1. bir kere sevdaya tutulmaya gör;
    ateşlere yandığının resmidir.
    aşık dediğin, mecnun misali kör;
    ne bilsin alemde ne mevsimidir.

    dünya bir yana, o hayal bir yana;
    bir meşaledir pervaneyim ona.
    altında bir ömür döne dolana
    ağladığım yer penceresi midir?

    bir köşeye mahzun çekilen için,
    yemekten içmekten kesilen için,
    sensiz uykuyu haram bilen için,
    ayrılık ölümün diğer ismidir.

    --- cahit sıtkı tarancı ---
  2. 6 senedir aynı kişiyi sevmek ve aynı zamanda, o kişi tarafından iplenmemek ama yine de vazgeçmemek ve bu sevginin ömür boyu süreceğini hissetmek/sezmek
    (bkz: kendimden biliyorum)
  3. bir rubén dario şiiri;

    kardeş, sen ki ışığa sahip, benimkini ver bana.
    kör gibiyim. yürüyorum tereddütlü ve yordamsızım.
    fırtınalar ve ıstıraplar altındayım
    düşlere körüm, ahenk delisiyim ayrıca.

    şudur derdim: düşlemek. şiir
    demirden bir gömlek, bin iğneli, yaralayıcı,
    ruhumun üstünde taşıdığım. dikenler -ki kanlı-
    düşmesine karasevdamın damlalarının, izin vermededir.

    ve gidiyorum işte böyle, kör ve deli, bu kekre dünyadan;
    çok uzun olduğunu düşünüyorum yolun kimi zaman,
    kimi zamansa çok kısa...

    ve bu cesaret duraklayışında ve can çekişmede,
    kederlerle doluyum, zar zor taşımada.
    duymuyor musun düşmesini, karasevdamın damlalarının öylece?

    çeviren: ulaş başar gezgin
  4. ...
    sessizce ilişti masaya
    beyaz peynir söyledi, çoban salata
    bir küçük rakı, karanfil
    tadımlık bir hüzün söyledi
    tadımlık bir yalnızlık
    bir sevda herkese

    bir karasevda kendine * *
    ...
  5. bir behçet aysan şiiri.. tamamı şöyledir;

    ak bir yaban güvercini
    gibiydin aşk
    vişnelere
    bulaştın kirlendi beyazın.

    takılamayan
    telli duvak

    verilemeyen mendil

    düşlerde
    kaldın.

    al üstüne mor giymiş
    körkuyularda
    körkuyularda

    sevdadan delirmiş.

    ah yüzüne bütün kapılar
    kapanmış senin
    ıtır
    ve yasemin kokulu günah.

    çıkılamayan yıldız
    gidilemeyen iklim

    kimbilir hangi limanda
    hangi gemiye
    yüklenmiş.

    al üstüne mor giymiş
    körkuyularda
    körkuyularda

    sevdadan delirmiş.

    düşlerde
    kaldın.
  6. ak bir yaban güvercini gibiydin ask, visnelere bulastı kirlendi beyazın mısralarıyla karasevda kavramının temasını en güzel şekilde anlatan behcet aysan şiiri.
  7. sanmaki hikayesi şu titreyen dalların
    düşen yaprakla biter
    böyle bir karasevda kara toprakta biter
  8. eski yaraların kabuğunu kaldıran semiha yankı şarkısı. başkasından değil onun sesinden ve eski kayıttan dinlemek lazım.

    sözlerini fikret şeneş yazmış. 1976'da plağı çıkmış.

    sözleri copy paste:

    çıkmaz sokakta yol bulamadım
    gözlerim yandı ağlayamadım
    bir kara sevda vurdu başıma
    nerdesin sen, kimdesin sen
    ben soramadım

    nerde başladı nerede bitti
    kavuştum derken hasreti geldi
    bu benim değil aşkın kaderi
    ayrılıktan gözyaşından
    başka ne sanki

    sevgiden yana şansım olmadı
    kötüden başka dostum olmadı
    sen de yoksun, bilmiyorsun
    halim kalmadı
  9. bir behçet necatigil şiiri..

    delicesine daha dün
    kitaplara düşkündü,
    almış yürümüş serserilikte.
    akıl bu, evi barkı bırak da sen
    iğri büğrü sokaklara dal
    geceyle birlikte.

    bir kız sevmiş yakın zamanda,
    bahse lüzum var mı geçmişten?
    iflah olmaz sanırım,
    geçti iş işten!

karasevda hakkında bilgi verin