şükela:  tümü | bugün soru sor
  • eşyayı bir yerden alıp bir yere götürmek üzerine kurulu iş modelini yürüten şirket türü.

    bunlar türkiye'de öyle gemi azıya almıştır ki hepsinin teslimat görevlileri de "ben kargoyu kapıya çıkarmak zorunda değilim ki" aymazlığına yatarlar. sayelerinde klimanın dış ünitesini, koca buzdolabını birlikte çıkarmışlığımız vardır 3. kata..

    bugün yine biri gardrob'u çıkarttırmak isteyince dellendim. çıkarın dedim.. hala (kendi aralarında hem çıkartır hem konuşurken) diyorlar ki "biz çıkarmak zorunda değiliz ki kapıya. apartmanın kapısına bırakıp gideriz."

    madem o kadar sıkıyordu bırakıp gitseydiniz... yok kardeşim bundan sonra.. çıkartırsınız kendiniz.. elimi bile sürmem..

    ben apartmanın kapısı diye adres vermiyorum. daire kapısı diye veriyorum. sen icab ederse 70-100 ytl gibi para alıyorsun.. sonra ben taşıyorum..

    (bkz: yek yee)
  • ''çok ucuz eleman+pahalı kargo taşıma+maaş ve sosyal hakların üzerine yatma= bol kazanç '' formülü ile özetlenecek yapılanma.
  • baya arsız orospu çocuğu oldu bunlar. bi tutturmuşlar hanede kimse yok. orospu çocukları yetiştiremiyoruz demiyo da hanede yokmuşmuş. saatini sorun kapıya neden kağıt bırakılmadığını sorgulayın yüz vermeyin orospu çocuklarına.
  • kendilerine ozel jargonlari ve mesleki terminolojileri vardir. bu jargon turkiye'de firmalarin calismaya basladigi ilk donemde yerlesmeye baslamis, asil gelisimini ise internetten kargo takibi gibi hizmetlerin devreye girmesi ile gostermis, son halini almaya yaklasmistir.

    hep beraber inceleyelim isterseniz:

    durum: evden hic cikmadiginiz bir gunun ortalarinda bakkala giderken bir bakarsiniz apartman girisinde yapistirilmis bir not var ve "kargonuzu getirdik ama evde yoktunuz, x subesine gelerek kargonuzu alin" yazmakta.

    meali: patron "eger ki tum route'u (rotayi) dolasip herkesin kargosunu dagitmazsaniz performans primi yerine benimkini alirsiniz dedi, biz de zile basmadan, paketi teslim etmeden gecerken stickerlari yapistirip yapistirip devam ediyoruz"

    --

    durum: internetten kontrol ettiginizde kargonuzun sabah 7 gibi ilgili dagitim hub'ina geldigini, 9 gibi de dagitima ciktigini gorursunuz vefakat gunun sonunda ne arayan vardir ne soran, ne de kargo.

    meali: sizin kargoyu kamyona yukledik ama sofor mahmut abiyle cay icerken hadi bir tavla oynayalim dedik, sonra yukledigimiz kargolardan birinin sahibi olacak zibidi genel merkezi arayip firca atmis, genel merkez de bizim sube mudurunun anasina sovunce adam da hakli olarak biraz gocunmus. dagitim siramizi bozarak rotamizdaki 20'ye yakin paketi es gecip direkt o zibidinin paketini birakmamiz gerekti, sen de ses cikartmiyorsun nasilsa, yarin falan birakiriz senin paketi.

    --

    durum: "yine" beklenen kargo size ulasmaz, genel merkezi ararsiniz, subeyi ararsiniz ve nihayetinde ogrenirsiniz ki "adrese ulasilamadigindan/adres bilgisi yanlis veya eksik dolduruldugundan kargo teslimati yapilamamakta", bu sebepten gidip subeden teslim almaniz gerekiyor.

    meali: benzin yakiyo ya la bu dagitim kamyonu! biz sizden kargoyu alirken online sistemimiz araciligi ile sokak adi, bina adina kadar teyit etmeden alamiyoruz, cunki ustune yapistiracagimiz barkodu ancak tam adresi alip sistemimize girmeyi basardigimizda basabiliyor program ama cogunuz bunu bilmiyorsunuz. isin asli sudur ki:
    sizin ev/ofis oyle bir yerde ki, ben zaten dagitimcilarima rotalarini cizmisim, seninki cok abzurt bi yer, azicik yuruyuver ne olacak? hem bacaklarin acilir, tukkanimizi gormus olursun? cay icersin?

    --

    durum: size gonderilen kargonun boyutu buyuk veya agirligi 10 kg'in ustundedir, ilk gun adresi bulamazlar, sonraki gun adresi bulduklarinda siz evde yoksunuzdur, bir sonraki gun dagitima cikarken bir sekilde aractan dusup subede kalmistir, takip eden 2-3 gun icerisinde almazsaniz geri gonderilecegini soyleyerek subeden almanizi isterler.

    meali: ya simdi biz paketin buyuklugune ve agirligina gore sizden parasini aldik ama bunu size ulastiracagimizi soylemedik ki? sadece buyuklugune ve agirligina gore parasini aldik. sonucta sofor mahmut abinin bel fitigi var, o zaten agir kaldiramiyor. e teslimatci gurkan'in da parmagina kiymik batmis, agir paketi tutamiyor. ulan zaten 3 kurus maas aliyoruz? neyse uzatmayalim, siz parasini evinize kadar teslim olarak odemenize ragmen o paketi essek gibi gelip alacaksiniz cunki hem bizim kabul edecegimiz ve parasini alacagimiz kadar buyuk, hem de bi o kadar agir vefakat teslim etmeye degecek kadar agresif bir sahibi yok, hahhayt!

    --

    durum: evde hazir kargonuz vardir, kargo firmalari da demektedir ki "arayin gelelim kargonuzu evden alalim". ararsiniz ve saat x'e kadar arkadaslar orada olacak diye bir yanit alirsiniz, takip eden 2 ila 3 gun boyunca ayni senaryo tekrarlanir vefakat kargoyu almaya kimse gelmez.

    meali: soktugumun genel merkezi biz subelerine danismadan sirf ahmet'in kargo firmasi yapti diye cikartiyo boyle seyleri, ondan sonra zaten eksik olan personelimizle biz perisan oluyoruz burda. tamam, senin kargonu alicaz ama ne zaman yolumuz oraya duserse o zaman alicaz, yolumuz dusmezse? e o zaman sen subeye kadar getirirsin zaten, hem hava guzel? bacaklar acilir?. randevuyu da biz verecegimizden degil, neymis ahmet'in kargo firmasi randevu veriyomus, biz de oyle yapacakmisiz. hay sokayim ahmet'e!

    --

    durum: pahali bir teknolojik urununuz bozuldu ve degisim icin gonderdiniz veya yukte hafif, pahada agir bir kargonuz geliyordu; tadaaa bir anda kayboldu? firmayi aradiginizda paketin transfer edildigi, transfer sirasinda beklemede oldugu, o paketi aslinda hic almamis olduklari sizin teslimat fisi ile ispatlamaniz gerektigi, internet takibinde gorunenlerin yanlis olabilecegi, ispatiniz sonrasi "paketi tespit ettikleri fakat yerini bulamadiklari" gibi bir suru sey dinlersiniz ve o kargo bulunamaz.

    meali: yedik onu biz! ozellikle uluslararasi servis garantisi olan elektronik urunlerin servis/bakim/degisim amacli gonderimleri sonrasi gelen yeni urun teslimi ve benzeri durumlarda karsilasilan bu olay kimi zaman kargo firmalarinin organize sekilde, kimi zamansa ara seviyelerde calisan personeller tarafindan munferit sekilde kargoyu "kendilerinin sanmalarindan" kaynaklanir. bunu yaparkenki niyet de bu cok uluslu firma ile aralarinda varolan sigorta anlasmasi geregi sigorta firmasinin urunun parasini odeyecek olmasi, sizin 2-3, hadi bilemedin 6 ay icerisinde urununuze kavusacak olmaniz ve kimsenin zarar gormeyecek olmasi, aslinda ikinizin de kazanabilecek olmanizdir. ne tatli.

    belgeselimizin ilk kisminda kargo sirketleri ile musteriler arasinda yasanan olaylardan kesitler izledik, simdi soz sende mahmut.
  • herhalde en bahtsız esnaf grubu bunlar. pizza kuryeleriyle kapışırlar küfür yemede bence. lan bu kadar mı yazık olur bir iş grubuna ya. ben bir kez olsun çalıştığı kuryeden memnun olan bir insana rastlamadım. herkes şikayetçi abi. herkes amlarına koyuyor bunların. illaki arada yamuk yapanlar çıkıyordur. lan hiç mi esnaf olmadınız amına koyim ya. yok adresimi bulamadılar yok bik bik bik. arkadaş ne olmuş bulamadılarsa. çok acil bir şey olsa siperiş ettiğin şey, siktirip gidip alırsın yerinden zaten. evde kıç büyüte büyüte ne hali gelmişsiniz. bir anda insanlıktan soğudum şu an. keşke hepiniz bir şekilde geberseniz şu an var ya. neyse. sonra şey meşhur bir de, "yok eve gelmişler de beni bulamamışlar, 2 dk duşa girdim ayol" dan tutun da "insan zili birkaç defa çalar"a kadar türlü kuntinlikler. al işte yine soğudum. ya neyse ben bir şey demiyorum. tüm kargo şirketleri 1 haftalık greve gitseler ve siz de evlerinizden o koca kıçınızı kaldırıp alışveriş yapsanız. o zaman biraz kıymete binerler kesin.
  • türkiye'de ne yaptıkları belirsiz olan şirketlerdir..
    isim vermeden topunun a.q.
    yurtiçi kargo , aras kargo , mng kargo vs. hepsi aynı.. şubeden şubeye de değişmiyor.. hepsinde aynı lakayıtlık.. yok yağmur yağdı, yok dağıtıcının anası öldü, yok götüme bir şey battı.. belli ki denetim sıfır..
    bir değil beş değil; adrese teslim olduğu halde şubeden kendim aldığım ebesinin nikahıncı paket. sikleri taşşaklarına denk.. yüzsüz yüzsüz de şubeye çağırırlar.. acil ışın varsa sıçtın.. dokuz doğurtuyorlar.. acil dediysem öyle 1-2 saatlik deği.. ertesi gün teslim ediyorlar ya.. ha işte ona güvendiysen sıçtın.. aynı şirketin farklı şubelerinde de durum aynı.. farklı şirketlerde de bir şey değişmiyor..
    en büyüğünden en küçüğüne aynı tavır.. doğru adresi yanlış şubeye yönlendiren şirket var aq. kısaca semt şube mube farketmiyor..adrese teslim vs hep aynı..
    ptt kargo'yu hepten bunların dışında tutuyorum.. bazı bölgelerde özel kurye hizmeti mi almışlar ne yapmışlar. aynı şehir içinde 3 zor teslim ettikleri oluyor..

    ha ne demiştim.. alayının a.q
  • sadece kendi çevresini bilen bir şubeden verilen paketi sadece kendi çevresini bilen diğer bir şubeye yönlendirdikten sonra dağıtım yaptıran şirketlerdir. şubeler sadece kendi çevrelerini iyi bildikleri için diğer şubeleri bilmiyor olabilirler, kendilerine gelen paketin hangi şubeye gitmesi gerektiğini bilmiyor olabilirler.

    son bir yıldaki iki-üç kargo şirketi ve alıcısı olduğum yaklaşık on gönderinin istatistiğini yaparsak üç tane yanlış şubeye yönlendirme yaşadım, biri hariç diğerlerinin bana birer iş günü maliyeti oldu.

    kargo şirketine adres olarak cadde ve kapı numarasını veriyorum, posta kodunu veriyorum, semt* adını veriyorum, ilçe* ve il* adını veriyorum ve bu olay oluyor. vak'aların ikisi farklı ilçeye** yönlendirme vak'ası. istanbullu okur için anlatayım; kadıköy'de oturuyorum ve kargom silivri'ye gönderilmiş, üstelik silicontowerlandtepe hesabı g.tten uydurma bir semt adı değil, resmiyette geçtiği gibi yazıyorum.

    bu durumu posta kodu işi memleketimizde oturmadan türemiş olmalarına bağlıyorum. ingiliz ekolü posta kodumuz olaydı bu iş pek.

    nüfus ve vatandaşlık işleri'nin adres kodu bu iş daha da iyisi ama onların da bu yönde bir çalışması olmadı maalesef. memuriyet ilkesi uyarınca inisiyatif almıyorlar galiba.
  • e-ticaret sitelerinin avm'lerin yerini almasiyla birlikte karliliklarina kar katacak sirketlerdir.
  • bir mağazanın önünden geçerken vitrinde gördüğüm elbiseyi beğenip, içeri girip alıp çıkmam sadece 3 dakikamı alır. dakikalarca durup bakmam bu olur mu olmaz mı diye? bu dakikaya kadar sorun yok. aldım ve çıktım, şimdi elbiseyi aldığım güzel insana yollamak kalmıştı.
    işte konu şimdi burada başlık kısmına geliyor. yani kargo şirketine, içeri girdim adımı bilgilerimi verdikten sonra, alıcı ile ilgili bilgiler istendi, tam o güzel varlığın adını söylemiştim ki kargo şirketinin tavrından işe yeni başladığı anlaşılan elemanı, bana isme kayıtlı adresleri saymaya başladı ve yollamak istediğim kişinin adresi ile uyuşan olup olmadığını sordu.
    adres kısmını da hallettikten sonra görevli bana dönerek sizin adresinizi de alabilir miyim dedi?
    neyse tamamen alakasız bir şehirde olduğum için ve yeni taşındığım bu yerdeki net adresim de o anda aklıma gelmediğinden. anne ve babamın ikamet ettiği ve sistemde kayıtlı olan diğer adresimi verdim.
    ve büyük gün sabırsızlıkla elbiseyi aldığım tatlı varlığın beni aramasını bekliyordum ki telefonum çaldı. beklediğim andı beğenmiş miydi, şaşırmış mıydı? bunları düşünerek cebimden telefonu çıkarttığımda arayanın, umduğum kişi değil de bulduğum yani annem olduğunu gördüm.
    of anne ya gün içerisinde o kadar saat varken o dakkaları mı bulmuştun. neyse açtım ve "anne ben seni birazdan arayayım mı acil değilse?" dedim.
    annem oğlum kargo şirketi geldi abulu mubulu isimli bir kız sana paket yollamış dedi. nasıl yani dedim. ve kargo şirketinin elemanını telefona vermesini istedim.
    adamla konuştuğumuz da benim yolladığım paketin, bana yollandığını anladım. bu kişiye o paketin gönderen kısmında yazan adrese gitmesi gerektiğini en az 3 - 4 farklı birimleri ile yaptığım görüşmede anlatabildim.
    en sonunda derdimi anlatabildim ve ücretini de vereceğimi söylememe rağmen kibarlık yapıp ücret almayacaklarını ve bu hatadan dolayı da özür dileyerek 5 gönderimi ücret almadan yerine teslim edeceklerini söylediler.

    tanıma gelirsek zaman zaman hata yapabilen şirkettir.