şükela:  tümü | bugün
  • antalya ilimiz sinirlari icinde bulunan, turkiye'nin en buyuk magarasi.
  • nevşehirin bir köyü. etrafta bulunan kayalarda bulunan erionite minerali nedeni ile çok miktarda kanser vakası görülmekte. neredeyse her aileden üç beş kişi kanserli.
  • karain mağarası, antalya'nın 30 kilometre kuzeybatısında, yağca köyü yakınında imiş. yarımburgaz mağarasında olduğu gibi, buranın çevresi nasıldır bilmediğimden, aşırı elit ve bilimsel bir tanımlama gibi geliyor kulağa.

    efenim bu mağara, batı toroslarda, bizim bey dağı diye bildiğimiz dağda. deniz seviyesinden 430, önündeki ovadan ise 110 metre yüksekliktedir. buradan anlaşıldığı üzere, bu mağarada yaşayan orta paleolitik dönem insanları, keçiden evrilmişlerdir.

    pleistosen dönemde, mağaradan başını çıkaran bi amca, "gelecekte hep buralar dutluk olacak" filan diyor olabilir. ama bana kalırsa geçmişte daha güzelmiş oralar. yapılan araştırmalara göre, zamanında karain mağarasının önündeki ovada göl varmış. bu gölün çevresinde fil, su aygırı, gergedan gibi kalın derili hayvanlar yaşarmış. yaaa dostlar, eskiden antalya afrikaymış. tevekkeli değil şimdi bile sıcak. bunlar bu orta paleolitik dönem insanlarınca avlanırmış.

    ben de bu olaya cahil cesareti diyorum aga! elinde tırıvırıdan bi taş var, fil avlamaya, gergedan avlamaya gidiyosun. ayranı yok içmeye, tahtırevanla gider sıçmaya hesabı resmen! kimbilir gergedan avlıycam diye kaç insan telef oldu. hiç akıl yokmuş bu insanlarda. nasıl hayatta kaldılar nasıl soyları tükenmedi bu salaklıkla bilmiyorum. memlekette davşan mı kalmamış! taş atıp da gergedan öldürecek!

    her neyse, eskiden buralarda fil, suaygırı ve gergedanların dışında, aslan, sırtlan, vaşak, tilki, ayı, geyik, yaban öküzü, bizon, yabani koyun ve keçi de yaşarmış. zaten bu dönem insanlarının keçiden evrildiğinden daha önce de bahsetmiştim.

    kısacası, antalya zamanında afrika gibi memleketmiş. aslan varmış lan! şimdi aslan görmek için anca hayvanat bahçesine gidiyoruz.
  • (bkz: oroin)
    *
  • buraya yaptığımız gezide şans eseri kazıların başındaki isim prof. dr. ışın yalçınkaya ile sohbet etme imkanımız oldu. ilk sorduğum soru ders kitaplarından gördüğüm karain mağarası fotoğraflarından sonra şu oldu:

    "burada mağara resimleri var mı?"

    hoca ise ders kitaplarında gösterilenin aksine orada mağara resmi olmadığını, defalarca milli eğitim bakanlığı'na bu konuda mektup yazdıklarını söyledi.

    kim bilir ders kitaplarında daha ne yalan yanlış bilgiler vardır.
  • paleolitik dönemin tüm evrelerini süreklilik içinde gösteren tek mağaradır antalya karain
  • ülkemizde orta pleistosende yaşamış neanderthal insana ait diş ve kafatası örneklerinin ele geçtiği tek buluntu yeridir.
  • antalya'ya gidecek olanların bir anlık merakla gidip ugramaması gereken yer.

    arabayla gelebileceğiniz son noktadan 250-300 metre daga tırmanıyorsunuz. magarada da ilgi çekici hiçbir şey yok. inerken pişmanlık dolu bir yolculuk da sizi bekliyor.
  • çıkışı nispeten merdivenlerle kolaylaştırılmış fakat ne korumayı ne de gerçekten hakettiği değeri vermeyi becerebildiğimiz mağara. içerisi bir hayli nemli olduğu için mağara zemini çamura benzer bir tabaka ile kaplı. girip gezmek istiyorsanız eğer ayakkabılarınızı buna göre seçmeniz önerilir.
  • annemi (67), babamı (69), kızımı (1,2) da alayım, gezelim görelim diyemediğim mağaradır
    mağara dediğin düzayak olmalı, hadi yüksek giriş, 500 küsür adımlı merdiven ne öyle dedirtendir.