şükela:  tümü | bugün
  • aynen ateizm gibi karl marx'in dusunceleri de endustriyel devrimin urunudur. yani en az 150 senelik bir gorus.

    bugun yasasaydi karl marx buyuk ihtimalle, kapitalizm ve materyalizm halklarin afyonudur diyecekti.
    bunu diyecekti cunku kendi ic dunyasindan hizla koparak artik tamamen materyalist veya bedensel bir hayvan haline gelmis insan'dan sikayet edip, insana saygi duyan ve onu hayvanliktan insan olmaya yonelten inanc sistemlerine yonelecekti.

    karl marx aptal bir adam degildi, ama icine dustugu zaman dilimi dusuncelerini maalesef kisa omurlu bir ideolojiye yoneltti.
  • bugünkü ortadoğu'yu görse öyle demezdi. herkes din ve mezhep için birbirini boğazlıyor. milliyet de var, evet, marx ona da inanmıyor.

    din, mezhep ve milliyet kavgaları her dönemde geçerliyken, marx'ın söylediği sınıf kavgasından eser yok. var mı? nerde?
  • sinif kavgasindan eser yok demis kit goruslu arkadasin biri.

    dunyadaki servetin yarisi dunyanin %1'inin elinde.

    ortadogu'nun petrol ve zenginlik icin yagmalanmasi bu arkadasa gore zengin'in fakiri oldurmesi yani bir sinif kavgasi degil?

    zenginin, mezhepleri birbirine korukleyerek fakirleri kontrol altinda tutmasi ve birbirlerine kirdirmasi sinif kavgasi degil?

    afrika'nin asirlardir ve hala yagmalaniyor olmasi ve yerli halkin, asagi ve vahsi gorulmesi, sinif kavgasi degil?
  • suriye'nin petrol ve zenginlik için yağmalandığını sanan geri zekalı solcuların itiraz ettiği fikir.
  • marx'ın bugün bile sosyal bilimler literatüründe tartışılan metodolojik paradoksu.

    açıklamak gerekirse:

    tam da ilk entry'de bahsedildiği gibi karl marx, sosyolojik ve tarihsel bir hata yaparak din olgusunu yalnızca avrupa perspektifinden totalize ediyor. oysa kendi tezinde öne sürdüğü sınıf çatışmaları ve burjuva hareketleri islam ve etkisi altındaki toplumlarda gerçekleşmiyor. hatta daha da ötesine gideceksek osmanlı ekonomik ve sosyal düzeni içerisinde dinin afyon değil tam aksine bir adalet mekanizması ve insanların haklarını aradıkları bir sisteme dönüştüğünü söyleyebiliriz.

    bu yönüyle islam etkisi altındaki coğrafyalarda diğer dinlerin aksine uyutucu değil uyandırıcı bir görev üstlenmiş ve osmanlı devlet işleyişini tam anlamıyla rayına oturtmuştur.

    tabi yine tüm bunlara binaen yalnızca islami kaynaklara göz atan birisi bile ilk entry'deki ayetlerde, islam dininin hem yenilikçi hem de sorgulatıcı ve düşündürücü bir din olduğunu rahatlıkla görebilir.
  • (bkz: sürekli bilim yapmayı okumayı ve üretmeyi öğütleyen islam)
  • baştan kokmaya başlayınca şöyle bi üstünkörü baktım ve şunu aradım:

    “islam için geçerli değildir”
    “islam için geçerli değildir”
    “islam için geçerli değildir”

    tanım: din kitlelerin afyonu, kalpsiz bir dünyanın kalbidir olarak geçen, olmayan safsata.

    neden?
    marksist görüş üst yapı olarak dinin ekonomik gösterenlerle parametrize olduğunu ve nitekim sosyo-ekonomik sistemdeki her hangi bir reformasyonun dini, ahlakı, vicdanı doğrudan, yenileyerek, yeniden doğuracağı önermesinden yola çıkar.

    bu fikir sanıldığının aksine
    - hristiyanlığın “kötülük”lerini eleştirisi yapmaz (bu, rasyonellikten uzak, etik değer orijinli bir bakış açısı olurdu)
    - tüm inanç sistemlerinin ve tüm ahlak sistemlerinin varolan alt yapı sınırları ve dayatmaları içinde şekilleneceğini iddia eder.
  • iyi kalpli bir insan ama akılsız
  • din toplumun afyonudur meselesini, ateist bir ifadeden ziyade, insanlarin dini duygularinin somurulebilirligi oldugunu umuyorum zira gunumuzde, bunun muazzam bir ornegi mevcut. umarim duz bir ifade degildir, derinlere inince realist manâlar cikar.