şükela:  tümü | bugün
  • tam hali: karşı cinsten ilgi göremeyince karşı cinse düşman olmaktır.

    bunun örneklerine çok sık rastlayabiliriz. genelde gençlikte, lisede, üniversitede karşı cinsten ilgi görmemiş bireyler ilerde karşı cinse düşman olabiliyorlar.
    veya
    çiftlere düşman olabiliyorlar. kaldırımda, bankta öpüşen çiftlere saldırabiliyorlar.

    bu gruba dahil olan herkesin değildir belki ama çoğunluğun düşman olma sebebi belirttiğim sebeptir.
  • turk erkeginin buyuk bir kisminin muzdarip oldugu konu. en basit tabirle, kedi-ciger meselesi. patolojik vaka bunlar, acil sifalar diliyorum...

    edit: okudugunu anlayip yorumlamaktan aciz bir takim canli turleri olayi butuncul olarak algilamis. simdi, "buyuk bir kismi" demek cogunlugu ifade eder, butun erkekleri degil. 5-6 kere daha oku belki idrak edersin, ha gayret... meseleyi de iyi ki kedi-ciger olayina indirgemisim zira bazilarinin kapasitesi onu algilamaya bile yetmiyor.
  • ilkokulda çok yapardım. hoşlandığım kızın kalemini alıp kaçardım. böylece kızın bana aşık olacağını düşünürdüm. kız sonra yanıma gelirdi. "eşek" ya da "gerizekalı" diyip kafama vurur kalemini alır giderdi. bu beklenmedik tepkiden sonra kıza bilenirdim. sanki beni iki çocukla ortada bırakıp yan sınıftan melihle dondurma yemeye kaçmışlar gibi hissederdim. sonra gidip saçını falan çekerdim, kafasına silgi atardım. çalkantılı ilişkilerim oldu o dönemler. kendimi süte verdim.

    since 1998.
  • mesela şu ayı oğlu bu başlığa güzel bir örnektir.

    ayı oğlu ayı sanki bir tek avrupalı öpüşüyor...
  • sonra erkek erkeğe, kız kıza müdürüm afedersin!

    tanım: eşcinselliğin hastalık olmadığını ispat etme potansiyeline sahip iddia.
  • kendini bir şey zanneden homo sapiens türleri gene yanlış tanımlar ve açıklamalar vermişler.

    bu vesileyle kendi tecrübemi açıklamak isterim.

    karşı cinsten arasam da ilgi görmediğim veya böyle bir ilgiyi hiç de aramadığım dönemlerde karşı cinsi çok matah bir şey zannederdim.

    mevzu karşı cinsten ilgi görünce başlıyor. o zaman, zaman geçirdikçe ve maruz kaldıkça bilinçli bir birey neyin ne olduğunu görüyor ve biraz akıllı olan insan, karşı cinsinin çoğunlukla pek de matah bir şey olmadığı gerçeğini, aslında bir şeyleri kafasında kurmuş olduğunu idrak ediyor.

    ama "düşman" kelimesi tamamen hastalıklı bir kelime ve hastalıklı kişileri ifade ediyor.

    türkiye, arıza tiplere arıza olduklarını bile bile duyduğu ilgi ve çekim ile kendisini helak eden kadınlarla ve adamlarla dolu. kriminal vakalara veya psikolojik yahut fiziki istismarla giden en büyük tehlikeleri arz eden olaylar, esas bu olaylar.

    bunun yanısıra bahsedilen "saldırgan" tiplerin yarattığı suç fiilleri ve kabahatler de, hayatında böyle bir fiilin içinde bulunmamış, böyle bir şeye tenezzül dahi etmemiş tiplerle tartışılıyor ve bu yaygara bu insanların üzerine kopartılıyor; hayatında böyle bir şeyin içinde bulunmayacak, buna tenezzül etmeyecek, bunu tasvip etmeyecek bireyler, adeta bununla izafe ediliyor, bu yaygaraya her gün maruz kalıyor. gidip haberlerde gördüğün vatandaşlar gibi nerede bu devlet diye bağırman lazım, maruzatını kolluk kuvvetine anlatman lazım. muhatabın "bütün türk erkekleri" değil.

    ha bir de, kedi-ciğer metaforuyla konuyu ifade etmek ve bu vesileyle bütün bir güruhu aşağılamak, ancak piremses sendromlu türk feminazilerine yakışırdı, tebrik ediyorum, mutlu egolar.
  • yani bazılarına, hatta belki çoğuna uyuz olur ve onlara ilgi göstermeyerek karşılık verirsin de düşman olmak nedir lan? işin gücün yok mu da kin besliyorsun amk? kaybedenliğin kitabını yazmış tiplerdir bunlar. bunlar kadar zavallı olmayın, içim acıyor yeminle
  • neredeydi o kedi, heh şuradaymış.
    (bkz: kedi uzanamadığı ciğere murdar der)