şükela:  tümü | bugün
  • iş bankası ve iş kültür yayınlarının pek bir güzel kampanyası. kampanya kapsamında "yazarlarımızdan masallar ve öyküler" kitabı karnesini herhangi bir iş bankası şubesine getiren öğrencilere verilecek.

    karneni göster kitabını al.
  • geçen sene kampanya dahilinde alis harikalar diyarında adlı eser dağıtılmıştı.
  • türkiye iş bankası'na yakışmış, çılgınca alkışlamak istediğim, reklamını izlerken pek bir duygulandığım kampanya.
    kutluyorum türkiye iş bankası'nı.
  • reklamdaki koyunun çıkardığı ses, worms serisindeki sheep'in çıkardığı ses ile aynıdır efendim. iş bankası kolayına kaçmış işin, gözümüzden kaçmadı kıh kıh. yok ama güzel olmuş.
  • kredi kartı ve bankamatiklerden yılda iki kere aldıkları hesap i$letim masrafı kılıflı paracıklarımızın en azından bir kısmı ile öğrencilere kitap dağıtmaları sinirlerimizi biraz yatı$tırmaktadır.

    (bkz: iş bankası kitap kampanyası reklamı)
  • bugün iş bankası'nın küçük bir ilçedeki şubesindeyim. sabahın erken saatlerinde, şube çalışmaya başladıktan sonra ilk öğrenciler gelmeye başladılar. çok küçüklerdi, hepsi ilkokul öğrencisiydi neredeyse. büyük bir heyecanla ve istekle, hocalarının gözetiminde şubeye geldiler. herkesin karnelerine bakılıyordu, takdir, teşekkür alanlar vardı; bunları gösteriyorlardı. müdür'ün odasına geçti tüm çocuklar, hepsine teker teker kitapları verildi. hepsiyle teker teker konuşuldu. mutlu oldukları gözlerinden okunuyordu.

    grup olarak gelmeye devam ettiler ve hala devam ediyorlar; çoğunlukla sorular sorulardan biri şuydu: "istanbul'da da aynı bu kitabı mı dağıtıyorsunuz?". evet bunu gerçekten merak ediyorlardı; küçük yerde yaşıyor olmanın onlara verdiği bir dışlanmışlık, uzak kalmışlık hissi miydi acaba?

    sabah kitap almış çocuklardan bir tanesi, öğlene doğru geri geldi, "ben kitabımı bitirdim." dedi, hepimiz hem şaşırdık hem de sevindik. o anda okumuş olduğu kitabını geri vermek istedi, hediye olduğunu anlamamış mıydı kitabın acaba? kitabın kendisinde kalacağını söyledik, isterse okumamış bir arkadaşına hediye edebileceğini belirttik. hemen gitmesine izin vermedik, oturttuk, konuştuk. sesli okursa dakikada 200, içinden okursa dakikada 350 kelime okuyabiliyormuş, utangaçlıkla karışık bir gururla anlatıyordu bunları bize. 4e geçmiş. biraz daha muhabbetin ardından, tanıştığımıza memnun olduğumuzu söyledik ve onu el sıkarak uğurladık.

    bu kampanya her ne kadar kurumsal imajı güçlendirmek, iş bankalılığı olası müşterilere küçükten ulaşmak gibi amaçlarla yapılıyor gibi düşünülebilecekse de sadece bu kadar faydacı bir bakış açısıyla olaya bakmak, kampanyayı hafife almak oluyor. uzaktan bakınca sosyal sorumluluk projelerini hafife alan ben bile, böyle bir kampanyanın göbeğinde bulununca daha farklı düşünmeye başladım. en azından bu kampanya özelinde hala duygunun, sevginin ve sorumluluğun yer aldığına inanıyorum.
  • istanbul merkez şubeye sunay akın gelmiş ve öğrencilerin kitaplarını imzalamıştır. ayrıca genel müdürlük posta odası da kitap yığınlarıyla doluydu en son sanıyorum kitap stoğu biten şubelere gönderiyorlar.

    sosyal sorumluluk olarak yapılabilecek en güzel çalışmalardan biri olduğunu düşünüyorum. en önemlisi de gerçekten tüm öğrencilerin, velilerin ve öğretmenlerin ilgi göstermesi. memleketimin öğrencilerine bir nebze de olsa okuma alışkanlığı kazandırmaya teşvik edebilirse, ne mutlu.