şükela:  tümü | bugün
  • izmir alsancak'ta, hilton yakınlarında bi sinema. bi zamanlar, izmir sinema fakiriyken en güzel salona sahipti, yeni filmler ilk oraya gelirdi; şimdi yenilenmeye ihtiyacı var sanırım
  • kapali kaldigi uzun donemin sonunda kendini toplami$, guzel bir ic dizayna, geni$ bir perdeye ve yuksek cozunurluklu projeksiyona saglam bir ses sistemine sahip olmu$ sinema.. 7-8 tane salonu var.

    cali$anlari denyo olmayip ilk 15 dakika i$iklari acmayip goruntuyu ince uzun crop etmeseler cok yuksek not verebilirdik.
  • yenilendikten sonra, çok güzel olmuş sinemadır.. geniş perdede iyi bir ses sistemiyle, rahat koltuklara gömülüp sinema keyfi yapılabilir.. ayrıca pzt-salı-çrş-prş günleri, biletler 5 ytl dir.
  • izmir'deki en iyi sinemalardan biridir, perde büyüklüğünden ötürü arkalardan yer almak akıllıcadır.

    fiyat olarak öğrenci 6, tam 8 ytl'dir. yalnızca çarşamba halk günüdür, halk günü fiyatı 6 ytl'dir.
  • mustafa filminin ilk günkü tüm seanslarının
    biletlerini satmış olan sinemadır aynı zamanda.

    (bkz: gavur izmir)
    (bkz: yaşa be)
  • ailem yanımda olmadan gittiğim ilk sinemadır. orta okul hazırlık sınıfında water world filminin açılışını balkon en önden izlemiştik. lise de sinemakolik olduğumda ise ucuz oldğundan normalde şan sinemasını tercih ederken güzel film geldiğinde çınar* a ya da karaca* ya giderdik.
  • fantastik salonları vardır.

    en arkaya oturursun (5-6 sıra koltuk var zaten) perdeyle aranda 5-6 metre mesafe olur. perde de 15 metrelik falan bu arada...

    abi bu dünya'da izleme mesafesi diye bir gerçek var. öyle bir salon yapmışsın ki salonda oturan hiçkimse görüntünün hepsine hakim olamıyor, tamamını aynı anda göremiyor. kafa hareketleriyle film izliyor.

    perdeyi kaldırsan, 60" bi tane lcd televizyon koysan, daha rahat izleyeceğiz.

    hayır hiçbir şey yapamıyorsan görüntüyü küçült be abicim.
  • bu sinema konak sevgi yolunun oralarda, bulunduğu yerden mütevellit izmir'de bilinen sinemalardan.

    ben burada bir kere film izledim, diğer salonları nasıldır bilemem ama benim girdiğim salonda oturma düzeni çok sakattı; sinema sağ taraf, orta taraf ve sol taraf olmak üzere yapılanmıştı.

    ben şanssız kişinin koltuğu sol tarafa denk düştüğünden filmi 120 derecelik geniş bir açıdan izlemek durumunda kaldım, bu kaderi tabi benimle birlikte filmi kanatlardan izleyen herkesle birlikte yaşadım.

    filmi ortadan izleyenler bizden daha şanslı olsalar da onlar da ikinci bir olumsuz tarafı bizimle paylaşmak durumunda kaldılar. o da sinema perdesinin alabildiğince geniş olmasıydı. hayır, madem bu kadar geniş bir perde yaptın koltukları da gerilere doğru yapacaktın ki izleyenler filmi izlemek için ayrı bir uğraş sarf etmesinler. filmi izleyenler perdenin genişliğinden dolayı ikinci bir kafa hareketiyle filmi izlemekteydiler, perdenin tümüne hakim olmak ise ne mümkün. hele bir de filmi benim gibi kanatlardan 120 derecelik bir açıdan izleyince tadından yenmiyor.

    hani size tavsiyem burada film izleyecekseniz de biletinizi orta tarafın arkalarından almaya çalışın. unutmayın sizden arkada da vip yeri var ki sinemada bile sosyal sınıflanmanın esinlerini görebiliyorsunuz. * *

    tüm bunlardan dolayı sinemaya artı bir puan veremiyorum.

    sinema işte.
  • avm'lerin içerisine sinema kurulmadan önceki dönemlerde, alsancak'ta izmir sineması ile beraber en önemli salondu. zemin ve balkon diye iki farklı seviyeye sahip seyir imkanı sunardı. gereksiz de olsa, diskotek tarzında bir "hoşgeldiniz" konsepti vardı. ışıklar söner, ardından bir disco müziği çalmaya başlardı. bunun beraberinde salonun tepesindeki camdan yapılmış, farklı renkleri içeren kabarcıklarıları olan yuvarlak top döndürülür ve üzerine ışığın tutulmasıyla salonun etrafına değişik renkler saçılırdı. kısacası, seyircisine fiyaka basardı burası.

    derken yıllar geçti, avm'lerde bir sürü farklı salonu bulunan sinemalarla donatıldı. hatta avm'lerde sinema olmazsa olmaz hale geldi. durum böyle olunca, sokaktaki sinemelara olan ilgi yok oldu. izmir'de sokaktaki birçok sinema da havlu attı. ancak karaca sineması'nın sahibi olan karaca otel pes etmedi. sinemanın büyük salonunu, 6 ufak salona dönüştürdü. eski büyük salonun zeminine 3, balkon seviyesine de 3 tane perde yerleştirdi. ne yazık ki, izleme konumları iyi yerleştirilmemiş salonlar oldu bunlar. çünkü perdenin ortalarını biraz kaybettiğiniz zaman, kötü bir izleme pozisyonları sunan salonlar yapılmıştı.

    yine de karaca sineması, akıllı bir strateji geliştirdi. avm'deki sinemlarla yarışmak yerine ağırlığını sanat filmlerine vermesi, kendisini belli bir müşteri kitlesinin ilgisini çekecek hale getirdi. onun dışında, arada bir dağıtımı iyi olmayan hollywood yapımlarını da alarak müşteri çekmeyi ihmal etmedi. örneğin, nightcrawler gibi bir filmi izmir'de sadece kendisi gösterdi. böylece, arkasında karaca otel'in olmasının yardımı ve akıllı stratejilerle ayakta kalmayı başardı.

    açıkçası, günümüzde bu sinemanın sanat filmleriyle film festivallerine bir çeşit ev sahipliği yaptığını ve avm dışı kalmış başarılı amerikan filmlerini gösterdiğini söyleyebiliriz. durum böyle olunca, oturma pozisyonlarının da kötülüğünü göze alarak orada gideceğiniz film için bileti biraz erken alarak salonunun mutlaka ortasına oturmanızı tavsiye ederim.