şükela:  tümü | bugün
  • yüz karası erkek'tir...

    bu erkekler bırak evlilik yürütmeyi, musluk contası bile değiştiremezler...
  • soğan erkeğidir... cücüktür... lighttır...

    elinden su içilmez...

    ektiği tarlada ot bitmez....

    erkek dediğin vurdu mu masaya bir tek kendi sesi çıkar...

    erkek dediği.......*
  • o öyle değildir aslında karısına, eşine, can yoldaşına sunduğu sevgi ve saygıdır.

    ama şöyle bir gerçeğide gözardı etmemek gerekir.
    malesef kadınlarımıza genellikle böyle olmayan erkekler çekici gelmektedir.
    çünkü kendilerini değerli ve insan gibi hissettirenler, onlara göre kolay lokma ve nasıl olsa avuçlarının içinde olduğu imajını vermektedir.

    kadın bundan dolayı gider böyle olmayan bi erkek bulur kendine.
    sonra bir şeyleri farkeder ve geri dönmeye niyet eder.
    geride bıraktığı ise onu yine her zamanki gibi değerli hisseder ve hissettirir.

    ama şöylede birşey var; terkedilmeyi onu geçtim, tercih edilmenin hissini ve duygusunu yaşamıştır bir kere.

    karşısındaki insan kendisi için hala çok kocaman değerlidir, ama o kendisini değersiz kişilere tercih edip bide kendisine göstermediği hüznü göstermektedir arkasından sebebi ne olursa olsun.

    al işte böyle bir durumda; çık içinden çıkabilirsen bu işin.
  • bir arkadaşımın evinde bir partide denk geldiğim erkek.

    ev kalabalık, yaz mevsimi, kapalı bir teras ve terasın önünde balkon var. arkadaşımın davetlisiyiz eşimle, gelenlerin çoğunu da tanımıyorum, iş yerlerinden falan arkadaşları. ama geliyorlar ve tanışıyoruz değil mi ama. biri geliyor, tanışıyoruz, sonra bir çift geliyor tanışıyoruz. onlarla aynı anda bir çift daha geliyor, tanışıyoruz, çocuğu olan var olmayan var falan filan.

    sigara içilen ortam terasın önüdeki balkon. içeride yiyoruz içiyoruz, insanlarla biraz konuşuyoruz falan. canım sigara çekiyor, yanıma çakmak almamışım. balkonda sigara içen birini görüp yanına gidiyorum, çakmağını isteyip sigara yakıyorum. kültablasının civarında durunca da ister istemez uzun ve saçma bir sessizlik olmasın diye iki kelime ediyorum.

    sonra bir bakıyorum adam camdan içeri bakıp duruyor. bir bana bir içeri bakıyor. söylediğim bir iki şeye kaçamak cevaplar verip konuşur konuşmaz camdan içeri bakıyor. vaziyete ayılıyorum, bir kamilin yanında sigara içmekteyim ve karısı durumdan rahatsız olur falan diye ödü kopuyor.

    iki adım geriye atıyorum. külümü tablaya değil balkondan aşağı silkelemeye başlıyor, adamla arama mesafe koyuyorum. adam zaten biraz sonra sigarasını söndürüp koşarak karısına gidiyor sarılıyor.

    önce bir şey mi yaptım diye düşünüyorum, sonra da inanılmaz sinirleniyorum. ulan çakmak istemişim altı üstü, benim de kocam içeride camın arkasında, daha yeni tanışmış toplamda merhaba adım bilmemkim dışında cümle kurmamışız balkondan önce, nasıl yaptın da üç dakikalık sigara süresinde ikimize de bu gerilimi yaşattın? sen nasıl bir kamilsin arkadaş ya?

    dediğim gibi tanıdığım insanlar da değiller, karısını hiç bilmem, belki saçma sapan kıskançlık krizleri falan yaşatıyordur adama, ama nihayetinde koskocaman yetişkin bir adamın şu kamilliği yapması için bayağı pısırık karısından korkan bir adam olması lazım ne olursa olsun.

    öyle yani nasıl bir kaltaksam kocamı içeride camın arkasında bırakıp karısından korkan erkeğe asıldım çakmak istemek suretiyle.
  • kendisi benim babam olur.lise-üniversite ve tam 34 yıl çalıştığı yerdeki**** erkek hegemonyasını kırmaya yıllarını adamış terminatör anneme karşı en etkili silahın tam aksini yapıp sakin kalmak ve sürekli ortamı yumuşatmak olduğu kavramış,kafa kafaya çarpışma konusunda uzman olan annem ise bu yeni taktik karşısında malubiyete uğramıştır.* 25 yıldır her türlü fırtınaya geminin farklı yerlerini idare ederek göğüs germiş ve 2 memur maaşıyla taş gibi 3 çocuk büyütmüş bu iki iyi insan 'zıtlıkların uyumu' felsefesine canlı birer kanıttır.

    eşini** çözmüş,onunla birlikte yaşamasına en elverişli ortamı nasıl yaratacağını bilen erkekler,dışarıdan nasıl göründüklerini zerre sallamazlar çünkü asıl önemsedikleri yerde istediklerini elde etmişlerdir.

    şimdi gidip kumda oynayabilirsiniz sayın 'maço' suserler,es kaza bir kız arkadaşınız,nişanlınız hatta ve hatta eşiniz olursa 'taş fırın erkeki' yöntemlerinizin ne derece işe yaradığını yeşillendirirsiniz.
  • tam tersi olması gerekmiyor muydu?
  • ona korkmak değil de hanımcılık diyelim. yoksa korku başka birşeydir
  • sanırım babam.

    az önce annemin yaptığı acayip tuzlu köfteyi yedik. sonrasında babam bana köftenin tuzlu olduğunu ama bilerek annem sorduğunda söylemediğini söyledi. "ben de korkuyorum annemden" dedim de, korktuğundan değilmiş, "polemiğe girmek istemiyorum" dedi...