şükela:  tümü | bugün
  • arkadaş eğitim sistemimiz dibi gördü diyorlar sosyal medyada bakıyorum en altından en üstüne kadar karne alan tüm öğrenciler uçuyor. eee hani eğitim sistemi kötüydü? herkes bu kadar başarılı ise üniversite sınavında sıfır çeken öğrenciler nasıl yetişiyor? yok herkes bu kadar başarılı değilse bu karneler nasıl bu kadar iyi olabiliyor?

    konudan bağımsız olarak öğretmen karıların mesajını bekliyorum. ikinci hanım kontenjanım halen boş. hayreti mucip.
  • kesinlikle katıldığım bir önerme. eskiden karne kötü gelecekse bununla ilgili espriler yapılır, çamaşır suyu gibi yöntemler düşünülürdü. şimdi gerek öğrenci dokunulmazlığı gerek eğitimin kalitesizliği sonucu çoğu takdir getiriyor. bir de e-okul denilen olay yüzünden de karne heyecanı kalmadı. şuan karne sadece tatilin başladığını belirten bir belge konumunda
  • eğitim seviyemizin yükseldiğinin kanıtı!
    takdir almayan yok. kimin karnesine baksam ortalaması en az 97, tanıdıklardan kimin çocuğunu sorsam sınıf birincisi.
  • eskiden iyi notu öğrenci alırdı, kötü notu hoca verirdi. şimdi her ikisini de hoca veriyor.

    ondan olabilir.
  • facebook'ta uçuşan takdir belgelerinin ispatladığı durum...

    eh piyasada bu kadar prensimiz, prensesimiz var; hiç 100 üzerinden 50 almaları mümkün mü? mükemmel çocuklar oldukları için imkansız tabi bu gibi düşük notlar almaları; alırlarsa depresyona girerler zaten.
  • önceden sınıfta kalma diye birşey vardı. hatta 2 kere üst üste kalan okuldan atılırdı. şimdi kalma diye bişey yok herkes sınıfı geçiyor.
  • ilk iş görüşmesine kadar devam edecek olan, bir uyutma taktiğidir. öğrencilerime mezun olana kadar devlet sizin yanınızda olacak ama sonrasında gss prim borçlarını dayatacak diyorum ama, cehalet mutluluk olduğu için hava cıva kalıyor.
  • bir tarih öğretmeni arkadaşım var. üniversite'den mezun olduktan sonra yaklaşık 10 sene atanamadı ve öğretmen olarak iş bulamadı. tam 10 sene.

    bu arkadaş en sonunda bir özel okulda iş buldu. o kadar hevesliydi ki, tarih dersi onun için dünyadaki en önemli şeydi. en iyi şekilde öğretmeli ve onun öğrencileri sınavlarda tarihten soru kaçırmamalı!

    bu vizyonla ders anlatmaya başladı, dersin seviyesini sınavlarda başarı getirecek şekilde ayarlayıp, yazılılarda da üniversite sınavı seviyesinde sorular sordu.

    ilk sınavlardan sonra öğrenci velileri arkadaşımı, okul yönetimine şikayet ettiler: "önceki öğretmenden 100 alan çocuk bu öğretmenden neden 50 almış, öğretmen iyi anlatamıyor muymuş?"

    okul yönetimi arkadaşıma uyarı cezası verdi.

    şu anda soruların seviyesi: cumhuriyet kaç yılında kuruldu? atatürk'ün doğum yılı nedir? seviyesine inmiş durumdaymış. bu durumdan veliler ve okul yönetimi çok memnunmuş. hatta arkadaşımı terfi ettirmişler.

    elbette bu sorularla çocukların lise not ortalamaları yüksek geliyor ve müşteriler memnun oluyor. ancak çocuklar üniversite sınavında oldukça başarısız oluyorlar. ama onda da veliler liseyi değil başka etkenleri suçluyorlar. sonuçta tarihten sürekli 100 alan çocuk, üniversite sınavında 2 tarih neti yapmışsa, ya kaydırma yapmıştır, ya o gün çok stres yapmıştır, ya optik okuyucu hata yapmıştır, ya birileri soruları çalmıştır, elbette tüm zamanların favorisi de şu: "bu sınavlar ölçücü değil ya".
  • fen bilgisi, matematik, türkçe, yabancı dil, sosyal bilgiler (inkilap tarihi) gibi önemli dersler 20-21 saat civarı. bu dersleri kötü olan öğrenci ortalama, ortalama olan iyi gözüküyor. çocuğun başarısız görünmek gibi bir ihtimali zaten yok.
  • şaşırılmaması gereken durumudur. şişirilmiş sınav notlarını geçtim, 80 kanaat notundan rahatsız olup 'hocam velilere açıklayamayız' diyen bir çok müdür var. ee adı üstünde kanaat, yani performansı ve hal tavırlarına göre verilmeyecekse neden veriliyor anlamıyorum.