şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sözleşmenin feshedilmesi halinde müsbet zarar istenemeyeceği kural olup, aksinin taraflarca kararlaştırılması ve kar mahrumiyetinin talep edilebilmesi mümkündür.
  • özellikle akaryakıt dağıtım şirketleri ile bayileri arasında akdedilen bayilik sözleşmelerinin eki mahiyetindeki ürün alım taahhütnamelerine konu edilen müspet zarar.

    bu taahhütnameler ile bayiler yıllık asgari belirli bir miktar ürün satmayı, bu belirli miktar ürünü satamamaları halinde eksik ton başına kar mahrumiyeti ödemeyi taahhüt ederler. ancak sözleşmenin sona ermesiyle dağıtım şirketlerinin bu kar mahrumiyetlerini talep edebilmeleri için her sözleşme yılının sonunda o yıla ait kar mahrumiyetini istediğine dair bir bildirimde bulunması veyahut en azından her sözleşme yılını takip eden ilk ürün temininde bu kar mahrumiyetini talep edeceğine yönelik ihtirazi kayıt koyması gerekmektedir.

    bu bildirim veya ihtirazi kayıt herhangi bir şekil şartına tabi tutulmamış olsa da daha sonra ispat edilebilmesi için yazılı olarak yapılmalıdır. uygulamada dağıtım şirketleri bayileriyle olan ticari ilişkilerinin zedelenmemesi maksadıyla genellikle sözleşme devam ederken kar mahrumiyetine yönelik herhangi bir talepte bulunmaz, ancak ticari ilişkinin zedelenmemesi nedeniyle takınılan bu tutum bayi nezdinde daha sonra bu kar mahrumiyetinin istenmeyeceğine yönelik haklı güven oluşturduğundan dağıtım şirketlerinin sözleşme sona erdikten sonra tüm yıllara ait kar kaybı talep etmesi yargıtay tarafından dürüstlük kuralına aykırı görülmekte ve sadece son yıla ait kar kaybının tahsil edilebileceğini karar verilmektedir.

    kimi zaman ürün alım taahhütnamelerinde sözleşme süresinin sonunda dağıtım şirketinin tüm yıllara ait kar mahrumiyetini toplam olarak talep edebileceğine ilişkin hüküm konulsa da bu hükmün yargıtay uygulamasını arkadan dolaşmak amacıyla sözleşmeye konulduğu açıktır. burada tarafların tacir sıfatını haiz olması ve bu sebeple basiretli birer iş adamı gibi imzaladıkları sözleşme maddelerinin onları bağlayacağı itirazı öne sürülse de bayiler ile dağıtıcı firmalar
    arasında bir dikey ilişki olması hasebiyle bu itirazın da dinlenmesi pek mümkün olmayacaktır.

    akaryakıt piyasasında dağıtıcıların tek taraflı olarak hazırladıkları sözleşmeler bayileri için hayli zor hukuki durumlar yaratabilmektedir. petrol piyasası kanunu, epdk düzenlemeleri ve rekabet kurumu kararları her ne kadar dağıtım şirketlerinin bu baskın konumunu törpülemeye çalışsa da dünya ölçeğinde firmaların aralarında bulunduğu dağıtıcılar mevcut mevzuata adapte olmakta ve bayileri üzerinde hukuken güçlü olmaya devam etmektedirler.