şükela:  tümü | bugün
  • sabah uyanip da etrafi bembeyaz gorunce yasasin kar tatili moduna giren dertsiz tasasiz insanlardan olmayan, zavalli sicak severlerin, camdan disari korku icinde bakmasi durumu...
    nasil cikarim ben bu havada disari, cikarsam ayaklarim ne kadar usur, burnuma yapisan kar taneleri burnumun da sicakligini kaybetmesinden sonra erimemeye basladiklarina ben ne yaparim, eldivenler ya hava gecirirse, kazara kayar da dusersem, islanan pantalonumla ne kadar daha yol alabilirim, hadi gittim diyelim, bunun geri donmemesi de var benzeri dusuncelere yol acan ruh hali...
    (bkz: penguen olsam da kurtulsam)
  • penguen yürüyüşü konusunda fazla tecrübeli olmayan, her kar yağdığında düşüp bir tarafını morartan arkadaşlarımızın içine düştüğü korku...her ne kadar psikologlar "korkularınızın üzerine gidin" derlerse de onların bu sözleri ciddiye almamaları aksine evlerinde oturulup bir önceki kar yağışından kalma yara izleri ile uğraşılmaları gerekir...
  • vapur seferlerinin iptali, kopru alterlerinin kapanmasi, yolda cop kamyonu kalmasi gibi nedenleri olabilir, istanbulun kisinda her sey, her nasilsa mumkundur...
  • fantazia productions gururla takdim eder:

    uyandı, kocaman su yatağında gerinirken gülümsedi... kendisini tanıyan herkesin adını korkuyla karışık bir saygıyla andığı yeraltı aleminin efsanevi lideri için yeni bir gün başlıyordu.
    doğruldu, lavaboya yürürken o gün yapacağı işleri kafasından geçirdi. birkaç tahsilat, bir baskın, belki bir iki uyarı mahiyetinde yaralama... "hayırlısı" dedi, gülümsemesi daha bir büyüdü.

    duş sonrası giyinmeden perdeyi aralayıp dışarı baktı, lapa lapa yağan karı gördüğü anda gülüşü suratında donuverdi. cesareti ve gözükaralığıyla nam salmış adamın panikten elleri birbirine dolaştı, dişleri titremeye başladı. en büyük korkusu karşısındaydı, kar yağıyordu!

    su içti, biraz sakinleşince adamlarını arayıp o gün evden çıkmayacağı ve rahatsız edilmemesi gerektiği emirlerini verdi. istese bile çıkamazdı ki, delicesine korkuyordu çünkü.
    kimsey anlatmayı denememişti, anlatsa da inanmazlardı zaten. şanlı kabadayının daha minicik bir çocukken üstüne devrilen devasa bir kardanadamın altında kaldığını ve onbeş dakika boyunca çığlıklar içinde ağladıktan sonra ancak kurtarıldığını kim bilebilirdi.

    şöminenin karşısına oturdu. elleri hala titriyordu.
  • *"...
    ve bedevi yeniden yollara düşmüştü...elinde asası, sırtında bir parça azık almış kutuplara doğru yol almaya başlamıştı...aklında hep o an vardı...yıllar yılı beynine kazınmış olan o an...

    birden kafasını kaldırdı ve baktı buzdağlarına...aklına gece haberlerinde izlediği bir haber geldi...artık kutuplar eriyordu...buzdağlarına binmiş binlerce kutup ayısı okyanusları aşarak ilerliyordu...son bir kez kontrol etti tabancasını...mermileri saydı...

    koşarak atladı kocaman, ada gibi büyük bir buzdağına...yürümeye başladı...birden ayağı tökezledi ve yüzüstü yere düştü...tabancası kara bulanmıştı...

    ve o sesi duydu yeniden...gözlerini yukarı kaldırdığında onu gördü...gülümsüyordu sinsice...tabancasına elini attı ama ıslanmıştı ve ateş almıyordu...kartopları yaptı alelacele...

    tam atacakken o topu bir pençe arkadan tuttu elini...arkasına bakmak için çok geçti..."önce o kar topunu yiyeceksin" dedi içlerinden biri...

    aklında kalan son şey o kar topu olmuştu ve bir daha kar yağışında evinden dışarı çıkmadı...
    ..."