şükela:  tümü | bugün
  • anadolu selçuklu devletinin dağılma sürecinde yaşanan taht kavgalarına karışmış karamanoğlu beyi. cimri lakabıyla bilinen aleaddin siyavus'u tahta geçirmek için onun yanında yer aldı. 3. keyhüsrev ve onun veziri sahip ata fahreddin ali'ye karşı halkın desteğini almak için türkmenlere yanaştı. bundan böyle her yerde türkçe okunsun yazılsın fermanının amacı, türkmenleri kendi saflarına çekebilmekti. ne var ki dönemin ilhanlı hükümdarı ve onun anadoludaki beyleri bu durumdan hoşnut olmadılar ve anadolu'daki bu hareketi bastırdılar.
  • karamanoğulları'nın ikinci beyi kerimüddin karaman'ın oğludur. doğum tarihi belli olmayıp, ölümü 1280'dir. mehmet bey, askerî ve idarî yönden bilgili bir devlet adamı idi. bilim adamlarını etrafına toplayıp, onlara büyük önem vermiştir. 13.yüzyıl ortalarında, selçuklular, edebî dil olarak farsça'yı, ilim dili olarak arapça'yı kullanırlardı. halk ise, öz dilleri olan türkçe'yi kullanıyorlardı. mehmet bey, halk olarak birlikte yaşamanın ilk şartı olan dil birliğinin gerekliliğine inanıyordu. bu birliği gerçekleştirmek için, toroslar üzerinde yaşayan bütün türkmen boylarını, çevresinde toplayarak bir ordu oluşturdu.

    üzerine gönderilen selçuklu ve moğol kuvvetlerini, büyük bir yenilgiye uğratarak konya'ya girdi. burada yaşayan selçuklu türkleri, karamanoğulları ile birlik oldular. kısa zamanda, konya vilayeti ve bazı çevre iller, karamanoğullarının hakimiyeti altına girdi. daha sonra, selçuklu sultanı izzettin keykâvus'un oğlu gıyaseddin siyavuş'u başa geçiren mehmet bey'in kendisi de vezir oldu. ilk önceleri, moğol baskısına başarı ile karşı koymasına bir çok kere galip gelmesine rağmen, daha sonraki çarpışmaların birinde iki kardeşi ile beraber şehit düşmüştür.

    idareciliği sırasında, türkçe'yi resmî dil olarak ilan eden fermanını yayınlamıştır. bu fermanda "bu günden sonra dîvanda, dergâhda ve bârgâhda, meclisde ve meydanda türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır" diyerek, türk diline büyük bir hizmette bulunmuştur.
  • adına üniversite açılmış şahasiyet. (bkz: karamanoglu mehmet bey üniversitesi)
  • "bundan geru divanda, dergahta, bargahta, mecliste ve meydanda türkçe'den başka dil kullanılmaya" buyuran kağan.
    dil-kültür bağını batılı/sosyolojist teorilerin dışında da tartışma olanağını sağlamıştır.böylelikle türklerde kültür/medeniyet akışının sülale idaresine bağlı olmayışının da göstergergesidir.
  • karamanoğlu mehmet bey'i arayan biri (yusuf yanç) $u $iiri yazmı$:
    ---
    ariyorum

    karaman oğlu mehmet bey’i arıyorum.
    göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
    bir ferman yayımlamıştı;
    bu günden sonra divanda, dergahta, bergahta, mecliste, meydanda,
    türkçe’den başka dil konuşulmaya diye,
    hatırlayanınız var mı?
    dolanın yurdun dört bir yanını,
    çarşıyı, pazarı,köyü,şehri
    fermana uyanınız var mı?

    nutkum tutuldu, şaşırdım,merak ettim,
    dolandığınız yerlerdeki türkçe olmayan isimlere,
    gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?
    tanıtımın demo, sunucunun spiker,
    gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey,
    hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?
    dükkanın store, bakkalın market, torbasının poşet,
    mağazanın süper, hiper, gros market
    ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?
    ilan tahtasının billboard, sayı tabelasının skorboard,
    bilgi akışının brifing, bildirgenin deklarasyon,
    merakın, uğraşın hobby olduguna güleniniz var mı?

    bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
    beldelerin girişinde welcome,
    çıkışında good-bye okuyanınız var mı?
    korumanın, muhafızın body-guard,
    sanat ve meslek pirlerinin duayen,
    itibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?
    seki’nin, alanın platform, merkezin center,
    büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
    özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?
    iş hanımızı plaza, bedestenimizi galleria,
    sergi yerlerimizi center room, show room,
    büyük şehirlerimizi , mega kent diye gezeniniz var mı?

    yol üstü lokantamızın fast-food,
    yemek çeşitlerimizin mönü olduğu yerlerde,
    hesabını, adisyon diye ödeyeniniz var mı?
    iki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
    köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
    bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?
    sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
    vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya,
    desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa sponsorluk diyeniniz var mı?

    mesireyi, kır gezintisini picnic,
    bilgisayarı computer, hava yastığını air-bag,
    pekalayı, olur’u okey diye söyleyeniniz var mı?
    çarpıcı, önemli haberler flash haber,
    yaşa, varol sevinçleri oley oley
    yıldızları star diye seyredeniniz var mı?
    vırvırık dağının tepesindeki köyde,
    cafe-show levhasının altında,
    acının da acısı, neskaaaave içeniniz var mı?
    toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
    dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
    özün, el diline özendiğine içi yananınız var mı?

    masallarımızı, tekerlemelerimizi,
    şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik.
    türkçe’miz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?
    karaman oğlu mehmet bey’i arıyorum,
    göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
    bir ferman yayınlamıştı...
    hayal meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?
  • fermanindaki "şimden gerü hiç gimesne divanda, dergahda, bergahda, mecliste, meydanda ve dahi her yerde türk dilinden özge söz söylemeye" diye devam eden meshur cümlesinde ironik bir sekilde, 6 farsca, 3 tane de arapca sözcük vardir.

    bu haliyle, inönü'ye atfedilen "lisanimizdaki kelimat-i ecnebiyeyi ihraca mecburuz" seklindeki icinde -ekler haric- hic türkce öge bulundurmayan cümleyi hatirlatiyor.
  • "... bu edebi tekamüle rağmen türkçe henüz resmi dil haline gelmemiştir. karamanoğlu mehmed bey, xiii. asrın ikinci yarısında, konya'yı işgal edince kurulan bir divanda 'memleketin her tarafında memurlara fermanlar göndermek üzere bundan sonra dergah ve bargah'da (sarayda), mecliste ve meydanda türkçeden başka bir dil kullanılmamasını karar verdiler'

    lakin karaman oğulları derhal konya'dan çıkarıldıkları gibi tekrar oraya yerleştikten sonra da bu teşebbüslerini gerçekleştirmediler. esasen bu harekette milli duygunun mu varid olduğu, kültür durumlarının mı daha fazla rol oynadığı bahis mevzuudur. filhakika konya'da yalnız devlet dili değil kısmen konuşma dili de farsça olduğundan bu göçebe ve 'çarıklı' türkmenlerin anlamadıkları bir dil yerine türkçenin kullanılmasını istemeleri tabii idi.

    bununla beraber karamanlılar iki asrı aşan devirlerinde ve hatta konya'yı payitaht yaptıktan sonra bile türkçe'yi devlet ve kültür dili haline getirdiklerine dair elimizde hiç bir kayıd yoktur. bundan başka farsça devam eden bütün devlet muamelatının bir emirle ve derhal türkçeye çevrilmesi de kolay değildi. türkçenin devlet işlerinde ilk defa kullanılması, uclarda kurulmuş beyliklerde gelişen kültürel faaliyetin bir neticesi olarak, osmanlılara aittir" osman turan, selçuklular tarihi ve türk-islam medeniyeti.

    görüldüğü gibi selçuklu tarihinin en büyük isimlerinden biri olan osman turan karamanoğlu mehmed bey'in türkçe'yi resmi dil ilan etmesiyle ilgili son noktayı koymuş. işin daha garibini söyliyim başka bir kaynağa göre ilgili kararın alındığı divanda karamanoğlu mehmed bey yokmuş bile.
  • anadolu'da beylerin moğol gördü mü atın götüne saklandıkları bir dönemde, kardeşi güneri bey ile beraber moğolları tokatlayan ender komutanlardan biriymiş. yine bir moğol çatışmasında vuruşarak ölmüş netekim.
  • çalkantılı bir dönemde iktidar kavgalarına dahil olmak dışında bir özelliği olmamakla birlikte "türkçe konuş kardeşim ne dediğin anlaşılmıyor" dediği için cumhuriyet döneminde türk diline hizmet etmiş bir türk büyüğü olarak lanse edilmiş siyasetçi. (osmanlı döneminde karamanoğlu propagandası tabi göt ister.)
  • geçen karaman ili, ermenek ilçesi, balkusan köyündeki mezarına gittim. gittiğim gün dil bayramı ve anma etkinlikleri vardı. ancak şunu söylemeliyim ki bizde tarihe saygı falan yok. dışarından gelen davetli, misafir, turist vb. sayısı 30 falandı. adam bildiğin tarih yazmış, ama bizim ülkemizde tarihe saygı yok. seçim dönemine denk geldiğinden milletvekili, bakan falan yoktu tabi. yoka biliyorsunuz bir tanesi gelse en az 200 yalakası da peşinden gelir.