şükela:  tümü | bugün
  • k. ilinin l. ilçesinin d. köyünde gerçekleştiği rivayet edilen film.

    boşlukları hemen dolduralım da o yörenin halkı götüm götüm atsın.

    k = kırklareli ili
    l = lüleburgaz ilçesi
    d = davutlu köyü
  • http://www.youtube.com/…wz_bmxisf1c&feature=related adresindeki teaser'da, çocuğun ormanda gezinirken üç harfllilere yakalanması ve anneö anneöö diye bağırıp yerde sürüklenirken kameranın duruşunu hiç bozmaması gözlerimi yaşarttı.
    al işte, dağın başında bir köy çocuğu ama kameramanlık konusunda olağanüstü yetenekli. anadolu'da böyle ne cevherler var kim bilir.
  • ben en çok filmin fragmanlarında yer alan "şoka hazır olun" vurgusuna takıldım. şoka hazır olmak ne lan? şoka hazır olursam nasıl şok olurum? şok olursam şoka hazırlanmadığım için midir? şok ne yahu?
  • klasik bir fıkra vardır, herkes bilir aşağı yukarı. o fıkrayı aklıma getirdi bu film. bilmeyenler için ve hatırlamak isteyenler için özetle şöyle birşeydi.

    adamın birisi cennette dilek olarak cehenneme gidip oraları görmeyi dilemiş. bir melek düşmüş önüne adamı gezmeye götürmüş cehenneme. cehennemde her milleti ayrı bir kuyuya atmışlar, kuyunun başına da zebanileri dizmişler. olur da kuyudan kaçmaya kalkan olursa zebaniler bu elemanları depikleyip kuyuya geri atıyorlarmış. sonra kuyunun birinin başında hiç zebani olmadığını görmüş adam. sormuş, bu kuyunun başında neden zebani yok diye. melek cevaplamış; "o kuyuda türkler var. olurda birisi çıkmaya yeltenirse zaten diğerleri ayağından tutup çekiyorlar aşşağı. kaçamaz kimse burdan" diye.

    hah işte o hesap. kırk yılın başı az biraz umut vadeden, birazcık eli ayağı düzgüne benzeyen bir film geliyor. hemen hollywood ihtisaslı, herbirisi akademinin en seçkin üyelerinden bir araba suser hürya dalıyorlar. vay efendim şöyle olmuş da, aman efendim böyle çakmaymışta. yok bunlar zaten yıllardır yapılıyormuş da.

    lan yarraam, adam bişey yapıyor en azından, oturmuyor senin gibi götünün üstünde. anca lak lak lak ona buna saldırın siz. milletin korkularını sömürüyorlarmış korku filmi için. lan andaval, korku filminin olayı ne zaten ?? yıllardır ne için yapılıyor bu filmler ? ilk kez sen mi keşfettin bunu akıllı bıdık ?

    adam gibi eleştiri getiren arkadaşları tenzih ederim ama, tek olayı klavyesinden ordan burdan sallamak olan gerizekalılarda siktirsin gitsin başka bi başlıkta "türk sineması neden gelişmiyüüür" diye sağa sola saldırsın.

    edit: gelipte "eleştirilemeyecek filmmişde, bilmemneymişte" diye aklınca ayar vermeye çalışan çılgın suser, he canım vermiş say ayarını sen. tamam kabul ettim ağzımı yüzümü ayar manyağı yaptın.
  • en çok da kameranın arkasındaki her şeye şaşıran gazetecinin rezil ettiği film. ulan ben filmi izliyorum zaten, kafamın basmayacağı bi durum da yok, eisenstein falan da izlemiyorum sonuçta; sen niye bana sahne sahne her şeyi anlatıyosun babaannem gibi?

    --- spoiler ---

    "ooaaaooo yanmış bir kapıııı!"
    "aaaoooo adam bir anda kayboluverdi"
    "ooaaaooo korkunç bir şey, kapı kendi kendine kapandı şu an!!1"
    "ooaaaaaaaoooaa"

    --- spoiler ---
  • (bkz: dedeler)
  • özet geçmek gerekirse kesinlikle iyi niyetine inandığım, fakat maalesef olamamış yapım.

    --- spoiler ---

    artıları:

    - bazı oyuncular -özellikle filmin başlarındaki teyze- çok doğaldı, hikayenin fake olduğunu bilmeme rağmen kafamda bir "acaba?" suali oluşturmadı değil.
    - çocuk oyuncular beklenti ötesi iyiydi, özellikle erdinç kardeşimiz.
    - ecnebi örneklerinin açtığı yoldan gidip karadedeleri saliselik anlarda ve minimum sayıda göstermesi başarılıydı.

    eksileri:

    - filmdeki oyunculukların büyük çoğunluğu fazlasıyla yapay, başroldeki gazeteci abi dahil olmak üzere. o karate sahnesi neydi öyle ya.
    - yine gazeteci abinin kameradan sevdiceğiyle konuşması ve sorgu sahneleri olmamış.
    - korkutayım derken güldüren sahneler çoğunlukta.
    - ne idüğü belirsiz ak sakallı dede, süregelen bir mehmet emmi fetişizmi, filmin başında belirip kaybolan ve barındırdığı potansiyel harcanan deli samet.
    - baştaki röportaj sahnelerinde intihar eden askerin kızının aşırı yapay oyunculuğu. öyle batmış ki gözüme ayrıca belirtmek istedim.
    - ve elbette çocuğun içine giren cinin/karadedenin elinde kamera köye yollanması. o esnada ağaç kabuklarını izleyip baştan sona akşam ezanı dinlediğimiz sahne.

    bir de, bunu artı veya eksi olarak değerlendirmek olmaz ama, filmin sonunda çıkan "hakkı b. ve mehmet g. hala kayıp" şeklindeki yazıyı okuyunca aklına hakkı bulut ve mehmet günsür gelen tek ben miyim lan?

    --- spoiler ---

    netice olarak, özellikle kalabalık gidildiği takdirde geyiğe oldukça müsait olduğundan dolayı dvd'sinin çıkması veya malum ortamlara düşmesi beklenip evde izlenmesi gereken bir film. tercihen yalnız başına ve akşam vakti. ancak o vakit korku filmi severler tarafından potansiyeli tam olarak kullanılabilir, uykusuz gecelere yelken açılabilir.

    karadedeler olayı 2 the search for mehmet emmi'yi heyecanla bekliyoruz.