şükela:  tümü | bugün
  • istanbul şehir tiyatroları'nın yeni oyunu. boris vian'ın "karıncalar" ve john steinbeck'in "bir savaş vardı" eserlerinden gökhan aktemur tarafından uyarlanmış ve ergun üğlü tarafından sahneye konmuş. oyunun en heyecan verici yanıysa, mert turak'ın oyuncu olarak tek başına arz-ı endam edecek olması. gayet sağlam bir iş olacak gibi görünüyor.

    oyun sonrası edit: sıkı performans, tebrikler mert turak!
  • etkileyici performans, savaş sırasında bir askerin yaşadıklarını sevgilisine anlatması, mert turak'ın oynadığı tek kişilik oyun, tek perde 1 saat 25 dakika.
  • gayet sağlam iş. metinler ve bu metinlerin oyuncudaki yansıması tam usta işi. mert bey çok iyi iş çıkarıyor. mutlaka izlenmesi gerekiyor. en iyi ışık ve efekt dalında birinciliğe oynayabilecek bir oyun.

    eksisine gelince maalesef dekor pek de sağlam değil. daha detaylara inilebilen bir dekor oyunu bir adım daha ilerletebilirdi.

    oyunu kaçırmayın.
  • boris vian'ı görünce koşa koşa gittiğim oyun. konu iyi işlenmiş ancak beni çok çekmedi. sanırım savaşın ne illet olduğu, masum insanların öldüğü üzerine öyle çok konuşuldu ki bende çok etki yaratmadı bu savaş eleştirisi, sonucunda da alıştırılmışız dedim. yazıldığı dönemi, kaos ortamını düşündüğümüzde -birinci dünya savaşı sonrası- çok daha vurucu olmuştur. dekor, ışık ve ses konusunda yetersiz olduğunu düşünsem de, mert turak'ın tek başına performansı mükemmeldi. bu aralar kadıköy haldun taner sahnesinde oynamakta, izleyiniz.
  • efsane oyun. çok başarılı bir senaryo, ondan öte oyunculuk, ve şaşırtan son.

    dün akşam, reşat nuri'de izledim. tiyatroyu seviyorsanız, bir an önce izleyin; eşimle beraber şu ana kadar izlediğimiz en güzel oyundu belki de. 10/10.
  • dekoruyla, müzikleriyle, verdiği mesajla ve elbette mert turak'ın muhteşem performansıyla harika bir yapıt çıkmış ortaya. emeği geçen herkesi tebrik etmek gerek.

    işlenen konu yaşadığımız dönemde çok daha anlamlı ayrıca, izleyiniz-izletiniz.

    yukarıdaki künyeye ek olarak, çeviri ülkü tamer & ışıl yüce'ye ait.
  • ışıl yüce ve ülkü tamer çevirisiyle, boris vian’ın karıncalar isimli hikaye kitabı ile john steinbeck'in bir savaş vardı isimli romanının gökhan aktemur uyarlaması şeklinde sağlam bir künyeye sahip, savaşın saçmalığının altını bir kez daha çizen oyun.

    konunun ağırlığı bir yana isimsiz gencecik bir askerin isimsiz bir ülkede neyin savaşını verdiğini bilmeden savaşmasından, canına tak edip kaçmasına kadar olan süreyi sevgilisine hiç göndermediği mektuplar halinde anlatışı insanı etkiliyor. hayalleri öylesine masumane, şaşkınlığı öylesine gerçek, tepkileri öylesine doğal ki savaşın korkunçluğu ve anlamsızlığı tekrar tekrar izleyicinin yüzüne çarpıyor.

    daima sahnede görmekten keyif aldığım mert turak’ı izlemeyi özlemişim açıkçası. yine son derece özveriyle, kendini katarak ve fiziksel olarak da kendini zorlayarak oynamış.

    ağırlıkla gemi güvertesi görevi gören, yer yer çıkartma yapılan bir kumsal, yer yer askeri koğuş yer yer de cehennemin tam göbeğine dönüşen dekor sade ve işlevseldi. müzikte tolga çebi’yi gördüğüme sevindim.

    tek perde ve 80 dakika süren oyunda dikkat çekici bir çok cümle var. fakat finali de katarak düşününce en çok içe oturanı şu oldu;
    “herkes bir şey öldürüyordu, ben seni yaşatmaya çalışıyordum.”
  • "savaşta sadece kaçanlar kahraman olur."

    tek perde, tek kişi ve tek konu ile yapabileceğinin iyisini yapmış oyun.
  • boris vian ve steinbeck beraber yazdıkları ve metin olarak halen daha güncelliğini koruyan , şimdiler de ise 27 ocak tarihi itibari ile istanbul şehir tiyatroları tarafından sahnelenen , mert turak'ın performansı ile kendisine hayran bıraktırdığı oyun.
  • son derece etkileyici olan karıncalar'ı birkaç gün önce okuyan biri olarak tesadüfen öğrendiğim varlığı ile heyecanlandıran oyundur.