şükela:  tümü | bugün
  • turkiye nin guzel olan, iyi olan her bir degerini kanser gibi sarip, mahveden akp zihniyetinin son metastazı. bu bolgeyi de mahvedecek tabii ki ..

    " bugünlerde karadeniz yaylalarında hareketli günler yaşanıyor. afişleme yapan gençler, kulaktan kulağa fısıltıyla konuşan köylüler ve bölgenin geleceğine ilişkin endişeli bekleyişi sürdüren yerel kanaat önderleri...

    hepsinin ortak konusu, 7-9 ağustos tarihleri arasında rize'nin ikizdere ilçesindeki ridos otel'de yapılacağı duyurulan, 10 bakan, 50 milletvekili'nden oluşan 60 siyasinin katılacağı söylenen toplantının ayrıntıları. ancak rize ve bölgedeki diğer kentlerin yerel gazetelerinde geçtiğimiz haftalarda yer bulan bu toplantının ayrıntıları şimdilik bir sır. mutad olduğu üzere bu tür kapsamlı toplantıların prgramı günler öncesinden basına ve kamuoyuna duyurulur. bu kez bölge halkının hiç bir ayrıntıdan 'henüz' haberi yok.

    toplantının yapılacağı otel

    akp, karadeniz'deki yaylalari birleştiriyor!

    içerik hakkında ayrıntı olmasa da toplantının başlığı günler öncesinden konuşulmaya başlanmıştı. "karadeniz'deki yaylaları birleştirme projesi"nin bir ayağı olarak düzenleneceği belirtilen toplantıda, projenin adından da anlaşılacağı gibi karadeniz'deki yaylaların kaderiyle ilgili yaşamsal kararlar alınacak. bu nedenle bölge halkı endişeli bir bekleyişin içinde. bunun ayrıntılarına geçmeden önce bayındırılık ve iskan bakanı faruk nafiz özak'ın karadeniz yaylalarını birleştirme projesi'yle ilgili daha önce anadolu ajansı'na yaptığı açıklamadan bir kaç cümle aktarmakta yarar var.

    'turistlere yayla kültürünü tanitacağiz'

    bakan özak, "karadeniz yaylalarını birleştirme projesi bana göre çok önemli ve hiç denenmemiş bir projedir. yaylaların birleştirilmesi projesi, doğu karadeniz'de hizmet sektörünün önünü açacaktır. bunu yapmak zorundayız. çünkü karadeniz'de başka bir sektör yok. yolların birleştirilmesi ile turistlerin bir yaylayı günübirlik gezmek yerine yöredeki bütün yaylaları gezme, konaklama fırsatı bulabilecekler. böylece yayla kültürümüzü turistler de tanıma fırsatı bulacaklar. kısmet olur da proje hayata geçerse buralarda yaylaların doğasına uygun konaklama tesisleri yapılacak. yaylaların birleştirilmesi yayla turizmini geliştirecektir. buna bağlı olarak yeni istihdam imkanı doğacaktır" sözleriyle projenin kapsamı hakkında bilgi veriyor.

    master plani ihale edildi

    bakan özak'ın ifadelerinden de açıkça anlaşılacağı gibi yaylaları birleştirme projesiyle hedeflenen, türkiye'nin korunabilmiş son doğa alanları olan karadeniz yaylalarına devasa otobanlar ve devamında yıldızlı oteller yaparak bölgeyi kitle turizmine açmak. yine bakan özak'ın açıklamalarına göre, ordu, giresun, trabzon, gümüşhane'nin kuzeyi, rize ve artvin sınırlarındaki yaylaları; ordu'dan başlayarak artvin'e kadar otoyollarla birleştirmek. projenin master planları bu altı ilin valilikleri tarafından ihale edilmiş. bakan özak bu konuda 'gerekirse idari ve hukuki düzenlemeler yapmak durumundayız' diyor.

    bölgeden gelen haberlere göre yaylaları birleştirecek otoyollar, 1000 ila 2 bin metre arasında değişen yüksekliklerde yapılacak. bu durum kimilerine göre tam anlamıyla bir intihar. türkiye'nin en önemli doğa alanlarını göz göre göre yok edecek bir dinamit.

    gelelim kaplıcalarıyla ünlü ikizdere'deki ridos otel'deki toplantıya. toplantıya 50 milletvekilinin yanısıra 10 bakanın da katılacağı söyleniyor. projeyi kapsayan 6 ilin toplam akp'li milletvekili sayısının 50'yi bulmayacağı, dolayısıyla diğer 'hariçten' katılan vekillerle birlikte bu toplantının bir çeşit 'iş bitirme' toplantısına dönüşeceği kanaati yaygın bölgede.

    başbakan erdoğan'in rize mitingi

    resmi olmayan bilgilere göre toplantıya katılacak bakanlar arasında bayındırılık ve iskan, maliye, kültür ve turizm, tarım ve köyişleri, çevre ve orman ve ulaştırma bakanlarının yanısıra devlet bakanları cemil çiçek, hayati yazıcı, faruk çelik ve cevdet yılmaz'ın adları geçiyor. toplantının hemen ardından 11 ağustos'ta başbakan erdoğan'ın rize'de referandum mitingi var. edindiğimiz bilgilere göre, erdoğan'ın rize programında son aylarda bölge halkının şimşeklerini üzerine çeken hidroelektrik santlali (hes) projelerinden biri olan cevizlik hes'in açılışını yapmak da bulunuyor. erdoğan'ın rize mitinginin zamanlamasının karadeniz yaylaları birleştirme projesi'yle iki gün arayla da olsa çakışması manidar bulunuyor.

    rizeli kazim amca ineğini satip yaşam alanini savunuyor!

    bölgenin kanaat önderleri ve çevre örgütü temsilcilerine, ayrıntıları hakkında fazla bilgi olmayan ridos otel'deki toplantıyla ilgili düşüncelerini sorduk. yaylaları birleştirme projesine genel bakış, projenin rant alanları yaratmaya yönelik yeni bir saldırı olduğu yönünde. uzun süredir bölgedeki hes projelerine karşı hukuk mücadelesi yürüten derelerin kardeşliği platformu'nun dönem sözcüsü gazeteci ömer şan, bölge halkının verdiği mücadelenin yalnızca çevre mücadelesi olmadığının altını çiziyor. yaşam alanlarını savunmak için yürütülen hukuk mücadelesinin giderlerini karşılamak için kazım amcanın ahırdaki ineğini sattığını, evinin çatısını onarmak için ayırdığı parayı, mahkeme masraflarına harcadığını söylüyor: "biz burada yalnızca dereleri değil, topyekün bir yaşam alanını savunuyoruz. geçmişten günümüze gelen, kültürüyle sosyal ve ekonomik yapısıyla bölge insanının doğal yaşam alanını savunuyoruz. tarımıyla, hayvancılığıyla ekmeğini bu yaylalardan kazanan insanların yaşam mücadelesidir bu aynı zamanda. yalnızca çevre mücadelesi olarak algılanmamalı. bazıları 'bu köylüler bu kadar mahkemeye nasıl para yetiştiriyor?' diye soruyorlar. burada durumu bilenler buna yanıt verebiliyorlar; 'bakın kazım amca ahırdaki ineğini satmış, evinin çatısını onarmak için ayırdığı parayı yatırıyor mahkeme masraflarına' diyebiliyorlar. ama bilmeyenlare anlatamıyoruz bunu."

    artvin sahara yaylası

    artvin'in kültürel ve doğal değerlerini korumak için çalışmalar yürten bizim atabarı kültür artvin kültür ve yardımlaşma derneği'nden tekin üstündağ ise, projeyle asıl amaçlananın yüzbinlerce ağacın katledilerek madencilere yeni yollar açmak olduğunu, madencilerden artakalan alanların da turizm kartellerine peşkeş çekileceğini savunuyor. projeyle ilgili görüşlerini aldığımız tema vakfı rize temsilcisi nevzat özer'in görüşü de pek farklı değil. özer, “karadeniz sahilini otoyolla, vadilerini hes'lerle yok eden anlayış gözünü; doğal yaşlı ormanlara, yaylalara, yaban hayatının son sığınaklarına, su kaynaklarımızın en başına dikmiş durumdadır” diyor.

    işte karadenizli aydinlarin açiklamalari…

    ömer şan (derelerin kardeşliği palatformu dönem sözcüsü- gazeteci):

    'burada emperyalist paylaşim hesabi var!'

    "yaylaların birleştirilmesi projesi, karadeniz yaylalarının ulaşım ve konaklamayla birlikte batum'a kadar uzanan bölgesel bir planlama olarak düşünülüyor. ama batum'u ne kadar projeye dahil edecekler bilemiyorum. sonuçta burada yaylaların imara açılma durumu söz konusu olacak. bizim mücadele etmiş olduğumuz hes projelerinin yarattığı tahribatın yanında, proje, bölge insanının yaşam alanlarına verilen zararın alt yapısını da oluşturmuş olacak böylece. yaylalarda açılacak olan yollar ve paralelinde gelecek olan yeni yapılaşmalar bölgenin doğal yapısını tamamen yokedecek. bu aynı zamanda gelecekteki farklı projelerin de alt yapısını oluşturacak. özellikle hes projelerine karşı bu kadar tepki varken, bilimsel raporlar ve yargı kararları ortadayken, böylesi bir çalışmanın kamuoyundan habersizce ve plansız ve sivil toplum örgütlerinden uzak bir şekilde tamamıyla iktidarın programı olarak gösterilmesinin siyasi bir anlam taşınığını düşünüyoruz. doğal olarak bu bölgenin yerel yatırımcılarından çok uluslararası yatırımcılara açılacak. suyun ticarileştirilmesinin yanında, yaylaların ve doğal yaşam alanlarının da ticarileştirilmesi bu emperyalist saldırıya bir alt yapı oluşturacağını düşünüyoruz biz. bölgedeki yatırımcıların büyük bölümü yüzde eliden yüzde 98'lere varan oranlarda yabancı ortaklı şirketlerden oluşuyor. yani burada emperyelist paylaşım hesabı vardır. bu nedenle projeden etkilenecek olan bölgedeki bileşenlerimiz örgütlülükleri çerçevesinde toplantıya tepkilerini dile getirecekler. bu gün de elimize hes'lerle ilgili üç tane yürütmeyi durdurma ve iptal kararı ulaştı. böylece 40'a yaklaştı bu yöndeki mahkeme kararları. bölgede verdiğimiz hukuk mücadelesi çerçevesinde mahkememer yürütmeyi durrurma kararları verip projeleri iptal ederken halen daha bu projelerde direten, çıkıp bizleri lobicilikle suçlayan ama asıl lobinin başının kendileri olduğunu unutan insanlar, böyle bir lobicilik içerisine girmeyi planladıklarını düşünüyoruz. çünkü kamuoyuna bilgi vermeden bu yöreyi, burada yaşayan insanları direkt ilgilendiren bir proje hakkında herhangi bir açıklama yapılmaması, bunun başka bir göstergesidir.

    'proje masumane' değil

    daha önce bize anlatılan, ordu'dan yola çıkan birisi, giresun yaylasından trabzon'a oradan gümüşhane, bayburt, rize ve artvin'e ulaşacak. görünürde çok masumane, turizme katkı sağlayacak bir proje gibi görünüyor ama bizim algıladığımız ve dikkat çektiğimiz nokta, yeni yollar açılarak buraların imara açılacak olması. yapılaşmanın, beton binaların önünün açılması. yani öyle masumane yaylaları birleştirelim, şu yayladan bu yaylaya geçiş olsun değil. sanıyorum büyük olasılıkla da proje bu yönde ilerliyor, duble yollar, büyük yıldızlı otellerin, imar kirliliğinin berebarinde geleceği bir proje olarak düşünüyoruz. toplantıya katılacak milletvekili ve bakan sayısı henüz net olarak açıklanmadı. söylenen, 50 milletvekil 10 tane de bakan diye biliniyor ama bu referandum atmosferinde nasıl olacak belli değil. kamuoyuna bu konuda bilgi verilmiyor. bu da iktidar partisinin bu olaya göstermiş olduğu yaklaşımın, hes'lerle birlikte gelen emperyalist paylaşımın bir ürünüdür diye hesap ediyoruz. çünkü iktidar partisinin rize'de iki, artvin'de bir, trabzon'dan iki. hepsini toplasanız bölgenin milletvekili sayısı elliyi bulmaz. demek ki buraya farklı illerin milletvekilleri de gelecek. yatırım ve rant paylaşımı hesabından kendilerine ne biçebilecek, onun hesabını yapıyorlar. siyasi anlamda da bazı firmaların temsilcileri olarak burada tamamen bakir olan bu bölgeye ne gibi yatırımlar yapılabilir diye bakılıyor. bu da iktidar partisinin bu bölgedeki hesaplarının göstergesidir. bakanların başrolde olması, bu bölgenin nasıl talan edilebileceğini gösteriyor."

    tekin üstündağ ( bizim atabarı derneği- artvin):

    'doğu karadeniz’e yeni bir darbe'

    “yayla turizminin süresini uzatmak” amacı altına gizlenen bu proje, karadeniz sahil yolu ve hes’lerden sonra doğu karadeniz’in doğasına indirilecek son darbedir. proje, doğu karadeniz’de oynan oyunun son aşamasıdır. büyük oyunun ilk aşaması karadeniz sahil yoluydu. bunu başardılar. ikinci aşaması, doğu karadeniz’in madenlerine sahip olmaktır. ordu’dan artvin’e kadar maden arama izni ya da ruhsatı verilmemiş tek bir tepe, tek bir yayla bulamazsınız. üçüncü aşaması, doğu karadeniz’in ve türkiye’nin sularına sahip olmaktır. bölgede su tekellerine peşkeş çekilmemiş tek bir dere de bulamazsınız. bu konuda derelerin canhıraş direnişi sürüyor. oyunun son aşaması da bu proje ile geliyor. turizm bahanesi ile madencilere yüzlerce kilometre yol yapılacaktır. yüzbinlerce ağaç yok edilecektir. madencilerden artan bölgeler ise turizm kartellerine peşkeş çekilecektir. olay bundan başka bir şey değildir.

    karadeniz’e turist; 'kaya denizi’mi görmeye gelecektir? yüzlerce derede binlerce hes’in nasıl öğrenmeye mi gelecektir? ormansızlaştırılan ormanlarda gezmeye mi gelecektir. göç nedeniyle boşalan köylerdeki yıkıntıları mı fotoğraflamaya gelecektir? ya da yaylalarında, dağlarında madencilerin kazma seslerini mi dinlemeye gelecektir?"

    nevzat özer ( tema vakfı rize temsilcisi):

    'proje, 1500- 2000 metre rakimli yaylalara yol girişimidir'

    "karadeniz’deki tüm yaylaları birleştirme projesi adı altında yapılan çalışma, karadeniz'in 1500-2000 metre rakımlı yaylalarından sahil yoluna parelel bir yol girişimidir. karadeniz sahilini otoyolla, vadilerini hes'lerle yok eden anlayış gözünü; doğal yaşlı ormanlara, yaylalara, yaban hayatının son sığınaklarına, su kaynaklarımızın en başına dikmiş durumdadır. bu anlayışı durduran bazı yasal mevzuat da 13 temmuz 2010 tarihinde resmi gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6001 sayılı karayolları genel müdürlüğü’nün teşkilat ve görevleri hakkında kanun da yapılan değişiklikle aşılmaktadır. karadeniz dağları binlerce bitki çeşidinin, yaban hayatının çeşitli jeolojik zamanlardan beri sığınağı evidir. doğal yaşlı ormanları, alpin çayırları, sayısız dere, göl, kaya ekosistemi ile dünyanın nadir yerlerinden biridir. bu alanların yerel halkın aktif bir şekilde katılacağı, koruma-kullanma dengesinin, taşıma kapasitesinin gözetildiği bir turizm anlayışı yerine kitlesel turizme açılması, yeni rant alanlarının yaratılması ve doğanın baskı altına alınması kabul edilemez bir durumdur. doğu karadeniz turizminin ana sermayesi doğasıdır. doğanın korunduğu bir süreç turizmi de sürekli kılacaktır."

    yusuf yavuz
    odatv.com

    (bkz: http://www.odatv.com/…i-neden-toplaniyor-0408101200)
  • (bkz: hes)
  • bir diğer adıyla, karadeniz nehirlerinin, ırmaklarının, derelerinin akp kanalıyla ve hes gerekçesiyle yandaşlara peşkeş çekilmesi projesidir.
    (bkz: türkiye ırak suriye su sorunu)
  • en çok eko-turizmi geliştireceği iddiasıyla savunulan proje...

    eğer eko-turizmden anladığınız; her yere otomobille gitmek, konforlu tesislerde kalmak, her yerde istediğiniz her şeyi yiyebilmek, kısacası şehirdeki yaşantınıza ait hastalıklı alışkanlıklarınızı da gittiğiniz yere taşımaksa siz çok yanlış gelmişsiniz demektir...

    zaten amacı doğayla akıp gitmek değil, onu kafesteki bir yabani hayvan gibi uzaktan seyretmek olan tatilcilerin bu hırçın coğrafyaya gelmeleri için rasyonel bir neden göremiyorum... gezmeyi para harcamakla özdeşleştirmiş bir takım insanların "biliyo musun bu yaz karadeniz'in yaylalarını gezdik şekerim" diyebilme ayrıcalığı için de eşsiz bir doğa parçasının katledilmesini istemiyorum...

    siz de benim gibi düşünüyorsanız en azından bir imzayla destek verin:
    https://www.change.org/…al-a-ve-yeşile-dokunulmasın

    ayrıca: (bkz: yeşil yol)