şükela:  tümü | bugün
  • başıma gelen durumdur.

    günlerden bir gün balkonda çekirdek çitliyorum, karşımdaki ağaçtan bir karga balkona geldi, bir kendime çitliyorum bir ona veriyorum…

    hay elim ayağım sikileydi de vermeseydim. her sabah kabus gibi cama gelip haraç istiyor. mebus gibi çöktü tepeme. uyanmazsam gak gak diye ötüyor, cama gaga atıyor. vermezsem balkona, çamaşırlara falan sıçıyor; balkondaki eşyaları dağıtıyor…

    acıdık çekirdek verdik hayatı zindan etti göt oğlanı.

    bir sabah inat ettim, çıkmadım cama. uyandım yine de çıkmadım. kahve içiyorum, kahvaltı hazırlıyorum…

    kahvaltımı yaptım, balkona çıktım, çay doldurdum ve bu göt oğlanını umursamayıp çay sigara yapmaya başladım. kulağımın dibinde gak gak öterken kulaklık taktım hiç oralı olmadım.

    kuyruğunu siktiğim birden saldırmaya başlamasın mı? hayvan bildiğin saldırıyor amk. kafama gaga atıyor, uçuyor çarpıyor balkondan düşüyordum az daha koşa koşa içeri girdim. korkudan balkona çıkamadım 2 gün. inadını siktiğimin hayvanı gitmedi. el mahkum verdim çekirdek. bildiğin köle gibi hayvana çekirdek çitleyip veriyorum.

    bildiğin haraç kesiyor hayvan benden. bir ara zehirlesem mi diye düşündüm vicdanım el vermedi. bir süre sonra bu mal bize çekirdek çitliyor diye 2-3 karga daha geldi. artık her sabah balkonda serenat yapıyorlar.

    aynı anda gaklamıyorlar; önce biri, sonra biri, sonra öteki… bu sayede aradaki gak sesindeki saniyelik kesilme meydana gelmiyor. bildiğin loopa alınmış gak sesi gibi amk.

    bir ara komşu geldi şikayete, kargalarınız çok ötüyor dedi.

    “kardeşim ben deli miyim evde 3 tane karga besleyim ya? hayvan gelip ötüyor” dedim, bir tane avcı kuş alıp kafese balkona koy dedi.

    adamın çözüm yöntemine bak kartal besle diyor amk. yağmurdan kaçarken doluya tutulacağız.

    yakında mahalleden kovacaklar, mahalleli kargalara taş falan atıyor.

    en son balkonda a melody of tears çalmaya çalışıyorlardı o iğrenç sesleriyle.

    zabıta geldi, “evde kedi besliyormuşsunuz, şikayet var” dedi, “benim kedim yok” dedim evi gezip kedi aradı adam.

    amın evlatları karga besliyor diyememiş kedi besliyor demiş belki bir umut tutar diye.

    işin içinden çıkamıyorum, balkonu yıktırmayı denedim yönetici karşı çıktı bina ekseni bozulur gibisinden bir şey dedi. yandan komşu bağırıyor “pizza kulesi de yan yatıyo yıkılmıyo, bence yıkın balkonu” diye.

    hay dilini astarını sikeyim pizza değil pisa kulesi o diyemedim.

    kimse çözüm bulamayınca komşular balkondan hoparlör ile kedi sesi vermeye başladı. fırsattan istifade intikam alırcasına taş attım ibnelere. “sessiz olun uyuyoruz” diye de bağırdım. “sus lan sik sıyıran” dedi; tam atar koyacaktım öteki komşulardan da destek alınca götüm yemedi linç ederler diye. ayrıca yaratıcılığına da saygı duydum. sik sıyıran ne lan?

    aklıma bir fikir geldi, karşı balkona attım çekirdekleri, karga sayısı arttı; artmakla kalmadı adamla mahkemelik oldum amk.

    bu gidişle mahalleden komple gideceğiz.
  • (bkz: cool story bro)

    ama gerçekten cool. güldürdü
  • görsel
    görsel
    kendisi çok iyi oyuncudur. dizi, film, opera vb. tekliflere açıktır.
    zaman zaman köpeğimin itinayla sakladığı krakerleri bulup kendi zulasına depolamıştır. ayrıca kuyruğunun musallatıdır.
    siz yürürken bir adım gerinizden sizi takip eder.
    aklına eser klavyenin üstüne çıkıp kendi hikayesini yazar.
    bazen çeker gider. ola ki dışarıda sizi görmüşse kendini muhabbet kuşu sanıp omzunuza konmaya çalışır. cüssesi nedeniyle bunu başaramaz ama kolunuza konup sizin onu gezdirmenizi bekler.
    bağcıklı ayakkabıları çok sever. bağcıkları çıkarır ve kendi bildiği yere saklar.
    zaman zaman korkutmayı da sever. şöyle ki, arkadaşım gece dergide çalışırken kapalı olan odasının kapısını gagasıyla ‘tak tak’ yapmış. arkadaşım kapıyı açıyor kimseyi göremiyor. matbaa ortamı, koridor karanlık. kapatıyor kapıyı. ama içten içe tırsıyor. çünkü o gece orada ondan başka kimse yok. aradan 10-15 dk geçiyor. yine kapı ‘tak tak’ ediyor. arkadaşım kendi deyimiyle ‘ödü b.kuna karışarak’ kapıya gidiyor. açıyor yine kimseyi göremiyor. kapıyı tam kapatacakken benim karganın kapının önünde olduğunu görüyor. ilk anda korku, şok ve sonrasında tanıdık birini görmenin mutluluğuyla onu içeri alıyor. sabah söylediğine göre benim kargayla sabaha kadar photoshop’ta karikatür boyamışlar.
    neyse, ertesi hafta derginin bir sayfasına onun hikayesini karikatürleştirdik.
  • dizisi çekilir bunun.
  • hikaye güzel sallanmış..

    ekteki balonu alırsanız karga dahil hiç bir kuş gelmediği gibi sıçmazda.

    https://www.hepsiburada.com/…02-311?magaza=kovmatik
  • sabah stresinde güldüren cümleler barındıran hikaye.
    not: karga yerine martı olsaydı daha beter olurdun; haline şükret.
  • komik ve başarılı bir öykü. güldüm gerçekten.
    merak edenler olursa balkona kuş gelmesin istiyorsanız siyah bir poşeti görünür bir yere asın, nedenini bilmem ama kuşlar yaklaşamıyor bile. kuşlarla başım belada olduğu bir sıra denedim, doğruladım.
  • bu zeki kargalara vatandaşlık versek ülke kurtulur.
  • --- spoiler ---

    bir ara komşu geldi şikayete, kargalarınız çok ötüyor dedi.
    --- spoiler ---

    aklıma gibi'yi getiren serin hikaye. güldürdün bro verdim şukunu.
  • kargaları tanımayan insanların inanmadığı hikaye. oysaki kargaları biraz olsun tanısanız bu hikayenin kesin yaşandığını bilirdiniz. anlatıcı sadece olayı güzelleştirerek anlatmış. bu hikaye hepinizin başına gelebilir. bu da benimki
    görsel neyse ki komşular da hayvansever insanlar o aşamalara gelmedik. şunların güzelliği ve zekası bitiriyor beni.
    görsel
hesabın var mı? giriş yap