şükela:  tümü | bugün
  • çocukluğumda yapmaktan süper zevk aldığım bir eylemdi. ne güzel adammışım lan ben.

    (bkz: karıncalara büyük saygı duymak)
  • karıncanın da gideceği yeri biliyor olmasını gerektiren hareket.
  • bıraktığım yerden birden tam tersi yöne yürümeye başlamasıyla beni derin hicranlara gark edendir. hani pıtı pıtı gidiyodun, biz bıraktık diye mi sorun oldu şimdi. ergen kız gibi ya:

    - uff ben giderim bırak.

    iyilik yap denize at zaten ya.
  • bu kadar şehirleşmenin içerisinde bu kadar yoğun hayat çerçevesinde sen ne ara vakit ayırdın da karınca buldun da gideceği yere bıraktın arkadaş diye düşündüren eylem
  • karıncanın arkadaşlarına acayip havası olmasını sağlayan eylem. düşünsenize amk, öyle bir yem getirmiş ki, bütün kış ye ye bitmez.
  • karınca, karıncaysa imkansız eylem. " eyvallah birader, ben iyiyim böyle" der, kaportaya vurup, selam çakıp, yoluna tıngır mıngır devam eder.
  • kaybolmasın (evet kaybolmasın) diye yuvasına bırakarak gerçekleştirdiğim eylem(idi). hemen arkasından taşıdığı her neyse onu da yuvasına bırakıyordum ki geri dönüp yorulmasın. genellikle karıncanın yuvadan geri çıkmasıyla sonuçlanıyordu. iyilik yaramıyormuş gerçekten, nankör hayvan.
  • karıncanın yuvasını öğrenmemi sağlayan hareket.
    böylelikle yuvalarını öğrenip akrabalarını da uzun süre izleyip, yuvalarını inceliyordum. sonra içerde ne var acaba, soba var mıdır ısınmalarını sağlayan, yemeklerini depoladıkları bir raf, yatakları renkli midir' gibi hayal kurardım. dayanamayıp hayal ettiklerimi görmek için yuvalarını bozardım.
    pişman mıyım? -evet
  • karınca ineceği yere gelindiğinde hoooop deyip inince de kaportaya vurup devam et dediğinde dumur olunmamalıdır.
  • çocukken karıncalarla oynamamış, hiç karınca yuvası görmemiş, hatta hiç karınca görmemiş insanların anlayamayacağı eylem.