şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yardimsever turk insaninin bir guzelligi. iste biz turkler boylesine insanciliz, boylesine severiz kollariz birbirimizi.
  • diğer bir yardımseverlik örneği de arkadan gelip sollamak için fırsat kollayan otomobilin sürücüsünü bir şekilde uyarmaktır. genelde sinyal verilerek hadi geç mesajı verilmeye çalışılır. bazen de önde giden otomobilin mesela arka kapısının iyi kapanmadığı görüldüğünde selektör yapılarak uyarılır.

    bazı güzel insanlarımız bu iki hareketi mix ederek sollamak isteyen otomobilin sürücüsünü selektör yaparak uyarma gayreti gösterirler.
  • tc karayolları ekiplerinin rampa inişlerine ve düzlüklere radar tabelası koyarak katılmaya çalıştığı kardeşliktir. gittiğiniz yolun banket kısmında ters şekilde parketmiş arabalardır bu kardeşiliği asıl yaratan.
  • karşıdan gelen aracın fiyatı, görünüşü ile ters orantılıdır. mesela karşıdan gelen kamyon 100 km hız yapsa "yazık, adam ne vakitten beri yollardadır kim bilir?" diyerek selektörlere abanan yurdum insanı, aynı hızı cip yapsa "şerefsiz, bunlar yüzünden kazalar oluyor hep" diyerek elini bolu fm'i açmak için radyoya uzatabiliyor. ayrıca arabada ailecek giderken, selektörle uyaran aracı ilk gören olup "bağ bağ selektör yaptı yavaş ula yavaş" demenin zevki paha biçilemezdir.
  • amerika karayollarında görülmeyen kardeşliktir. radar dedektoru çıktı, mertlik bozuldu.
  • 5-6 senedir kullanılan "mobil radar", bu kardeşliğe limon sıkmıştır. zira kendisi, yolda ilerleyen normal sivil bir araçtır. çok dikkatli bakılmadıkça da, üzerinde taşıdığı kamera ve antenleri görmek imkansızdır.
    öyle çevirmeyle felan da uğraşmaz bunlar. cezanızı bir güzel belgeleyip, evinize kadar gönderirler. itiraz ederseniz de, plakanızın çekilmiş fotoğraflarını ve kuralları ihlal ettiğiniz andaki kaydedilmiş videonuzu gözünüzün içine sokarlar.
  • bu kardeşliğin imza hareketi havaya bir şeyler yazıyormuş gibi yapmaktır.
  • türk insanının birlik olduğu nadir anlardan biridir bu uyarma anı. misal bakarsını karşıdan bir sürü insan üçbeş kere üst üste selektör yapıyor. hemen hızınızı 90'a düşürüp biraz sonra gelecek radara karşı zafer kazanmış hissedersiniz.
    polise karşı omuz omuza.
    bunun örneğini son olarak bugün yaşadım. gerçekten de insan kollektif bilincin ne olduğunu böyle zamanlarda anlıyor. aynısını sen de yapıyorsun sonra. karşı şeritte radar görünce lap lap diye selektör yapıyorsun. karşı şeritteki arabaların aynı anda yavaşladıklarını görüp görevini yerine getirmenin huzuruyla yoluna devam ediyorsun.
    bazen de tüm uyarılara rağmen radara yakalanlar oluyor. onları da bu yolda verilmiş kayıplar olarak görüp bir sonraki radarda daha iyi performans sergilemek üzere sözleşiyorsunuz.
    halbuki bu birbirini uyaran adamları aynı yere toplayıp herhangi bir işi beraber yapın diyerek yalnız bıraksan muhtemelen yarım saat sonra kavga dövüş birbirlerine gireceklerdir.
    demek ki türk insanının birbirini desteklemesi için despot bir otoriteye karşı birbiriyle doğrudan temas etmeden birleşmesi gerekiyor.
    böyle de tespit yaparım.
  • karşı şeritten gelen şöförün "abi ilerde radar var, aman yavaş git" manasına gelen uzun uzun bir kaç kez selektör atmasıyla gerçekleşen dayanışmadır. nezaketen teşekkür manasına gelen sellektör atmak makbuldür.