şükela:  tümü | bugün
  • 'fatih erdemci'nin en şahane şarkısıdır. nedense hiç tutulmamış, es geçilmiştir.

    karanlık sokakların çirkin çocukları
    dilenen ellerinde bilinenden öte bilinmeyene gebe geceler vardır.
    yıldızsız gökyüzünde sisli hayallerde kocaman yüreklerde bilinenden öte bilinmeyene gebe acılar vardır.

    yalnız olanlar sadece onlar anlar
    sisin ardı soğuk sisin ardı uzak...çok uzak...

    soran mı var
    duyan mı var
    gören mi var
    bilen mi var

    görmek istersen sisin ardındakilerini
    yüreğinle bakman gerekecek
  • fatih erdemci isimli şahsın tek albümünün en güzel şarkısı. ismi de ayrıca güzeldir bu şarkının.
  • muhteşemdir.
  • yıllardır dönüp dönüp dinlediğim ama hep tek başımayken dinlediğim, az insanın bildiği fatih erdemci şarkısı.
  • dinlemeye doyamadığım fatih erdemci parçası.
  • günümüzde tinerci diye nefret suçu işleyen sevgili devlet büyüklerinin dinlemesi gereken şarkıdır. pek bilinmese de zerre duygusuz bir adamı bile "niye lan?" diye düşündürtmeden edemez bu şarkı. underrated'dır, pek bilinmeyen taş gibi bir şarkıdır.
  • yaşamak zor albümünün gizli cephanesi.

    albümü sadece "ben ölmeden önce"den ibaret sananlara itinayla dinletilmelidir.
  • http://www.youtube.com/…rnysrzkkctjm1r88icqs4rot9fo

    fatih erdemcinin başka albümü olmadı sanki. olsa iyi olurdu aslında.
    bu şarkı ve daha bir çok şarkısı hala yeni hala güzel.

    şair ali lidar sosyal medyada şunu paylaştı bu akşam;

    "iki saattir yetenek sizsiniz'i izliyorum, ağzım açık seyrettiğim iki grubun (istanbul kafkas ekibi ve ç.ü jimnastik grubu) yaş ortalamaları yedi ya da sekiz.
    bildiğin çocuklar yani. lan ben yedi yaşımda altıma sıçıyordum ara sıra. neyse konu ben değilim. her iki ekipte de dans eden yaklaşık otuz kırk çocuk var ve belki de ne yaptıklarını bile bilmeden yaptıkları şeyi o kadar ciddiye alıyorlar ki, ne bir gevşeme görüyorsunuz ne de bir yavşama. ama konu bu da değil. (ne lan o zaman konu hıyar diye mırıldananlar, döverim bak akıllı olun!) ve o çocukların hiçbirinin ailesi fakir değil lan. nerden anladın demesin oğlum kimse, belli oluyor işte hallerinden, bakışlarından, tavırlarından belli oluyor. hepsi orta ve üstü gelir düzeyinde anne babaların çocukları. ama valla konu bu da değil. konu şu. küçük prens'in de dediği gibi insanlar büyüdükçe mallaşıyor. malım, malsın, mallar. öyle yani."

    biz fakiriz evet ama güzeliz filan da, ne bileyim fakiriz bile diyemeyecek kadar fakir olanları görüyor bu şair ya. seviyorum.

    ""görmek istersen sisin ardındakilerini
    yüreğinle bakman gerekecek""
  • üzerinden yıllar da geçse gram eskimeyen aksine daha da vuran muhteşem bir şarkı.

    19 bin güzel insan.
  • bu şarkıyı ilk ne zaman dinlediğimi hatırlamıyorum bile. ama zaman zaman açar dinlerim. bestesi ayrı, sözleri ayrı, yorumu ayrı hoşuma gidiyor.

    ama biraz da özeleştiri yapmak lazım. sokakta bir dilenci gördüğümde ister çocuk olsun, ister yetişkin olsun umrumda olmuyor. herhangi bir noktada tinerci çocuk gördüğümde "aman başıma bir şey gelmesin." diye yolumu değiştirip kendi hayatıma devam ediyorum. o çocuğun ne yaşadığından çok kendi meselelerimle ilgileniyorum, gerçekten de umrumda olmuyor. sadece ben değil, bu yazıyı okuyanların büyük bir bölümü böyle. bir sosyal deneyde olduğu gibi, bir karanlık sokağın çirkin çocuğunu gördüğümüzde görüntümüzü bozduğu için sinir olmakla birlikte o çocuk umrumuzda olmazken iyi giyimli bir çocuğu tek başına gördüğümüzde "acaba annesi babası nerede?" diye merak ederiz.

    ama iş şarkılara, filmlere, romanlara ve kısa filmlere gelince orada yaratılmış bir karakter olan tinerciye sempati duyuyoruz. hemen romantik bir tavırla "helal olsun adama, ne güzel şarkı/film/roman oluşturmuş." diyoruz. sonra da duyar kasıyoruz. ama yine de hiç bir şekilde kendimizden başka hiç kimse umrumuzda olmuyor. işte ben bunu itiraf ediyorum.

    fatih erdemci'yi sevmek ve takdir etmekle birlikte kendisi hakkında merak ettiğim bir şey var? acaba o da romantiklerden mi yoksa gerçekten de bu meseleye karşı duyarlı mı? bu sorunun cevabını gerçekten bilmiyorum. sorunun cevabı ne olursa olsun, ona karşı fikrim elbette değişmez. kuru bir merak işte.