şükela:  tümü | bugün
  • fantastik ve acayip ulkemizde heves edilmesini tavsiye etmedigim yasam bicimi. evet yasam bicimidir karavan, bir tasit veya makine degildir. insanin "bir yere bagli olmadan yasamak" hevesi ve "tum memleket benim evim" dusuncesiyle girismesi sonucu sinir krizi, hayattan soguma ve cildirma basta olmak uzere cesit cesit yan etkileri vardir ki tadindan yenmez.

    mesela degisik ulkemizde karavanla ilgili yasalar kisaca "ya nasip ya kismet" seklinde ozetlenebilir. bir mercinin dogru kabul ettigini bir digeri yasaklar ve ceza keser, bunun kabul ettigini ise oburu zinhar kabul etmez.

    her insanin hayali "kendi ihtiyaclarina gore karavan yapmak" imkansizdir, otuzsekizbin ayri mevzuat ve yasaya takildigi icin (bunlarin hicbiri saglam gerekcelere dayanmaz bu arada) ulkemizde karavancilik "servis minibusunu caktirmadan karavana cevirmek" ve "karavan firmalarindan dunya kadar paraya en kalitesiz urunu satin almak" arasinda gider gelir. oyle alayim bir offroad araci, karavan yapayim falan yok yani.

    diyelim ki bir sekilde karavan aldiniz ve hevesle yola koyuldunuz, adama "hoop bi dakka nereye gidiyorsun bilader?" derler. haklilar, nereye gidiyosun ulan oyle kafana gore? (sinirlendim bak yine). bir kere karavan kulturu olmayan allah'lik ulkemizde karavan kampi var mi diye dusundun mu hic? dusunmedin di mi ibis? bosuna arama ben soyleyeyim yok. yani var da yok. bir dunya para isteyip karsiliginda 5 metrekarelik toprak sunmak karavan kampi sayilmiyor ne yazik ki. ayni paraya avrupa'da hatta en pahali ulke sayilan ingilterede bile posta kutusu hizmetinden bedava uydu ve internet sistemine kadar hersey varken, bizde en luks hizmet "golgelik agac var daha ne istiyonuz?"
    zaten kendilerinin karavan kampi oldugunu iddia eden tarlacilar o kadar yuksek meblalar istiyorlar ki cidden o paraya okuz aliriz diyesi gelir insanin. ortalama bir evden daha pahaliya patlar kira gibi.

    bu kamplarda yabanci ulkelerden gelen karavancilar euro/dolar uzerinden odeme yapacak diye en iyi yerler (iyi yer dedigim de agac alti iste) bunlara ayrilir, yurdum karavancisina verilmez. zaten yurdum karavancisinin karavani da karavan sinifina girmez "stealth camper" yani gizli karavan sinifina girer, minibusu bozup karavan yapmaktan baska alternatifleri yoktur cunku.

    misal dedinki "bu cennet vatanin dort kosesi kamp iste" ve kafana gore biryerlerde konaklamak istedin, sonuclar:

    1- ayni gece icinden yaklasik 45 kere farkli polis/jandarma incelemesi icin uyandirilirsin, niye mi? ulan dedik ya bu ulkede karavan kulturu yok, ortalama her medeni davranis "supheli" gorunuyor bu yuzden.

    2- senin pansiyon/hotel/kamplarinda kalmadigini goren yerli isletmeciler seni en fantastik sekilde ihbar eder yetkililere ("terorist bunlar" diyen mi istersin, "icerde hep sevisiyorlar kesin" diyen mi). bunu yapma sebepleri cok iyi vatandas olmalari degil senin uzerinden para kazanamayacaklarini anlamalaridir.

    3- hangi deniz manzarasi, hangi muhtesem dogal guzellikte kamp yapmayi dusunuyorsun? hangisini hayal ediyorsan bosuna hayal etme, coktan birilerine peskes cekilmis butun sahiller, ormanlar, cayirlar yaylalar. karavanla gidip issiz koylarda kamp yapacagim, kitap okuyup kedilerimi sevecegim gibi entel hayallerin sehir otoparkinda egzoz (eksoz, eksos,egzozst her ne haltsa) dumanlari icinde gecer.

    4- diyelim ki bunlara sabrettin. ya yurdum hayvanevlatlarina ne yapacaksin? gecenin bir korunde gelip basina bela olurlar, cami cerceveyi kirmaktan tut, acik gordugu her delikten iceriyi gozetlemeye, hatta tehdit etmekten tut sabaha kadar bagirarak korkutmaya calismaya kadar her yolu denerler. neden mi? arkadas memleketin ne kadar maganda oldugunu da ben mi ogreteyim sana? bir nedeni yok iste, oyle bir yaradilislari oldugu icin.

    5- gordugun issiz bir koy bile uzerinde insaat olmasa da, bombos bir yer olsa da kesin birilerine otel, avm her ne haltsa yapilmasi icin hediye edilmistir o yuzden cennet vatanin cennet koyunda bombos bir alanda durdun diye "mulke tecavuz" suclamasiyla karsi karsiya kalabilirsin.(saka degil ciddiyim)

    iste butun bunlar ve daha saymaktan imtina ettigim binlerce sebepten, herseyden once akil ve can sagligin icin uzak dur karavan isinden. bunu seni karavandan sogutmak icin soylemiyorum. keske asgari derecede medeni ve sistemli bir ulke olsaydik da bu soylediklerimin hepsini yeseydim.

    ama simdilik gel sen beni dinle, paran varsa muteahhit ol, belki cennet vatanin cennet bir kosesi de sana peskes cekilir. yoksa oyle karavanla falan gezeyim dersen daha coook beklersin cicis. niye mi? bir nedeni yok, oyle iste.
  • özgürlüğün, motorlu taşıt lügatındaki yegane karşılığıdır.

    günün birinde çiçek çocuklar gibi, dean moriarty gibi, alex süperberduş gibi pantolon, ayakkabı, çanta yerine sadece ruhumu yenileme gereksinimi duyduğumda, bir karavanım olsun istiyorum. beni uzaklara götürsün. tek tanrılı dinden çoğul sisteme geçiş yapayım, kutsal kitap yerine hiç görmediğim ülkelere tapayım. ibadetim, içinden geçtiğim yollarda yaşama, konuşma, kahkaha atma sevdalısı insanlara duyduğum aşk olsun..

    aile değerleri, gelenekler, kısıtlamalar, törensellik, şekilcilik, yapaylık, tüketim çılgınlığı, kariyer hırsı, sınıf ayrımı, modern toplum, vergiler, seçimler, pahalı arabalar, parfümler, marka giysilere günün birinde hadi benden eyvallah dediğimde, kıçımda kullanılmaktan aşınmış pantolonumla bir karavan koltuğuna yayılmış, “society, i hope you’re not lonely without me” söylüyor olacağım. bu şarkı karşısında toplumun vereceği cevabı hiç umursamadan..

    okuduğum kitapları değil, bana kattıklarını dolduracağım sırt çantama. işime yarayan bilgiler, kâr kalacak yanıma; gerektiğinde ikiyle ikinin kaç ettiğini unutacağım. sorumsuzluğun doruklarında gezerken bütün –izm’lerden sıyrılıp dünyanın yalınlığını keşfe çıkacağım. doğu, “batı olmayan yön” olacak benim için. batıysa, tam zıttı işte. beynimin bundan öte anlam yüklemesine izin vermeyeceğim ne güney’e, ne kuzey’e, ne sağa ne de sola.

    hiçliği anlatan bir kitap yazacağım günün birinde. içinde sanatsız, bilimsiz, hikayesiz ama mutlak hür bir “hiç” olacak. toplumun ve dinlerin dayattığı kutsal evlilik müessesine işaret parmağımı sokacağım.

    bir filmi izler gibi, önümde uzayıp giden yolu izleyeceğim güneşin her batışında. yağmurlu günlerde karavanımı yolun kenarına çekip, damlaların camda çıkardığı sesi dinleyerek güzel bir uyku çekeceğim.

    konuştuğum dile, dillere saygısızlık yapıp daha iyi anlaşılmamı sağlayacak başka iletişim yolları arayacağım. hatta zamanla konuşmamanın hazzına varacağım. kötü bir alışveriş listesi gibi olan hayatımda, “yolculuk” başta, ortada, sonda, çarşambada, pazarda, haziranda, kasımda, gün batımında, şafakta, her yerde olacak.

    taşı beni karavan, uzaklara götür,
    portekiz'e, ispanya'ya...
  • 7 yıldır ailemize 2. motorlu taşıt olarak hizmet vermekte olan motorlu taşıtın türüdür. yeni tanıştığım insanlar karavanım olduğunu öğrendiklerinde "oh ne güzel bin bin git" gibisinden keyif içeren cümleler kuruyor fakat binip gitme yönü öyle çok da güzel değildir. karavan sahibi olmak isteyenlere buradan maddeler halinde açılamada bulunmayı bir borç bilirim.

    doğa ile iç içe olmayı çok seviyorsanız ve buna ayırabileceğiniz fazla zamanınız varsa karavan alın. yoksa yılda 9 ay boyunca karavan size, siz karavana bakarsınız farkında olamadan defalarca aküsünü boşaltırsınız. haydi toplanın 2 aydır karavanla gitmiyoruz binip gidelim demeden 1 gün önce aküyü söküp şarj edin yoksa güzel bir cumartesi günün zehir edebilirsiniz.
    içinde yaşayacaksanız çekme karavan alın, diyelim ki bir hata yaptınız ve çekme karavan aldınız onu çekip götürmek için hiç kendinizi veya arabanızı yormayın hangi karavan kampına gitmek istiyorsanız oraya kadar karavanınızı nakliye şirketine taşıtın. onun haricinde ankara-marmaris arasındaki 800 kilometrelik mesafeleri 2 günde gitmek zorunda kalırsınız.
    motokaravan haricinde binek bir taşıta yetecek maddi durumunuz yoksa o filmlerde gördüğünüz ve keşke şunlardan bir tane de benim olsa dediğiniz karavanları almayın. şehir içinde veya trafikte insanı ne hallere sokacağını tahmin bile edemezsiniz.
    tek araç olarak kullanılacak en iyi araçlar campervan olarak bilinen ve ortalama bir minibüsün arka kısımına dışarıdan müdahale etmeksizin sadece içi değiştirilmiş modellere yönelin.
    bütün uyarılara aldırış etmeden gidip 7 metre uzunluğunda ve arka tarafı sonradan monte edilmiş bir karavan aldığınızda kendinizi yedek parça stresine hazırlayın. ülkemizde çok yaygın olmayan karavan modelleri nedeni ile yedek parça sıkıntısı son derece fazla hissedilir. bu nedenle campervan araçlar son derece işlevlidir. kendi aracım volkswagen transporter ikinci el olarak satın aldığımda 250.000 km gitmiş bir araçtı ve hiçbir parça sıkıntısı çekmeden ağır bakımlarını yaptırabildim, tabi karavana harcayabileceğiniz 60.000tl kadar paranız varsa bu durum istisnadır sıfır km istediğiniz bir minibüsü alıp arka tarafını* keyifle istediğiniz gibi yaptırabilirsiniz, kullandığınız araç güncel bir araç olacağı için yedek parça sıkıntısı da çekmezsiniz.

    sonuç olarak karavan almak yerine karavanı olan bir arkadaş bulun.*
  • karavan (veya rv) denen araclar iki turludur. kamyonetin arkasina baglanip cekilenler, bir de otobus gibi tek bir aracta birlesmis olanlar.

    ilki: https://res.cloudinary.com/…starcraft_satellite.jpg

    ikincisi: https://res.cloudinary.com/…/thor_freedom_elite.jpg

    bunlarin ikisinin de surumu asiri derecede zordur. ozellikle otobus veya kamyon surme konusunda tecrubeniz yoksa karavanla gezmek size kolaylik ve keyiften cok zahmet verir. bunlarin surumu ayri dert, park edilmesi ayri dert, yakiti ayri dert, saymakla bitmez. bir de ilk siradaki karavan cesidini cekebilmek icin normal araba yetersiz kalir. turkiye'de cip denilen araba turleri (suv) bile bu karavanlari ikina ikina cekebilir ve yokuslu, tumsekli veya engebeli yollarda asiri derecede zorlanir. duz yolda da saatte 50-60 km hizla bile zar zor ceker. bu karavanlari hakkini vererek cekebilmek icin toyota hilux veya ford f-150 gibi pick up kamyonete ihtiyac duyulur.

    aslinda bunun guzel bir cozumu var, o da karavan ile araba arasinda olan "camper" adi verilen araclardir. camper'lar gunumuzde ortalama bir minivan'la ayni boyutlarda olan, arka koltuklarin yataga donustugu, catinin yukseldigi muhtesem araclardir. surmesi de, bakimi da, park etmesi de, kullanimi da normal karavanlara gore cok daha kolay ve hesaplidir. ayrica bir rv'ye gore ucte bir oraninda (bazen de yari yariya) daha az benzin yakar. camper arac turleri tam bir muhendislik ve dizayn harikasidir cunku ufacik bir alana cok fazla fonksiyon sigdirilir ve bunlari gordukce dizayn eden muhendislerin zekasina hayran kalirsiniz (asagidaki videolara bakabilirsiniz).

    bu konuda favori aracim volkswagen california. bu arac boyut olarak bir minibusten daha ufak ama aracin icinde bir rv'yi aratmayacak kadar ozellik var. bahsettigim arac sudur:

    https://i.ytimg.com/…/swtpoh-hzgy/maxresdefault.jpg

    aracin icinde ufak bir mutfak, ufak bir firin, dus seti, 2 tane cift kisilik yatak, elbise asmak icin ufak dolaplar, ufak bir buzdolabi ve dondurucu, katlanabilir masa ve sandalyeler bulunmakta.

    https://images.honestjohn.co.uk/…california~(7).jpg

    https://res.cloudinary.com/…jltkentcdtbpdjnuim3.jpg

    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/…hhvwf0svgy0pnpp

    https://www.campervantastic.com/…3a0f9_dsc_2442.jpg

    bu kadar ufak bir alana bu kadar sey sigdirmak tam bir tasarim harikasidir. adamlar bildigin bir rv'nin yari veya ucte biri boyutundaki bir araca bir rv kadar sey sigdirmislar (tuvalet haric). aractaki her sey katlanarak baska seylere donusuyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=6fb2ejskhyy

    su abimiz aracin altini ustune getirerek tum ozelliklerini uygulamali olarak gostermis: https://www.youtube.com/watch?v=swtpoh-hzgy

    mutlaka izleyin derim.

    bu hatun da surekli camper'iyla geziyor ve seyahat konulu guzel bir youtube kanali var. su videoda gezdigi camper'i tanitmis: https://www.youtube.com/watch?v=eoxinbjqg1a

    aslinda camper'lar 1960'lardan beri bilinen bir konsept. mesela yan komsumda cok eski model bir camper var ve hala kullaniyor. yine de eskiden mercedes, volkswagen, toyota gibi firmalar camper isine epeyce yatirim yaptiktan sonra bir sure boyunca pek yatirim yapmamislar ve yenilikten uzak durmuslar. son 5-6 senedir de yeniden bu alanda yatirimlar yapilmaya baslanmis ve araclar yeniden guzellesmis ve yeni inovasyonlar kazanmis. son yillarda instagram gibi uygulamalar sayesinde insanlar daha fazla seyahat edip kamp yapmaya baslayinca ve benim gibi rv ve karavan surmekten nefret eden bir suru insan olunca bu alanda daha da cok yatirim yapilmis.

    mesela su video'da 1996'dan kalma bir camper tanitiliyor: https://www.youtube.com/watch?v=72qi7ll5-qu
  • vergi dairesinde işin mi var, yollar boşken gidip önüne park ediyorsun gece saat 02.00'de.
    sabah 08.00'de uyanıp giriyorsun sıranın en başına.
    ne mi oluyor?
    birincilik teli senin oluyor*...
    işte sadece bu bile yetiyor ihtiyarın nazını çekmeye...
  • genellikle ya bayagi zenginlerde ya da bayagi fakirlerde olan bayaa degisik bir arac.
  • 6 yıldır sahibi olduğumuz ikinci evimiz. almak isteyenler öncelikle ihtiyaçlarını iyice gözden geçirmelidir. eğer sürekli gezmek istiyorlar ve içinde en fazla 2 kişi kalacaklarsa motokaravanı tercih etmelidirler. ancak gittikleri yerde market ihtiyaçlarını karşılamak veya şehre inebilmek için mutlaka yanlarında bir de motorsiklet bulundurmalıdırlar. çekmeli karavan için en uygun yerler ege ve güney kıyılarında bulunmaktadır. birçok kamping alanı kışları güvenlikli otopark hizmeti vermektedirler. böylece kışın kravanla trafiğe çıkıp şehre geri gelme işkencesi yaşanmamaktadır. kamp alanı ne kadar ağaçlık olsa da günün belirli saatlerinde karavan güneş alacağından klima kesinlikle gereklidir. içindeki herşeyin ihtiyaçlar doğrultusunda minimal olarak döşenmiş olması ayrıca her boşluğun zekice kullanılması insanda hayranlık uyandırır. kamp hayatını sevenler hayatları boyunca mutlaka bir defa bunu tecrübe etmelidirler. doğayla sürekli içiçe olmak, bir mayo birkaç t-shirtle koca yazı geçirmek insanı şehrin tüm streslerinden uzaklaştırır. tek kötü yanı vardır o da şehre geri dönüldüğünde kendini kapana kısılmış gibi hissetmektir.
  • bir karavanım olacak. uzun yollara çıkacağım.

    sabah güneşle beraber uyanıp, çimlerin büyürken çıkardıkları ses eşliğinde, bir salyangoz gibi ağaç kenarına kıvrılıp derin, deliksiz bir uyku çekeceğim.

    güneş batacak sonra. hiç bilmediğim memleketlerden. her şey bitecek; konserveler, kitaplar, müzik, içki, dost, sohbetler, çiklet, dergiler, iç çamaşırı, yaz, güz, kış, bahar...

    ama yol bitmeyecek.
  • babam hep maceraperest bi adam olmuştur. yıllarca ailemle birlikte gittiğim güzel tatillerin %80'i çadır kamplarında geçmiştir; hatta ilkinde 4-5 yaşlarındaymışım. babam hep bizim için erteledi macera ruhunu. ortaokul yıllarımda hatırlıyorum, meşhur camel trophy e katılmayı bile düşünüyordu da bizi bırakip gidemiyordu.

    2 sene sonra babamın 60 yaşını kutlayacağız. çocuklarına ve eşine adanmış onlarca yıl, ve hayallerine sadece bir çadır kampı kadar yaklaşabilmiş bir adam.

    bir hayalim var ey sözlük, babama 60. yaş günü hediyesi olarak volkswagen t2 minibüsten bozma bir karavan hediye etmek.

    malumdur volkswagen t1 ve volkswagen t2 artık classic kategorisine girdiği için bulmak neredeyse imkansız. bulsan da 20 bin tl nin üzerinde fiyatlar söz konusu; hatta t1 ler 50 bin tl den başlıyor.
    burada solbaştan t1-t2-t3 birlikte görülebilir. hatta burada ve burada da varlar.

    neyse; kasası çürük ama yürürü sağlam bir vw t3'ü ortalama 2,5-3 bin tl ye alabiliyorum. tüm işçiliğin kendim yaparak ve masraflarını zamana yayarak 2 senede bunu tamamlarım sanki.

    bu videoda görüleni aynen uygulamak niyetim. tabi üstüne birde güneş paneli ekleyeceğim, şu fotovoltaik pillerden. belki yazları babamdan kaçırırım karavanı; çocuklarıda alır gideriz akyaka'ya.

    ortalama 15 bin tl maliyet olur diye tahmin ediyorum. bankada şuan 14 bin tl var, aşağı yukarı yeter be.

    bir hayalim var sözlük ve ey sözlükçüler bi yardım edin bana. t1-t2 veya t3 satan var mı aranızda?*

    edit: bugün 6.250 tl ye çalışır vaziyette, muayene sorunu olmayan, plakası vs. tam araç buldum. 5.500tl ye bırakacaktı ama nasip olmadı. başka bahara kaldı.

    acaba ford transit mk1 mi denesem?
  • şu hayatta en çok sahip olmak istediğim iki şeyden biri, çocukken oynadığım karavan, vosvos minibüs oyuncaklarını düşününce, çocukluğumdan beri bir karavan sahibi olmayı hayal ettiğimi farkettim, daha sonra internetten satılık karavan baktım, fiyatların çok abartılı olamadığını görünce neden olmasın dedim. (bkz: neden olmasın)

    2.si için (bkz: yelkenli)