şükela:  tümü | bugün
  • bir tez olamadım şu hayatta bari antitez olayım motivasyonuyla girişilen çabadır.
    önce hinduizm, merkantilizm, turizm, romantizm işte ele ne geçerse alınır. bunlarla alakası olmayanlar için bu işlemin kendisi çok komik ve eğlencelidir zaten. çok eğlenilir. kavramları da bilmeye gerek yoktur ki of eğlence giderek artıyor. mesela bir budist için "kel kafalı turunç portakalı" deyince inanılmaz eğleniriz, ehhehe. sen de gelsene olm. bir budist görünce "önceki hayatınızda bir pırasa mıydınız yoksa mercimek mi" denilir ki biz de bazı şeylerin farkındayız anlamına gelsin, reenkarnasyon olayı di mi. baktık ki karşımızdaki samimiyet ve sabır yollu çabalar içinde, o zaman ona oturup alemi izlediğimiz yangın kulesinden öğütler veririz: bu kadar ciddiye alma canıım. mizahın, tutarlı bir paradigma içinde yapılabileceği, saldırmanın şart olmadığı kimin umurunda.. çok eğlenicez.

    bir de süheyl ve behzat uygur izlerken bu kadar eğlenilir, çünkü mustafa yolaşanla pazar keyfi çok demode artık. unutmadan karda kayıp düşen tombul teyzeler de çok komiktir.

    final sahnesinde şöyle yapılabilir: şaka lan şaka, enseye de bi şaplak. böylece zavallılık unutulur, elde kalır popülizm.
  • gizli kaynaktan uygulanan psikolojik tahribatı amaçlayan propaganda türü.
  • ergenekon operasyonunu eleştiren, mahkumlar ve soruşturma yapanları içeren araştırma çerçevesinde tarafları izleyen, tanıyan görüşen herhangi birine, terör örgütü üyeliği yaftası yapıştırmaya yetebilecek bir suç isnadı.

    (bkz: ekrem dumanlı)
  • akp'nin 12 eylül 2010 anayasa değişikliği referandumu ve 12 haziran milletvekilliği genel seçimlerinde bolca uyguladığı propaganda metodu. üzerinde bir tek akp logosu olmayan, karşı tarafı yıkmak için olduğu açık, kim olduğu belirsiz gruplara ait broşürler yurdun büyük bir bölümünde seçimden bir gün önceki cumartesi gecesi dahi dağıtılmıştır. bu propagandalar çerçevesinde oyunu değiştiren var mı bilemiyorum. ama kara propagandaya gene en iyi kara propaganda ile yanıt verilebilirdi sanırım.
  • birçok durumda muhalif görüşe kara propaganda demek eylemini de içerir.
  • http://www.youtube.com/watch?&v=6t5blnaa5nw

    yukarıdaki görseli birkaç defa izledikten sonra biraz okuma yaptım. propaganda, kara, beyaz ve gri olarak üçe ayrılmış. şimdi biraz kara propagandadan bahsedeceğiz. önce küçük örneklerle propaganda yapalım.

    beyaz propaganda: genç bir adam girişim yapar ve zengin olur. yaptığı güzel işler görsellenir. kitap yazar. kapitalizm propagandası yapılır.
    siyah propaganda: bu genç adamın ateist olduğu yazılır. kapitaliz böyle aşağılık, inançsız denir.
    gri propaganda: bu genç adamın eşcinsel olduğu ve kapitalizmde eşcinsel ve ateist insanların da zengin olabileceği belirtilir.

    kara propaganda için, öncelikle, kaynağı size dost gibi görünen ancak aslında düşman olan bir kaynak denmiş.

    örnek verelim: buradaki videonun bir kısmının kesilerek -görüntüler bir ay öncesine ait- gezi parkı direnişi üzerine haber yapılmış. buradan izleyebilirsiniz. haberi yapan kaynak ise trt.

    daha sonra, propagandanın rengine uygun içerikle yapılması geliyor. yani, olaylara nesnel yaklaşmak yerine olaylardaki insanları, genel olarak olayları karalayarak propaganda yapılıyor. birtakım gazete yazıları, hatta birtakım ekabir izahatı bu minvalde vuku bulmaktadır.

    ayrıca yukarıda paylaştığım ilk görsel de kara propagandadır. kara propaganda esnasında sıkça başvurulan kaynaklardan biri olan retorik soru, bu propagandada da kullanılmıştır. bu propagandanın sonucu olarak sanırım rize'de atatürkçü düşünce derneği saldırıya uğramış ve polis saldırganlara mümkün olan en nazik müdahaleyi gerçekleştirmiştir. şurada görüntüleri izleyebilirsiniz.

    kara propagandanın en önemli özelliği, herhangi bir şekilde rakip-düşman yaratılarak bu kimselerin protesto ettiği yahut savunduğu fikir ve eylemlerin temelini bilerek ıskalayıp, bu kimselerin diğer özelliklerine saldırılması ve manipule edilmesidir. propagandanın yapılacağı kesim özenle seçilerek karşı tarafa düşman edilir. işinizin ne olduğu, işinizi nasıl yaptığınız, ne kadar iyi veya başarılı olduğunuz, kime hizmet ettiğiniz bu noktada önem arz etmez. gözünüzün üzerinde kaş olması propaganda yapılan kimseler için kafi hale getirilir ve düşmanları olursunuz. ortadan kaldırılmanız gereklidir, çünkü propaganda yapılan ve bu propagandadan etkilenen kesimle aynı fikirde değilsinizdir. doğrudan doğruya karalanırsınız. ayrıca bu mesele siyaset* gibi de değildir. yanlışı veya hatayı sizin yapmanız önceliği aranmaz. engellemeye çalışmış veya çalışmamış olmanız gözlemlenmez. konuyla doğrudan ilişiği olan değişkenler sebebiyle değil, propagandayı yapan fikirle zıtmışsınız gibi karalanırsınız. sözlük*te de birçok başlık altında kara propaganda yapılmıştır.

    bugün insanlar türkiye'de direniyorlar. baskıcı bir yönetime karşı direniyorlar. canlarına kast eden bir 'emniyet' teşkilatına direniyorlar. kara propaganda, doğrudan doğruya bu kimselere, polisten korkan kimselere, biat eden kimselere yapılıyor ve alkış alıyorlar. sayıları azımsanmayacak derecede ve aynı şekilde konu hakkında bilgileri neredeyse yok. bunun temel sebebi kara propaganda.

    kara propagandanın en can sıkıcı taraflarından biri de karşılıklı iletişimdeki dogmatik özelliği. yani kara propagandaya karşı herhangi bir açıklama oldukça komik ve gereksiz oluyor. siz birine karnım aç derken karşınızdaki kişinin size ayakkabıların kırmızı demesi, yahut havanın sisli olduğunu söylemesi gibi bir şey. dolayısıyla nereden yaklaşmanız gerektiğini kestiremiyorsunuz. çünkü kara propaganda doğası gereği yalan söylüyor, kafa karıştırıyor. eğer kara propagandanın hedefi kitledenseniz, yani propaganda ögesiyseniz, propaganda size yapılmıyorsa; bir aynanın üzerine çapulcu kıyafeti çizerek o aynaya bakmanızı sağlayıp kendinizi aslında olduğunuzdan kara ve karalanmış ve kirli göstermeye çalışıyor. bu görüntüyü propaganda yapılan kesim zaten böyle görüyor. size bakmamaya ve aynadaki muammaya bakmaya başlıyor. bu noktada o kimseleri de aynaya baktırmak mantıklı olmuyor. çünkü kendilerini de öyle görerek bu durumdan imtina ediyor ve geri çekilip düşmanlıklarını bilemeye, keskinleştirmeye başlıyorlar. o kimselerin size bakmasını sağlamak zorundasınız.

    günümüzde kimse, propagandanın rengine bakmıyor. matematik bazlı, yani ekonomi bazlı tüm etkileşimler, sadece ölçümlere, etkilere, sonuçlara bakıyor. bu nedenle ne medyada sanatçılar üzerindeki "şunu dedi şurada yemek yedi, zaten ayakları kokuyor" tadındaki karalamalara, ne tüketilen ürünler üzerindeki "sahibi şöyledir, zaten benim dayım orada çalışıyor görmüş" gibi karalamalara inanmayın. birçok başka alan ve sektörde kara propaganda mevcuttur. duyduğunuza hiç inanmayın, gördüklerinizi de aklınızla tartın, düşünün.

    sokağa çıkın, propaganda orada.
  • mustafa sarıgül'ün "kaybedenlerin oyunudur" diyerek açıkladığı kavram.
    kaynak
    sanırım, chp'nin oyunuymuş.
  • (bkz: atv) (bkz: a haber) (bkz: sabah) (bkz: takvim) (bkz: yeni şafak) (bkz: akit) (bkz: star) (bkz: birgün) (bkz: evrensel) (bkz: özgür gündem)
  • kaynağı belirsiz, içeriği aldatıcı, infial yaratma ya da psikolojik yıpratma amacı taşıyan propaganda çeşidi.