendine, kendi emeğine, ilişkilerine, dünyaya ve yaşama yabancılaşır. kapitalist pazarın bir unsuru olarak işleyen çarklardan biri haline gelir.

    anlaşılacağı gibi, yabancılaşma teorisi "insanın doğası" anlayışıyla yakından ilişkilidir.

    yabancılaşmadan ve kapitalist sömürüden kurtulmanın yegane yolu da çalışanların "sınıf bilincine" sahip olup sınıfları ve toplumları için tarihsel bir mücadele başlatabilmelerinde yatar.

    sınıf nedir?

    toplumsal sınıf; toplumlar veya kültürler içindeki bireyler veya gruplar arasında hiyerarşik farklılığı (veya katmanlaşmayı) ifade etmektedir. genellikle bireyler sınıf içinde "ekonomik" konumlarına ve katmanlaşma sistemi içinde benzer siyasi ve ekonomik ilgilerine göre gruplaşmaktadırlar.

    ileri okumalar;

    1. karl marx, friedrich engels, komünist manifesto ve hakkında yazılar, yordam kitap

    2. francis fukuyama, tarihin sonu ve son insan, profil yayıncılık
  • kapitalizmin doğasına sömürü aykırı ve tam da iktisadi liberalizmin merkantalist sömürğye karşı olması nedeniyle, varolmayan şeydir.

    liberalizm fakirlere yahut sosyal klasmanı düşük olan insanlara yardım yapmanın ahlaksız olduğunu söylemez, karşı değildir. sorun, bunun devlet eliyle, bireysel özgürlüğü yok edecek şekilde, kimi zaman "geliri adil dağıtma" sloganıyla yapılmasıdır. sorun, devletin bireylerden rızası olmadan aldığı ve nerdeyse hiçbir zaman yardım amaçlı kullanılmayan hırsızlıktır. gerçekten de piyasa yoksulluğun azaltılması konusunda en işe yarar ve tek etik sistemdir.

    "neden kendisiyle tekrar tekrar özgürlük durumunu tasvir ettiğim kısa formülü, yani, herkesin kendi bilgisini kendi amaçları içi kullanabilmesi durumunu, adam smith’in, klasik, "her insan, adalet kanunlarını ihlal etmediği sürece, kendi çıkarlarını kendi yolunda takip etmek için mükemmelen özgür bırakılır (oluyor)" cümlesine tercih ettiğime ilişkin birkaç cümle söylemeliyim. benim bu tercihimin nedeni şudur:
    ikinci formül, gereksiz yere ve talihsiz bir şekilde, aslında öyle yapmaya niyet etmeksizin, bireysel özgürlük fikrinin egoizm ve bencillikle bir münasebeti olduğu izlenimini uyandırmaktadır. bununla beraber, kendi amaçlarını izleme özgürlüğü, tam manasıyla altruist biri için de en azından en bencil bir için olduğu kadar önemlidir. altruizm, bir meziyet olmak için, insanın bir başka kişinin iradesini izlemek mecburiyetinde olmasını gerektirmez. fakat şu bir hakikattir ki, aşın altruizm, diğer insanlan altruistin önemli telakki ettiği amaçlara hizmet eder kılmak' arzusunu sergiler."
    (bkz: friedrich hayek)
  • kapitalizm, sağcıların iddiası gibi mükemmel bir sistem değildir. kapitalizm, solcuların iddiası gibi sömürü düzeni de değildir.
    kapitalizm sadece bir araçtır ve nasıl kullandığına göre değişir.

    detaylı açıklama: (bkz: #89010343)