şükela:  tümü | bugün
  • gölgesizler filminde cennet'in oğlu karakterini canlandıran ertan saban'ın kullandığı ve insanı canevinden vuran replik.

    --- spoiler ---

    köyün muhtarından yediği dayak ve uğradığı haksızlık sonucu filmde denildiği gibi deliler alemine katılan cennet'in oğlu aklını yitirdikten sonra isyanını bu replikle gösterir bana göre.filmin sitesinde belirtildiğine göre zamansız ve yersiz bu köyde hiç kar yağmazmış.
    --- spoiler ---
  • kış aylarında bulutlar düzeyinde hava oldukça soğuk ve bir o kadar da elverişsizdir. bu elverişizlik sonucunda ise yeryüzünden buharlaşan hava yükselerek bulutlar düzeyine kadar çıkar. bu soğuk hava su buharının sıvı hale geçmeden katı haline direk geçmesine neden olur. oluşan 0.1 milimetrelik kristaller birleşerek kar tanelerini oluşturur.
  • aklıma her geldiğinde,başka bir şeyi de aklıma getiren replik.kar bu yüzden yağar: resim
  • evet efendim, kimi cümleler vardır ki... tuhaf bir giriş oldu, yeniden yapacağım.

    evet efendim, bazı cümlelerin tarifi zordur, anlatılması imkansızdır. insanı bir yerinden yakalar ki oranın neresi olduğu konusunda hiçbir fikrim yok. sizin var mı sanki? geçen gün bir arkadaşım, "kar neden yağar kar?" diye sordu mesela. önce şaşırdım, bilimsel bir açıklama yapma aptallığına dalış yapacaktım ki, meselenin özünün bambaşka olduğunu kavradım. bu cümlede bir büyü vardı aslında, bir mükemmellik, işte tarifi zor olan cümlelerden bir tanesi de buydu. mesele, bir duygu durumunu bu kadar iyi bir biçimde dile getirmekti. zaten edebiyat, tam olarak da buydu.

    "kar neden yağar kar?" cümlesi hakkında biraz konuştuk. bu cümle, elbette arkadaşımın kendi üretimi değildi, hasan ali toptaş'ın gölgesizler isimli kitabında geçiyordu bu ifade. kitabı aldım, okumaya başladım, bu cümleye geldiğimde anlamsız bir biçimde beynimden vuruldum: "kar neden yağar kar?" bir kere geçmiyor bu cümle kitapta; pek çok kez geçiyor. mesela şöyle:

    cennet'in oğlu hızla çıktı sonra, köy meydanına doğru koştu. kollarını köyü kucaklamak istercesine iki yana açmış olanca sesiyle bağırıyordu.
    "kaar neden yağar, kaaarrr?"

    ya da ne bileyim, konunun devamında da şöyle:

    cennet'in oğlu çınarın gövdesine sarılmıştı şimdi, bir yandan "kar neden yağar kar?" diye haykırıyor, bir yandan da kendisini tutmak için yaklaşanları tekmeyle uzaklaştırmaya çalışıyordu."

    biz bu cümleyle ilgili -ya da benzer bir cümle de olabilirdi- bir plan yaptık. felsefe öğrencileri olarak çıkardığımız bir dergiye dikkat çekmek için, okulumuzun bahçesinde, öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu bir saatte, dört kişi birbirimize sırtımızı dönüp "kar neden yağar kar?" diye bağıracak ve hiçbir şey olmamış gibi, hiç kimseyle konuşmadan sınıflarımıza girecektik. bu şekilde, insanların düşünmesini, bu cümlede ve bizim tavrımızda bir anlam aramasını amaçlamıştık: "bu insanlar neden bağırdı? üstelik kar ne alaka? basit bir soru olmasa gerek bu? ilk aklımıza gelen anlamıyla değerlendirmemeliyiz bu soruyu? bir isyan cümlesi miydi bu? yoksa bir yakarış mı?" bu soruları sorabileceklerini düşünmüştük. ne yazık ki henüz gerçekleştiremedik.

    düşünüyorum da, çok az insan bu sorudan benim kadar etkilenebilir sanırım. belki de basit düşünüyorumdur, bilemiyorum ya da ne bileyim, kara olan aşırı sevgimdir beni bu denli deli eden belki.

    ama arkadaşlarım, sizlere soruyorum, lütfen kulak verin bana: zamansız ve yersiz asla kar yağmayan bu köyde, şimdi karın neden yağdığını gerçekten çok merak ediyorum. ve rezil, ve evet rüsva bir halde ben de bağırıyorum:

    "kar neden yağar kar?"

    http://www.gunaydogan.com/…kar-neden-yagar-kar.html
  • (bkz: gölgesizler) her kar yağdığında çevremdekilere diyorum böyle, kaar neden yağar kaar ? diye.kimse anlamıyor tabi
  • gölgesizlerden en akılda kalan soru.

    - sahi neden yağar kar?
  • şu günlerde sıkça düşündüğümüz soru.
  • istanbul'da havalar malum şu sıra...

    pencereden dışarı baktım az evvel. karanlık gökyüzünde, kocaman ve bembeyaz bir kar bulutu vardı. içime su serpti biraz, dünyanın güzel olduğuna dair. özellikle son günlerde olanlardan sonra, kararan umutları beyaza boyayacak gibiydi. gülümsedim buluta ve gönül rahatlığı ile çektim perdeyi. karanlığın üzerine çeker gibi.. aklımda şu soru ile:

    "kar neden yağar kar?"

    cevabı bugün buydu;
    kar, bazen, insanın kendini kandırması için yağar.
  • ertem sabanın oyunculuğuyla anthony hopkinse selam çaktığı sahne. benzetiyorum zaten bu ikisinin bakışını birbirine.
  • film ve dizi tarihinde en beğendiğim replik diyebilirim. şu sıralar ertan saban'ın sesinden kendi kendime soruyorum bu soruyu..