şükela:  tümü | bugün
  • bazi yazilarda ille karen " horn eye " diye telaffuz edilir seklinde izaha zorunlu isme sahip kadin. icimizdeki, analiz edilip sonuclandirilmamis celiskilerimizin, hayatimizin canina nasil ot tikadigindan dem vurur ..
  • freud'a "bak kardeşim güdü güdü diyorsun da bir de bu memleketin bir havası suyu var" diyerekten, aklı başında bir eleştiri yapabilmiş yazar.
  • neo freudyenlerden. bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim der. arkadaş ilişkilerinin insan davranışları üzerinde çok önemli etkisi olduğunu vurgulayan bilim kadınıdır.
  • ders kitaplarında soyadının yanında parantez içinde eşşek kadar pronounced hor-nay yazar. yazar burada karen horney'ın renkli hayatına dair yapılabilecek kötü espirileri engellemeyi amaçlamıştır.

    (bkz: hornyken frommu götürmüş diyolar)
  • kendisinin penis envyile ilgili görüşleri:
    "the wish to be a man [...] may be the expression of a wish for all those qualities or privileges which in our culture are regarded as masculine, such as strength, courage, independence, success, sexual freedom, right to choose a partner" (1939).
  • almanya'da tıp fakültesine kabul edilen ilk kadınlardandır. 13 yaşından itibaren tutmaya başladığı günlüğü sonradan the adolescent diaries of karen horney adı ile yayınlanmıştır.
  • "godlike in his imagination, he still lacks the earthly self-confidence of a simple shepherd."

    "kendi iç dünyanızda tanrısal olabilirsiniz ama gerçek dünyada bir çobanın dünyasal özgüvenine sahip değilsinizdir " olarak türkçeye çevrilebilinecek ve nevrozların neredeyse tek cümlelik özetini yaptığı bir sözü vardır.
  • nevrozlu kişileri kültürün üvey evlatları diye tanımlayan alman asıllı amerikalı psikanalist. horney'e göre, nevrozun temel taşı kaygıydı, bu yüzden nevrotik kişileri ya bu kaygıları atlatamamış veya da benliklerinden birçok ödün vererek atlatmış bireyler olarak tanımlar. kişiliğin gelişiminde kültüre önem vermesiyle adler'e yakın durup, freud'dan ayrılır.
  • ilk feminist, freudcu psikanalist.
    evinde bulamadığı sevgi ve kabulu aramış. 'süper bakireler için bakirelere layık bir gazete' dediği bir gazete çıkarmış. günlüğüne 'hayallerimde , vücudumda ateşli dudaklar tarafından öpülmedik tek bir yer yok. hayallerimde, sonuna kadar yaşamadığım bir ahlaksızlık yok' notunu düşmüştür. evlenmiş 3 kız cocuğuna sahip olmuş. ama ruhsal sıkıntıları aşırı derecede mutsuzluğu son bulmamış. evlilik dışı ilişkiler yaşadıktan sonra kocasından boşanmış. kabul görmeye yönelik arayışı asla sonlanmamış. en uzun ve coşkulu ilişkisini psikanalisti eric fromm ile yaşamış bu ilişki bittiğinde harap bir hale gelmiş. depresyonu ve cinsel problemleriyle başa çıkabilmek için analize girmiş ancak freuncu analizin kendisine yardım edemediğini görüp ömür boyu devam eden kendini analize yönelmiş. kadın psikolojlsiyle ilgilli önemli bilgiler sunmuş. aşkı arayışını asla sonlandırmamış. tarafımdan büyük saygı toplamıştır. keşke mutlu olmayı başarabilseydi...
  • hayattan zevk almayı bilen nadir psikanalistlerden birisidir kendisi, mutsuz evliliklere ve ilişkilere rağmen ve mutsuz bir aileye rağmen hayatını eğlenceye adamıştır. erkeklerle olan husumeti fazlacanadır. her ne kadar freud'un teorimi üzerine teorisini kursa da kişilik oluşumun evrensel olamayacağını çevresel faktörlerin fazlacana insan yaşamında önemi olduğunu savunmuştur. pek yapılması etik bulunmayan hastalarla ilişki yaşamı olaylarına girmiş ünlü psikiyatrist erich fromm ile ilişki yaşamıştır. getirdiği yeni soluk özellikle kadın psikolojisi açısından önemli ve kayda değerdir.