şükela:  tümü | bugün
  • üst edit: 183'ü aradım, gelişmeleri editlemeye de devam ediyorum, en altta bulabilirsiniz.

    nasıl bir başlık açacağımı bilemedim özür dilerim ancak verilebilecek her türlü tavsiyeye açığım. ben 22 yaşındayım ve 4 yaşında bir kız kardeşim var. annem de babam da 48 yaşında.
    kardeşime hiçbir zaman iyi ebeveynlik yapamadılar. annem sürekli tehdit ediyor kardeşimi, mesela yemek yemesi için zorluyor yemek istemeyince de "tamam bundan sonra yemiyorsun." diyor, istemediği bir şey yapınca "bundan sonra seni dışarı çıkarmak yok." diyor vesaire ama her şey konusunda hep tehdit ediyor. kardeşimin ağlamadan geçirdiği tek bir gün yok ve bu bir abartı değil. "sen bana karşı çıkamazsın, ben senin annenim." diye sürekli tehditler savurup azarlıyor. "geç içeri gözüm görmesin." falan diyor, kardeşim ağlayınca "kes sesini! git sakinleş sonra gel." falan, kardeşimin ağlamasına asla katlanamıyor. ben de katlanamıyorum ama farklı anlamda. babamsa kardeşim yanlış bir şey yaptığında ona hakaretler edip aşağılıyor. "mal!", "geri zekalı!" gibi hakaretlerle bağırıyor. kardeşimin ağladığını duyunca gidip onunla oynamaya çalışıyorum ve mutlu ediyorum ama diğer zamanlarda onunla oynayarak çok uzun zamanlar geçirdiğimi söyleyemeyeceğim. bu gerçekten yorucu ve yıpratıcı bir şey, sıkıcı da, yani kaçınmak isteyeceğim bir şeydir normalde ama annesiyle babası oynamadığı için ona ben bakmak zorundayım. çocuğu en başından neden yaptıklarını anlayamıyorum.

    bugün ise kendime hakim olamadım. annem yine kardeşimi tehdit edip onu ağlatıyordu ve ben dayanamayıp gittim ve annemle kavga ettim, ona bağırdım, "sen annesin, anne gibi davran." gibi çok şey söyledim ve bunu söylemekten utanıyorum fakat o sırada kardeşim de bizimle aynı odadaydı. iyi bir abi olduğumu iddia etmiyorum ancak bu durumda kardeşime en çok yardımcı olabilecek kişi benim. daha sonra ağlayan kardeşimi alıp içeri götürdüm, oyunlarla aklını dağıtıp sakinleştirdim, çizgi film açtım vesaire. daha sonra annem girdi odaya ağlayarak ve bana dedi ki "seni de geberteceğim onu da geberteceğim." kardeşime dönüp "ona sığınırsan seni gebertirim bebe!" dedi. ben de ona yine sert bir şekilde kendi çocuğuna bunu söyleyemeyeceğini söyledim. "bu çocuğu senden kurtaracağım." dedi, "o zaman sevgi göster ki sana gelsin." dedim, "sana mı soracağım sevip sevmeyeceğimi, ona ne söyleyip söyleyemeyeceğimi sen mi söyleyeceksin?" dedi. daha sonra kardeşimi alıp başka bir odada oynamaya başladım ben kapıyı kitlerken annem kardeşime "onunla girersen bir daha çıkma oradan!" diyordu, kardeşim de "abi" diye ağlıyordu ki onları en çok delirten de bu zaten. daha sonra kardeşime yemek yedirdim, bilgisayardan bir çocuk filmi açtım, beraber izledik falan. kardeşim çıkıp annemle konuşmaya çalıştı, annem "bundan sonra abinle yat, o yedirsin, o oynasın benim yanıma gelme." dedi. babam "git abin ilgilensin seninle." diye başından savdı. kardeşim benimleyken uğraşıp güldürüyorum keyfini yerine getiriyorum, içeri gittiğinde yine üzüyorlar yine ağlatıyorlar. "bundan sonra seni görmezden geleceğim." diyor mesela o ruh hastası kadın sanki telefonundan başını kaldırıp ilgi isteyen kardeşimle konuşuyormuş gibi.

    hep aklımdaydı zaten, dün dişim için hastaneye gidecektim fakat geç kaldım, eğer gitseydim çocuk ruh sağlığı'nın hizmette olup olmadığını öğrenip kardeşim için bir muayene randevusu alacaktım. aklımda kardeşimde oluşmuş olabilecek psikolojik olumsuzlukları tespit etmek, eğer ikna edebilirsem annemle babamı da psikolojik muayeneye tabi tutturarak geri zekalı ve manyak olduklarına dair belgelerle gerekeni yapmak vardı. şu an işler daha acil gibi, yani bu çocuk yine bu manyaklarla konuşmaya çalışacak, belki yine bu manyaklarla yatmak isteyecek. ben şu an ne yapmalıyım hiçbir fikrim yok, akrabalarımın uzun süre bakmayacağından, ebeveynlerimin tarafını tutacağından (annem çok manipülatif bir insan ve ben kimseyle konuşmadığım için beni çok rahat bir şekilde şeytan ilan edebiliyor, beni saçımı taramadığım için evden attıkları bir zaman bile çıkarken küfür ettiğim için "herkese söyleyeyim de kimse evine almasın seni." deyip bunu yapabilen biri.), baksalar bile bir süre sonra annemle babama geri vereceklerinden hiç kuşkum yok. dövmediler, hapsetmediler ("döverim", "içeri kilitlerim" çok dendi gerçi) bu yüzden pek bir yasa çiğnemiş gibi görünmüyorlar. yani bilmiyorum ne yapacağımı şu an ama kardeşimin bu insanlarla yaşamaya devam etmesini kardeşimin akıl sağlığı için hatta belki fiziksel sağlığı için çok tehlikeli buluyorum. işleri kötüleştiren en başında benim tepkimdi, sakince planladığım şeyi gerçekleştirmeye çalışmaya devam edebilirdim bunun farkındayım fakat o an için kendimi tutamadım ve maalesef geçmişi değiştiremem, bundan sonrası için ne yapabileceğime dair yardıma ihtiyacım var.

    edit: cevaplarınız için çok teşekkür ederim. gelen tavsiyeler üzerine şimdilik planım çarşamba gününe kadar durumu idare etmeye çalışıp çarşamba günü sosyal hizmetler il müdürlüğüne gitmek. ne kadar kısa sürede çözüme kavuşturulur, bu süre içinde bunu nasıl idare edebilirim, nasıl bir çözüm getirilir bilmiyorum ancak şimdilik yapabileceğim bir şey yok.
    (bkz: #107671203) bu yazara da söylemek istediğim bir şey var: bunlar sadece örnekti, aklına gelebilecek her türlü konuda annemin kullandığı "teşvik" yöntemi tehdittir, hep cezalandırılmakla korkutmayı amaçlar. bu bir kere olan ve benim abartı tepki verdiğim bir olay değil, bu kadının "seni gebertirim bebe!" demesi artık çok normal bir şey haline geldi. ben de sürekli aşağılanarak büyütüldüm. babam sürekli başından savmaya çalışıyor "şu çocuğuna bak." falan diyerek, annem de bana yönlendiriyor tabii. ayrıca "olay bundan ibaret" dediğin şey de çok sıradan bir şey gibi. yıllardır bu konuda tartışıp mantıklı bir şekilde konuşmaya çalışıyorum ailemle ama asla anlamıyorlar. çocuğun daha sağlıklı yetiştirilmesi için arada pedagoglarla görüşmeyi, tavsiye almayı teklif ediyorum "kendi çocuğumu nasıl yetiştireceğimi onlar mı söyleyecek? sor bakalım onların çocuğu nasılmış?" diyor, kafa bu yani.

    edit: soranlar olmuş, ankara'da yaşıyorum. kusura bakmayın her mesaja dönüş yapamıyorum ve her şeyi hemen okuyamıyorum çünkü şu an kardeşimin yanındayım ve koşturup duruyoruz, hem onunla hem burayla ilgilenemiyorum, müsait bir vaktimde cevap veremediğim mesajlara da cevap vereceğim.
    bir de kurgu diyenler olmuş, hatta annemin sözlerinin ergence olduğunu söyleyenler falan. sizlere kurgu gibi gelen bu senaryoyu bir de yaşıyor olmayı düşünün. eski entrylerim de sadece bu durumu destekliyor, yani annemden nefret ediyorum evet, babamdan da. intihar etmek istiyorum, bu da nasıl yazdıklarımın kurgu olduğunu düşündürür anlamıyorum. ingilizcemin iyi olması kendi çabalarımla, annem de babam da türkçe'yi bile doğru düzgün bilmeyenler insanlar. neyse aslında pek üzerinde durmamam gerekiyor, birileri çıkıp böyle saçma şeyler söylemeseydi çok ilginç olurdu zaten.

    edit: yani bazen hayret ediyorum, hiçbir şekilde desteğe açık olmayan, laftan asla anlamayan insanlardan bahsediyoruz. ben bunları karşıma alıp ciddi ciddi konuşmaya da çalıştım ancak haksız olabilme ihtimallerini düşünmüyorlar. kardeşimin davranışlarını değiştirmek, eğitmek istiyorum ama bu yaştaki bir insanı eğitemiyorum özür dilerim. iyi niyetli yazanlara da teşekkür ederim ancak o seçenek maalesef çalışmıyor, hatta daha saldırgan hale geliyorlar gerçekten düzgün bir şekilde anlatmaya çalışsam bile.
    "onlar senin annen baban, bir insanı annesinden daha fazla sev-" aynen öyle evet gerçekten cevap vermeyeceğim yani.
    yahu "sakinleşmesini söylemesinde ne var ki", "yemek yemiyorsa öyle demesinde sorun yok" falan yahu 4 yaşındaki çocuğunun gözlerinin içine kocaman açtığı gözleriyle bakıp parmağıyla göstererek dişlerinin arasından "seni geberteceğim" diyen bir "anne" bu, ya bunu lütfen normalleştirmeyin. ayrıca bunlar sadece örnek her şeyi ama her şeyi tehditle yaptırmaya çalışıyor bu insan bakın her şeyi diyorum. gerçi bir keresinde çocuğun yaptığı yanlış bir hareketi önlemek için "senin yüzünden oldu" diye suçlamaya çalışmışlığı da var. sürekli korkutarak terbiye etmeye çalışıyor, istediği şekilde davranmazsa onu cezalandıracağını söylüyor ve bunu sürekli ama sürekli yapıyor hiç abartmıyorum. yani her gün defalarca kez tehdit ediyor. bu konu hakkında düzgün düzgün konuşmaya da çalıştım, "elini yıka yoksa şöyle yaparım" demek yerine "hadi gel beraber ellerimizi yıkayalım da hastalık kapmayalım" demesini tavsiye ettim kendim de öyle yapıyorum çünkü. kardeşimle hiç oynamadan, onu sevdiğini söylemeden, yüzüne bir kere bile gülümsemeden geçirdikleri çok gün var ama bir gün yok ki hiç kızmamış, parmaklarını sallamamış olsunlar. her gün, istisnası olmaksızın her gün ağlıyor diyorum bu çocuk ya bunun normal olduğunu söyleyenler var. yani sizin de kötü çocukluk geçirmiş olmanız hatta sizin daha kötü çocukluk geçirmiş olmanız ailemin yetiştirme tarzının doğru olduğunu göstermez, hatta yetiştirmiyorlar ki. taraflı anlattığımı düşünüyorsunuz çünkü cümleleri özellikle kötü göstermek istemişim gibi görünüyor değil mi yani sanki bu kadar sert bir şey söylememişler de ben sertleştirmişim gibi.
    ailemin yetiştirme tarzı kötü olsaydı ben sağlıklı olmazmışım. kendi hakkımda hiçbir şey söylemedim, bütün suçu da aileme yüklemek istemiyorum ama çocukluğumdan beri yalnızlıkla, depresyonla, içe kapanıklıkla boğuşuyorsam ailemin biraz olsun sorumluluğu olduğunu düşüneyim lütfen, rica ediyorum düşünebileyim bunu, teşekkür ederim.
    belki gerçekten de bazı entry'leri hiç yazılmamış gibi düşünmeliyim, umursamamalıyım ama yapamadım maalesef.
    yardımcı olmaya çalışan insanlara teşekkür ediyorum. bazı insanlar yardımcı olmak için pek de doğru olmayan şeyler önermiş, lütfen daha mantıklı olalım. tekrar teşekkürler. şimdilik yatağımı başka bir odaya taşıdım ve kardeşimle birlikte yatmayı düşünüyorum bugün, annemle babam da bana sinirli oldukları için kardeşimi dışlamaya devam ediyorlar. oynamıyorlar zaten, yemek de vermiyorlar ama daha önemlisi "seninle bundan sonra konuşmuyorum, git abin ilgilensin yanıma gelme bir daha." gibi sözlerle üzmeye devam ediyorlar. kardeşimi parka götüremediğim için, arkadaşlarıyla oynayamayacağı için bu sokağa çıkma yasağı sürecini biraz zor geçireceğim gibi görünüyor ancak elimden geleni yapacağım.
    resmî dairelerin pek yardımcı olmayacağını düşündüğünü söyleyenler var, yani en azından denemeliyim, psikolojik analiz yapılacaksa eğer bana hak vereceklerinden neredeyse eminim. edecekleri yardımın kardeşim için iyi olmayacağını söyleyenler var, açıkçası şimdilik bu hastalıklı insanlardan daha kötü bir şey düşünemiyorum kardeşimin başına gelebilecek. özellikle şu sıralar kardeşimi annemle babamla yalnız bırakmam kardeşim için epey kötü olacaktır.

    edit: şu an annemle babam ilk andaki sinirlerini atmış olacaklar sürekli terslemiyorlar çocuğu. akılları başlarına gelmedi elbette ama yine önceki gibiler işte. bugün 183'ü arayıp gerekli görüşmeyi yaptım, bilgilerimi verdim. o an itibariyle şiddet olup olmadığı soruldu, "hayır" dedim. 7/24 arayabileceğimi söylediler ve ailemle konuşmak için görevlilerin gelebileceğini bildirdiler. hastanelerde halen psikoloji bölümleri kapalı, bugün hacettepe'ye sordum, daha sonra bilgi almak için arayabileceğimi söylediler (önce pediyatriye götürmem gerekiyor kardeşimi, gerekli görüldüğü taktirde çocuk ruh sağlığına sevk ediyorlar). gelişmeleri editleyeceğim.

    edit: birkaç kez arandım, durumumuzu takip ediyorlar, henüz kimse gelip görüşme yapmadı, yapıldığında girimi düzenleyeceğim.
  • geçmiş olsun. şu hayatta çocuk doğurmak kadar saçma bir şey yok. istemiyorsanız, kendinize uygun bulmuyorsanız aldırın kardeşim. diyeceksiniz ki çocuk aldırmak günah.
    e bu çocuk böyle yetişip psikopat olacak daha çok günah değil mi?

    edit: ya kardeş altımdaki entrye bakın. ne kadar ayıp. bi insan yanlışsa bile bu lafları edince siz düzgün mü oluyorsunuz? bir de o kadar insan favlamış. ahlaki çöküntüyü gözler önüne seriyor.
  • yani kardeş sana ananı sikeyim dememek için kendimi zor tutuyorum. böyle iki ruh hastasının arasından sen nasıl normal çıktın onu merak ediyorum. şikayet et kurtar çocuğu bu manyakların elinden.
  • elim ayağım titredi okurken. başlığı gündemde tutalım.

    (bkz: sen nasıl bir annesin, sen nasıl bir babasın)

    up!
  • böyle yazıları okuyup ne anne babalar varmış amk diyorum. yalnız hikaye yalan değil ise anne ve babanın çok ciddi psikolojik desteğe ihtiyacı var. ne bu bıkmışlık? ne bu patavatsızlık? sen nasıl 22 yaşına kadar geldin? yoksa sadece kardeşine özel mi böyle davranıyorlar?
  • annene ve babana şidet uygula. onları sindir. bu çocuk üzülürse sizin geçmişinizi sikerim de gözlerinin içine bakarak.
  • bı psikoloğa gidip nasil davranacağın, neler yapabilecegin hakkında yardım alabilirsin. umarım sözlükte bu konuda yardımcı olabilecek birileri vardır ve yardım ederler. sabır diliyorum.
  • kötü ebeveyn hikayeleri kadar içimi daraltan çok az şey var, geçmiş olsun dostum.
    tavsiyem bir sosyal hizmet uzmanına görünmen ve aile terapisi için çalışmalara başlaman. baban da iyi sayılmaz ama annenin durumu oldukça kritik.

    mutsuz, kendini gerçekleştirememiş, boşlukta olan, ne istediğini bilmeyen, yaşadıklarından ve yaşayamadıklarından derin pişmanlık duyan, ruh hali dengesiz, pedagoji ve psikolojiden bihaber kimse çocuk yapmasın mümkünse. gerekirse kısırlaştırın sokak hayvanlarını ortadan kaldırmaya çalışmaktan çok daha faydalı olacağına eminim.
  • otur anne babanla konuş bence. olmadı sosyal hizmetlere başvur. yasal ihlali belgelemen gerek. bunun için sakince, tehdit etmeden yaşamaya devam et.
  • kaza kurşunu dedikleri bu 4 yaşındaki kardeş. aile planlamanın önemi burada. kondom kullanın, et ete değecek demişler sonra doğan çocuğun hayatı mahvoluyor. insanca bakmayı beceremeyecek olan doğurmasın! 48 yaşında kendilerine sabırları kalmamış tipler 4 yaşındaki çocuğa nasıl baksın?

    edit: kondom riskli daha güvenilir yöntemler var denildi. yetişkin insansınız yahu dikkat edin işte.