şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kaos)
  • dengelerin bozulması, olayların ne tür sonuçların doğacağının bilinememesi. bazen tek başına yoğun iletişimsizlik anlamında kullanılır.
  • herşey bir anda akmaya başlar, sağdan, soldan, yukarıdan bilmemnereden.. çözemezsin, çıkamassın bir türlü içinden, tam bak şunu şurdan çektik mi derken yeni birşey akar gelir. bitmez.
  • (bkz: kargasa)
  • sbf tiyatro kulubunun yeni oyunu
  • "insanin ici nedir?" deseler, cevabini tam karsilayan kelime.

    'kalbim tasiyamayacagim kadar agir, kelimelerse anlamlandiramayacagim kadar yabancilar. sanki hepsini alip benden en uzaga firlatmisim, uzanamiyorum. alip icimin karmasasini dillendiremiyorum. cok uzun zaman oldu. yazmak icin de, anlatamamak icin de cok sebep vardi.daha nasil boyle devam edebilirim bilmiyorum. kelimeleri ozluyorum. onlar olmadan kendimi anlatabildigim insanlar o kadar az ki.

    hayat hic adil degil ve ben her gecen gun biraz daha korkuyorum ona yenilmekten. asklar canimi en fazla, bugune uzak tarihler tasiyan kucuk kagit parcalarinda karsima ciktiklarinda acitiyorlar. asklari kagit parcalarina hapsedip uzaklasmalarini izliyorum hep.cumlelerim gibi asklarim da hep devrik. yoksa devrilen sadece benim de asklarim hep dimdik ayakta mi? sanirim boyle. oyle asklar yaratiyorum ki, ben gitsem bile onlar birileriyle tamamlaniyorlar. bense mutsuzum. cok mutsuzum. ustelik aglayamiyorum. kizamiyorum. kizamamak degil de,aglayamamaktan icimde olusan menderesler yoruyor beni.

    oyle bir haldeyim ki; anlatmaya mecalim yok. butun cumleler yarim. utanmasam uc nokta olacagim. yalana acim ya da kandirilmaya musaitim. kendimi hic olmadigim kadar aptal hissediyorum. insanlar icin harcadigim her caba bos, kendimden feda ettigim her sey anlamsiz geliyor. butun uzuntulerimle kalakalmis hissediyorum kendimi bu soguk dis savas sonrasinda. elimde ne kaldi?

    sesimi sesinden sakliyorum. anlamsiz cumleler kuruyorum. butun hayatlari uzaktan izleme kararlari aliyorum. hayallerimi kirip kirip, kirintilariyla kalbimi yamiyorum. durmadan duvarlari yokluyorum. biliyorum bir tugla bulacagim ve iter itmez burdan cikacagim. kurtulacagim. gozlerim kapalıyken daha mi guzel her sey?'

    ayca yalti
  • kime ait oldugunu bir türlü hatırlayamadıgım, çok sevdigim bir şiir.
    karlı bir yaz günü
    ihtiyar bir genç,
    tahtadan yapılmış
    bir taşın üzerine oturmuş,
    yaşamakta olan
    ölmüş sevgilisinin ardından,
    kahkahalarla ağlıyordu...
  • ruhun duzensizligidir once. sonra kafanın, sonra elin, ayagın, ve tüm bedenin birbirine girmesi. var olması gereken bütünlüğün saglanamaması gibi bir seydir. karmasa... sıkıcı, çekilmez bir andır. korkutur sonra. sadece gülersin bazı günler, aynı günün bütün gecelerinde ise aglarsın. karmasa; hem güldüren, hem aglatan. her güldügünde sanki icini acıtan. karmasa, cogu zaman kaynagı belli olmayan. tek olsa belki, bir tek sey sebep olsa cozulebilir. ama ya bir yumaksa karmasa, ve siz biribirine karısan iplikleri cozmek konusunda cok yeteneksiz ve hatta basiretsizseniz yakar yıkar karmasa. ne olurdu gitmeseniz, gitmeseydiniz, gitmesek; yerimizde dursak, devinsek, dursak, hep oldugumuz yerde dusunsek, sanki az biraz azalırdı karmasa.
  • "insan dimağının işleyebileceği bütün günahları işlemiş fakat bedeninin nerede/nasıl/kiminle olacağı sorularına henüz verebileceği * net bir yanıtı olmadığında ruhun yaşadığı travma bile olabilir belki"

    durumu..
  • bazen sevilmediğini, umursanmadığını bildiğin biriyle birlikte olmaya devam ederken kalbinde kopan ve beynine sıçrayan fırtınanın adı. kalbimle beynimin hesaplaşması. başlangıcı ne kadar farklı olursa olsun hayat herşeyin içine biraz karmaşa katmak için aynı oyunu sürekli farklı kurguluyor.