şükela:  tümü | bugün
  • çok çalıştığım için alışverişlerimi internetten yaparım, kıyafet almaya bile başladım. ancak özelikle gittigidiyor, sahibinden gibi web sitelerinden alışverişte ürünü kontrol etmeden teslim almak riskli iş. teslim almadan önce kontrol edilip, eğer sorun varsa görevliyle birlikte tutanak tutulması gerektiği bilgisi veriliyor bütün sitelerde zaten. buna karşın kargo şirketi görevlileri - aras, sürat, yurtiçi, mng benim muhatap olduklarım - ağız birliği yapmışçasına, buna izin veremeyecklerini o şekilde yetkilendirilmediklerini ve müdürlerinin bunu sorun ettiğini söylüyorlar.
    burada @groundctrl'ün de bahsettiği gibi.

    acaba kargo şirketleri sorumluluktan mı kaçıyor?
  • iş gereği ve internet alışverişi yüzünden çok sık kullandığım şirketlerdir. etrafta her biri hakkında benzer şikayetler dönüyor.

    yaptıkları sıkıntılarda durum bence merkezi bir sıkıntı değil. şube olarak sıkıntılar ve ya iyi çalışanlar var. her şehirde durum farklı. bir şehirde mng iyiken aras kötü başka bi şehirde yurtiçi iyiyken mng rezil. mesela benim bulunduğum şehirde aynı mesafeyi birisi ertesi güne götürür ve ya getirirken diğerinde bu süre üç güne çıkabiliyor(oha).

    kendi yaşadığınız şehirde iyi çalışanı bulursanız sıkıntılar bir nebze azalır.
  • insanı çileden çıkarıyorlar yeminle. yok efendim biz akıcı madde taşıyamayızmış. yok efendim yanıcı maddeymiş. amk yanmayan madde mi var?? ayrıca akıcı madde taşıyamayız ne ulan. adamlar suratıma bakmadı. amk internetten parfüm alıyoruz taşıyosunuz ya götler. ya bırah allah aşkına ya. ayrıca sitelerinde akıcı maddeleri iyi ambalajlanddığında taşıyabildikleri falan yazıyor ama adamların sikinde değil. sadece taşımıyoruz diyolar. çıldırcam amk. allahın belası şirketler.
  • doğru seçim yapılması gereken yegane şeylerden biridir efenim.
  • ekşisözlük ve bilimum dost meclisi sohbetlerinden anladığım kadarıyla türkiye'de hiçbir kargo şirketi müşteri memnuniyeti sağlayacak düzeyde hizmet vermiyor.

    gün geçmiyor ki geldik bulamadık, aradık açmadınız, şubeye gelip almadınız gibi mazeretlerle bir sözlük yazarı daha mağdur olmasın. her sabah ekşisözlük'e göz atarken kesin bir rezalet başlığı okuyorum, çoğu da kargo şirketleri kaynaklı oluyor.

    madem böyle, tüketici hakları örgütleri neden toplanıp bu mağduriyetlerin tekrarlanmaması için harekete geçmiyor? geçiyorsa da yaptırımı neden olmuyor?

    her rezalet başlığında şikayet kaydı alındığına dair bir ibare buluyor. bu şikayet kayıtları şirketlerce dikkate alınmıyorsa, atılabilecek adımların neler olduğu oturulup konuşulmalı en başta. tabi kimse işinden olsun istemem ancak ortada bir "işini doğru şekilde yerine getirmeme" durumunda da gerekli olan ne ise yapılmalı.

    ikinci adımda, bu meselenin hukuki boyutu konuşulmalı. sonuçta eve kargo servisi, her kargo şirketinin sağladığı bir imkan olduğu halde yerine getirilmiyorsa tüketici zarara uğratılmış oluyor. bunun bir hukuki boyutu olmalı. geçmişte emsal teşkil edebilecek hukuki süreçler yaşanmış mıdır, bunu merak ediyorum.

    not: kargo ile işi olan bir insan değilim. en fazla laboratuvara malzeme ya da evrak geliyor, o da iki ayda bir falan ve benim adıma değil. dikkat çekmek istediğim konu, "rezalet" başlıkları sürekli gündemi meşgul ederken bu rezaletin giderilmesi için neler yapılabileceği. sanırım artık odaklanılması gereken durum bu.
  • al birini vur ötekine demenin en çok yakıştığı iş kolu.
  • kargo ücreti ödendiği halde 30kg ve üzeri paketleri evinize kadar çıkarmıyolar. apartmana kadar getiriyorlar. siz aşağı inip alıyorsunuz. tahminimce asansörde yük taşınması problemine karşı böyle bir protokol var. en azından yük asansörü olan apartmanlarda ev kapısı teslim yapılmalı.
  • şimdi bir mal kargolanırken "adrese teslim" seçeneği vardır. bu hizmet için ekstra ücret ödersiniz.

    insanlık halidir, banyoya girersiniz. telefonla konuşursunuz. ziliniz bozuktur, farkında değilsinizdir. elektrikler gider. bu kadar olası olumsuzluk varken, üstelik de kargo teslim kağıtlarında iletişim bilgisi olarak cep telefonu numaranız yazılı iken bir kurye sizi neden aramaz? çok paketi vardır, yoğundur aramaz.

    o kağıdı elinize alarak şubeye gidersiniz. adrese teslim edilmişçesine bu bedeli ödeyerek kargonuzu alırsınız.

    hiç mantıklı değil beyler, hanımlar, hem de hiç...
  • türkiye'de işini düzgün yapanını bulmak mümkün değildir.

    ya kaybederler, ya 1 günde teslim edeceklerini 1 haftada verirler, adrese uğrayıp ilgili kişiyi aramadan uzayıp giderler.

    aras, yurtiçi, mng hepsi aynı.