şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ismet ozel'in hayat, olum, huzun ve dostluk uzerine kurulu nefis bir siiridir:
    karli bir gece vakti
    bir dostu uyandirmak

    benim adım insanların hizasına yazılmıştır.
    hergün yepyeni rüyalarla ödenebilen bir ceza bu.
    keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olsaydım
    ölüm ve acılar çatsaydı beni
    düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak
    sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı.
    anmaya gücüm yetseydi de konuşsaydım
    diri-gergin kasları konuşsaydım
    “kardeşler! ” deseydim “kardeşlerim! ”
    “bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
    “bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
    bakın yaklaşıyor…”
    yazık, şairler kadar cesur değilim
    çoçukların üşüdükleri anlaşılıyor bütün yaşadıklarımdan
    gövdem kuduz yarasalarla birazcık yatışıyor.

    benim gövdem yıllar boyu sevmekle tarazlandı
    öyle bir çalımlarla gecenin çitlerinden atlardım
    bir güneş sayardım kendimi denizin karşısında
    çünkü çam kokularına sürtünüp ağırlaşan ruhların
    inanmazdım dosyalara sığacağına
    gittikçe ışıldardım dükkanlar kararırken
    hüznün o beyaz etrafına sakallarım batardı.

    benim adım bilinen bütün cevapların üstüne mühürlenmiş
    ellerim tütsülenmiş
    evlerin yeni yıkanmış serin taşlıklarında
    dirgenler, bakraçlar, tornavidalar
    bende kül, bende kanat, bende gizem bırakmadılar
    ve içinden bir baş ağrısı gibi çınlamaktansa
    gövdem açık bir hedef kılındı belâlara.
    ve bu yüzden yakışıksız oluyor
    insanları hummalı baharlar olarak tanımlamak
    ve bu yüzden göğsümde dakikalar
    ince parmaklar halinde geziniyor
    konvoylar geçiyor meşelikler arasından
    bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına
    ölümden anlayani ciddi bir yaprak
    unutulacak diyorum, iyice unutulsun
    neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı
    karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak.

    ismet özel

    to awaken a friend
    in a snowy night time

    my name was printed along with humanity.
    ‘tis a fine that can be paid off everyday with brand-new dreams.
    wish i was charming as to invoke the rain
    death and anguish would encounter me
    my thoughts would be glamorous and gallant as artificial flowers
    my words would be precise as to attain betrayal.
    wish i was able to mention and utter
    utter about firm-and-tense muscles
    “brothers! ” wish i said “brothers! ”
    “behold, comes closer the one that’s approaching
    “behold, comes closer the one that’s approaching
    behold, comes closer…”
    alas, i am not courageous as poets
    it is my whole experience that children are catching cold
    as my body is comforted by the bats who had rabies.

    my body was worn by falling in love as years pass by
    i used to leap from the fence of nights with so strutting
    that i regard myself as a sun across the sea
    for i never believed that souls getting heavier
    by touching the scents of pine would fit into files
    i used to get glittery as the stores get darkened
    and my beard prick the white corners of gloom.

    my name was sealed upon all known answers
    my hands was fumed
    in cold newly washed stony places of houses
    are hay-forks, copper pans, and screw-drivers
    that never allowed to remain in me, an ash, a wing, and mysteries
    and instead of throbbing as a headache within
    my body became a target wide open to troubles.
    and hence it is indecent
    to picture humanity as feverish springs
    and hence the minutes in my chest
    are strolling through as slender fingers
    and the convoys are passing through the oaks
    i seal up the moist parts of my life with a leaf
    that can conceive death is a grave leaf
    shall fall into oblivion i say, thoroughly shall fall into oblivion
    why was it more exciting to awaken a friend
    in a snowy night time even from grand rivers.

    translated by s. k.
  • dostun penceresine gecenin bi vakti kartopu atarak yapılan bir eylemdir.
  • dostunuz, aylardır peşinden koştuğu hatunu/erkeği bir şekilde eve atmış ve amacına ulaşmış ise; içerden fısıltılar duyulduğu halde kapıda kalmanız muhtemeldir.
  • ismet özel'in en iyi okuduğu şiirlerinden biridir.
    şiirin samimiyeti her mısraya sarılmış.
    biraz da masum gibi...
    "keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olsaydım" mısrası da nihayetinde bir itiraf.
    yani şiir samimiyet, masumiyet ve itiraflarla süslü.
    ismet özel'i bu ismet özel'i seviyoruz.
  • çok iyi şiirdir. okuyun. şimdi okuyun.
  • ismet özel'in bir zamanlar çok sıkı "kardeşi" olan ataol behramoğlu'na ithaf ettiği sanılan kalburüstü şiiridir.
  • ismet özel'in,
    "ve içinden bir baş ağrısı gibi çınlamaktansa
    gövdem açık bir hedef kılındı belâlara."

    diyerek kendini bu günlerine hazırladığının işaretini veren şiir.
  • keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olsaydım, değil "güzel olmasaydım" olmalı.
  • nedense yanlış şekilde akıllarda kalmış 3. mısrasının doğru hali;

    "keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olmasaydım" dır.
  • ismet özel'in okuduğu en iyi şiir diyebiliriz. muazzam okuyor.

    (diğer alternatif de muhtemelen münacaat olurdu.)