şükela:  tümü | bugün
  • karadeniz aleviliğinin oluşumunda, sık söylendiği üzere çepni boyunun büyük önemi vardır.öncelikle çepniler kimdir diye soracak olursak oğuzlar'ın 24 boyundan bir tanesi olup savaşçı özellikleriyle önplana çıkmaktadırlar.çepniler oğuzlar'ın en kalabalık boylarından olup anadoluya geldikleri süreçte islamlaşmaları tamamlanmamıştır.anadolu üzerine genel oğuz göçleri iran coğrafyası üzerinden olduğundan anadolunun ilk türkleri, şia olarak ifade edilemese de genel sunni algının dışında yaşam biçimleri geliştirmişlerdir.iran'da arap yayılmacılığına karşı dönemin en büyük isyanı olan ve 30 yılın üstünde bir direniş geçmişi olan babek horremi alevi yahut şii değildir, fakat alevi tarihinde önemli yeri vardır.aleviliğin öncülleri olan, bugünkü alevilik kültürünün oluşmasında önemli etkileri olan bu isyanlar alternatif insiyatif barındırması yönünden önemlidir.babek öncesi ve sonrası dönemde iran coğrafyasına yoğun oğuz göçleri görülür,bu göçler şah ismail hatayi dönemine kadar yoğunlukla sürer, bu noktadan sonra ise kesilir.bu göçler esnasında ekserisi iç ve ön asyadan olmak üzere çepniler de yer değiştirmiştir.iran coğrafyasında ciddi bir nüfus ihtiva eden çepniler ticaret yolları üzerinden gaziantep ve çevresi, sinop, gümüşhane ve balıkesir çevrelerine göçmüşler oralarda obalaşmışlardır.

    karadeniz özelinde inceleyecek olursak sinop ve gümüşhane yuvalarından dağılmış olup, trabzon'un osmanlı tarafından sınırlarına katılması öncesinde trabzon sınırlarını defalarca zorlamışlardır.ve hatta bugün adı ordu olan eski adı cotyora olan bölgenin tahrir defterlerinde 1455 kayıtlarında ismi ''vilayet-i bayramlu bi alevi'' yani ''alevi bayram bey'in memleketi'' olarak geçer.ordu gölköy ve mesudiye arasında milas ve hapsamana kalelerini üs olarak kullanan hacıemiroğulları da bu geleneğe mensuptur, bunu da hacı bektaş veli menakıbnamelerinde görüyoruz.bu bölgenin çepni halkı ile gümüşhane çepni halkı çok büyük ihtimalle iki ayrı bektaşi grubu olup aynı boydan gelmektedirler(ordu-gürgentepe-ışıktepe arasındaki itikadi farklardan ötürü).karadeniz alevilerinin çok büyük bir bölümünün kökü olan gümüşhane/ kürtün bölgesine baktığımızda ise yine hünkar hacı-bektaş veli'nin izlerini görüyoruz.hoca ahmet yesevi dergahından çıkıp anadoluya gelen hünkar, anadolunun dört bir yanına elçilerini yollamıştır.karadeniz özelinde bakacak olursak en önemli iki tanesi hubyar sultan ve güvenç abdal'dır.hubyar sultan tokat bölgesinin islamlaşması ve bektaşi kültürünün yayılmasında önemli yer tutarken gümüşhane/kürtün bölgesi türkmenlerinin ocaklılaşması ise güvenç abdal sayesindedir.hubyar sultan ve güvenç abdal bektaşi geleneğinde müsahip kardeşlerdir.

    güvenç abdal kürtün'ün taşlıca köyüne gelmesinden sonra etrafındaki çepni kabilelerini örgütlemiştir.inançsal anlamda sistemlileşmeye başlayan kürtün alevileri, trabzon'un fethinde çok önemli yer tutmuşlardır.trabzon'un 150 yıldan bu yana güney sınırından taciz eden bektaşi-çepniler 1461'deki fetihte osmanlılara büyük kolaylıklar sağlamışlar ve savaşta kahramanlıklar göstermişlerdir.fatih bu tarihten sonra güvenç abdal ocağı'nı resmi olarak tanımış ve geniş yetkiler vermiştir.

    vilayet-i çepni olarak bilinen özkürtün(bugün giresun sınırlarının önemli kısımlarını barındırır), dönem şartlarında çok ciddi bir nüfus beslemektedir.bugün kürtün'e baktığımızda ise alevi-bektaşi köy nüfusu sadece birdir.bunun sebebi kürtün'ün verdiği göçlerdir.ilk göçlerini güvenç abdal, hünkar'ın yanına döndüğünde verip son göçlerini ise cumhuriyet dönemi dersim katliamı sonrasında vermiştir.efsaneye göre güvenç abdal kürtün'de işlerinin bittiğini düşünüp pirinin yanına doğru yola çıkmıştır, oğulları ve torunları ise kendisini bırakmak istememektedirler, kendisini bugün adı ''güvende'' olan yaylaya kadar takip etmişler, güvenç abdal'ın bulutlara sır olup yok olmasını izlemişlerdir.bu olaydan sonra kürtün'de nasibinin kalmadığını düşünen kabilelerden bir kaçı kürtün'ü terk edip karadenizin dört bir tarafına dağılmışlardır.bu karadeniz alevilerinin bilinen ilk göçüdür.ikinci büyük göç dalgası ile yavuz dönemindedir.bu dönem karadeniz alevileri için çok önemli bir dönemdir.sadece karadeniz içine değil iran'a şah hatayi'nin yanına da göçmüşlerdir.anadolu kızılbaşlarının ve türkmenlerinin çok ciddi desteğini alan hatayi, özbekler üstüne yürüyüp devletini daha da güçlü bir konuma getirmiştir.dönem anadolusunda hatayi'nin mehdi olduğuna dahi inanılmıştır.bugün de anadolu aleviliği için çok önemli bir yerde olan şah hatayi, sufikıran savaşı öncesinde anadolu erenlerinin desteğini arkasında çok güçlü şekilde hissetmiştir.bu dönem hatayi'nin en yakın çevresini çepniler oluşturmuştur.hatayi genel hatlarıyla bir türkmen erenidir, iyi at binen, iyi ok kullanan kılıçta kuvvetli, ilmi kuvvetini aşmış yiğit bir beydir.

    şah ismail hatayi'nin sufikıran savaşında kesin bir yenilgiye uğramasıyla birlikte anadoluda alevi kıyımları hızını artırmıştır.böylece aleviler için dağlara çekilme süreci başlamıştır, bugün karadeniz alevi ocaklarının ulaşımı zor dağ köylerinde olmasının temel sebeplerinden birisi de budur.yazının başında bahsettiğimiz güvenç abdal ocağı da, bugün ordu'nun en yüksek ilçelerinden birisi olan gürgentepe ilçesindedir.gürgentepe, gölköy-mesudiye-milas-niksar ve aynı güzergahtan sivas yolu üzerindedir.güneyde kozanoğlu'nun örgütlediği yörük direnişi karadenizde görülmemiştir.güneydeki verimli pamuk tarlaları, ingiliz sömürgeciliğinin yörükleri ucuz işgücü olarak görmesi ve işbirlikçi osmanlı yönetiminin de desteğiyle katledilen yörükler bugünün yarı-kentli akdeniz işçi-köylüleri ve küçük burjuvasını oluşturmaktadır.

    karadeniz'de ise bu süreç daha farklı gelişmiştir, statüko karadeniz alevilerini işgücü olarak kullanmamış, kültürel olarak ezip yok etmeye çalışmıştır.

    bugün tüm dünyada beşyüzbin dolayında bulunan güvenç abdal ocaklılarının kaba bir tahminle 50-100 bin arası karadenizde ikamet etmektedir.bunların ise büyük bir kısmı ordu'dadır.

    karadeniz alevi nüfusu:

    ordu: 38 yerleşim birimi

    samsun:35 yerleşim birimi

    giresun:11 yerleşim birimi

    bayburt:9 yerleşim birimi

    trabzon:1 yerleşim birimi

    gümüşhane:44 yerleşim birimi

    tokat:193 yerleşim birimi

    tokat ilinde, çeşitli ocağa tabii gruplar mevcut olup bunlar arasında güvenç abdal ocağı taliplileri de bulunur.

    bu ocak taliplilerinin kabul edilen sınırı batıda izmit'in kandıra ilçesinin ballar köyü olup doğuda trabzon'un akçabaat ilçesinin eskiköy köyüdür.(eskiköy içerisinde 600 yıllık bir mezarlık barındıran adıyla müsemma oldukça eski bir köydür.)
    http://www.medyatrabzon.com/…igine-giris-6208yy.htm
  • güvenç abdal ocaklıları, anadolu'da alevi inancının en önemli temsilcilerinden biri olan güvenç abdal ve ocağının tarihsel, inançsal ve kültürel yapısını ele alıyor.

    13. yüzyılda hacı bektaş veli'nin horasan'dan gelişi ile kendini ifade etmeye başlayan eren düşüncesi tüm sosyal, siyasal, iktisadi ve kültürel açmazlara karşılık anadolu'da tarihin önemli aydınlanmalarından birini gerçekleştirdi. o yüzyılda hacı bektaş veli dergâhı'nda yetişen dervişler, anadolu ve balkanlara gönderilerek eren düşün-inanç sisteminin temsilciliğini yaptı. bu bağlamda karadonlu can baba, kolu açık hacım sultan, seyyid cemal sultan, resul baba, sarı ismail, sarı saltık ve daha birçok derviş farklı bölgelere erenler yoluna hizmet için görevlendirildi. bu dervişler kurdukları köy, ocak ve tekkelerle bulundukları bölgelerde yaşanan iskân (yerleşme) sürecinin birincil öznesi oldular. her biri birer sosyal-dini önder olan erenler, etkinlik sahası oluşturdukları bölgelerdeki toplulukların toplumsal-inançsal kimliklerine etkide bulunmuştur. bu dervişlerin faaliyetleri anadolu'nun sosyolojik yapısında temel ve kalıcı izler bıraktı.

    güvenç abdal da hacı bektaş veli dervişlerinden olup on üçüncü yüzyılda yaşamıştır. hacı bektaş veli dergâhı'nda yetişmiş, daha sonra gümüşhane-kürtün'e giderek adıyla anılan ocağı kurmuştur. güvenç abdal'ın harşit vadisi'ne gidişiyle beraber karadeniz'de yüzyıllar boyunca temsil edilecek olan alevi inancının örgütlenmesi sağlanmıştır. kürtün'den anadolu'nun başta doğu, orta ve batı karadeniz olmak üzere farklı yörelerine dağılan güvenç abdal ocaklıları günümüze kadar güvenç abdal ocağı'nın temel öznesi olmuştur. karadeniz bölgesi; hacı bektaş veli düşüncesi, alevi inancı ile ilgili çalışmalarda ve değerlendirmelerde öncelikle anılan bir coğrafya değildir. buna karşılık karadeniz bölgesinde yerleşik aleviler, güvenç abdal ocaklıları, dinamik bir alevi kimliğe sahiptir. yolun temel değerleri, statüleri, ritüelleri, geleneksel uygulamaları bölge alevileri tarafından otantik biçimiyle yaşatılmaya çalışılmaktadır.

    bu tarihi ve sosyolojik profilden hareket ederek gerçekleştirilen güvenç abdal ocaklıları adlı çalışmada anadolu'da alevi inancının en önemli temsilcilerinden biri olan güvenç abdal ve ocağının tarihsel, inançsal ve kültürel yapısı ele alıyor.alevi inancının temel kurumları inanç-dede ocaklarıdır.gerçeğinden yola çıkılarak farklı bilim disiplinlerinin alanına giren bilimsel veriler bir evren içerisinde toplanarak analiz edilmiş. alevi inanç-dede ocağı profilini yüzyıllar ötesinden günümüze dinamik şekilde temsil eden güvenç abdal ocağı'nın kuruluşu, güvenç abdal'ın tarihsel-inançsal kişiliği, güvenç abdal'ın alevi inancındaki yeri, güvenç abdal'ın hacı bektaş veli ile olan inançsal bağlantısı, ocak içerisinde yaşatılan dede-talip diyaloğu, ocağın etkinlik sahası, ocakta sürdürülen ritüel uygulamalar, ocaklılara ait kutsal mekânlar ve ocakla ile ilgili tarihsel belgeler alt başlıklar halinde irdeleniyor.

    bu bağlamda gümüşhane, trabzon, giresun, ordu, samsun, zonguldak, düzce, tokat, sivas, erzurum, kars, kocaeli, yozgat, çorum ve sakarya illerinin belli yerleşim birimlerinde araştırmalar yapılmış. böylece doğu-batı doğrultusunda kars'tan kocaeli'ye, kuzey-güney doğrultusunda trabzon'dan çorum'a, yozgat'a kadar uzanan geniş bir coğrafya üzerinde yaşayan güvenç abdal ocaklısı aleviler hakkında yaklaşık 2 bin yedi yüz başlıktan oluşan dünyadaki alevilik üzerine en büyük arşivlerden biri tamamlanmış.

    coşkun kökel tarafından kaleme alınan çalışmanın sekiz ciltlik bir külliyat olduğunu hatırlatalım. eserin ortaya çıkması 2010 yılında güvenç abdal araştırma eğitim kültür ve tanıtma derneği'nin önderliğinde başlatılan ve 2013 yılına kadar süren ve almanya'da konstanz üniversitesi'nde güvenç abdal ocağı ile ilgili olarak gerçekleştirilen doktora tezine dayanıyor.
    https://www.insanokur.org/…denizde-bir-alevi-ocagi/