şükela:  tümü | bugün
  • içinde korku,gerilim, iç bunaltan kasvetli öğeleri bir tutam trajediyle harmanlayan buna rağmen romantik bir ortamın sağlandığı sinema türüdür kanımca. yapımlarda havanın iç karartıcı hali, loş ve nemli mekanlar, insanların en derinlerinde yer alan korkularının dışa vurulması en temel özelliğidir. bu akımın başkentinin londra olduğunu tahmin ediyorum veya bu akıma en çok yakışanın ingiltere sokaklarının olduğunu söyleyebilirim rahatlıkla. evet, insanların gerçekten de korkuları dışa vurur kasvetli havalarda. böyle olduğundan dolayı sanıyorum ki şöminede yanan o ateş ne büyük bir romantizm simgesidir. sanki her an bir cinayetin, ıssız bir sokak köşesinde buram buram kokan ölümün kokusu ile yanar şömineler. kediler ya gridir ya da siyah.
    incelediğim kadarıyla öğelerin içinde barınan ölüm ve korkutucu detaylar insanı köşeye sıkıştırır. her zaman bir gizem ve sır sarar havayı. ocakta yanan sıcak bir çay, evde çalınan kemanın ağır ezgisi ve evde geçirilebilen bir gece ne romantiktir bu yönden düşündüğümüzde. renkler sadece siyah,gri, beyaz ve kırmızıdır elbette. başka bir renge yer olduğunu sanmıyorum bu sinema türünde.
    ve evet, teknolojiden eser yoktur bu türde romantizmin kasvetli havasını yakalayabilmek açısından. bu bağlamda genelde zaten 20.yy. veya 19.yy.'da geçer yapımlar.

    biraz da bu tür yapımlara değinirsem, tabiki tim burton filmleri bu türün başını çeker. ama tim burton ilk midir? bence değil. gizemin ve kasvetin işlendiği tüm romantizmler bu gruba girebilir. mesela 40'lı ve 30'lu yılların sir arthur conan doyle'un yönettiği sherlock holmes ve hatta agatha christie serileri de kanımca bu türe girer,girmelidir. yine bakarsanız filmlerde mekan bellidir; londra. hava puslu, nemli ve soğuktur. loş hava ölüm kokar ıslak londra sokaklarında.
    aslında romantizm anlayışını başka bir yöne çekmiştir bu tür. sadece mum ışığında yenen bir akşam yemeğinden çok farklıdır bu tür romantizm kabul etmek gerekir ki. ama romantiktir aslında filmlerdeki hava, evet belki aşk yoktur ama kasvetin romantizmidir kara romantizm.
    paris'in romantizminden londra'nın romantizmine geçiştir.
  • tez merkezinde karşıma çıkan tez ama ne yazık ki 2021 yılına kadar erişime kapalı. umarım kitap olarak basılır.

    özet:
    ilk olarak, 1930 yılında mario praz'ın adlandırmasıyla kara romantizm (dark romanticsm), garip görünümlerin resmedildiği, şok ve dehşet tasvirlerinin yoğunlaşıldığı, estetizmle sembolizm'in, dekadan (çöküş) ile akıl dışılığın kendini iç içe bulduğu bir anlayış olarak sanat dünyasına egemen olmuştur. orta çağ'dan itibaren cehennem tasvirleriyle birlikte özellikle xvııı. yüzyıldan günümüze, insanın iç çatışmalarını yansıtan kara resimler, gotik edebiyatın hayaletlerini, canavarlarını ve histeri krizi içindeki ruh hallerini tuvale taşır. xvııı. yüzyıldan günümüze sanat eserlerinde yer alan grotesk bedenler üzerinden biçim kazanan karanlık kâbuslar, yıkım ve ölüm içgüdüsü, delilik, gizem, irrasyonellik, suç ve distopik olan tüm olgular, metafizik evrenin varlık alanları olarak, kara romantizm'in başlıca öğeleridir. edebiyatta kara romantizm, kendisine neo-gotik (yeni gotik) olarak yer bulurken, akıl çağına, dönemin politikasına ve devrimlere tepki olarak karşımıza çıkar. karanlık, kasvetli olanın önem kazandığı, daha çok kötümser (pesimist) doğayı ele alan gotik romanlar, günümüze kadar popülerliğini sürdürür. ingiliz gotiği ile ilişkili olarak, feodal gücün imajları olan şatolar ve kaleler daha sonraları amerikan gotiği'nde ev ile ilişkili hale gelmiştir. harabeler, mezarlar, manastırlar, ormanlar, malikâneler; paranoya, histeri ve voyörizm (röntgencilik); sınıfsal ayrım, cinsiyetçilik, ataerkil güç, kimlik sorunu, yeni topraklardaki kıyımlar, kâbuslar ve toplumsal düzen literatürde/resimde/sinemada kara romantizm'in ilgilendiği konular, mekânlar ve ruh halleri olmuştur. vampirler, cadılar, demonlar, canavarlar, deli doktorlar, hayaletler ve ucubeler ile birlikte düşsel figürler popüler kültüre değin sanat dallarında değişimler göstermiş, resimlerarası ve metinlerarası bir etkileşim içerisinde günümüze kadar kâbusun imajları olmuştur.