şükela:  tümü | bugün
  • bundan 1 ay önce eticaret işlerimden dolayı şahıs şirketi kurdum. herşey yolunda gidiyordu taa ki atmden para çekmeye çalışana kadar. hesabımda para olmasına rağmen atmden para çekemedim bankaya gittiğimde izmir 16. icra müdürlüğü tarafından hacizden dolayı hesabıma bloke koyulduğunu öğrendim. ben hiç bir kimseye ve kuruma borçlu olmamaya özen gösteren biriyim. böyle birşeyi duyunca bir yanlışlık olduğunu söyledim ama banka görevlileri onlarla ilgili bir durum olmadığını icra müdürlüğüne gitmemi söylediler. tanıdığım bir avukatı aradım durumu anlattım o da izmirdeki icra dosyasına ulaştı ve bana fotoğrafını attı. dosyada 100 bin tl değerinde bir senet var ve senet de 6 tane şirketin ismi ve imzasının yanında benim şirketin ismi ve kesinlikle benim olmayan bir imza var. bir şekilde karşı tarafın avukatına ulaştım. müvekkiliyle görüşüp beni aradı ve bir yanlışık olduğunu isim benzerliğinden dolayı gerçekleştiğini söyledi.icra müdürlüğüne haczin geri çekilmesi için alacaktan feragat dilekçesi verildiğini de ekledi. avukatım dilekçeyi kontrol ettirmemizi söyledi.bugün kontrol işlemini gerçekleştireceğiz. şimdilik gelişmeler bunlar. yeni gelişmeleri editleyeceğim. burda benim anlamadığım durum nasıl olurda yanlışıkla böyle birsey mümkün olur , benim imzam da mı yanlışıkla taklit edildi. buna benzer olay yaşamış veya görmüş bir yazar beni aydınlatırsa sevinirim
  • feragat ediyor ise ucuz atlatılan dolandırıcılık vakası olmuş. öbür türlüsü menfi tespitiydi suç duyurusuydu oydu buydu derken avukatın dışında kazanacağın tek şey olmayan borcunu aylar sonra ispat etmenin dayanılmaz hafifliği olur.
  • yeni gelişmeleri editleme güzel kardeşim

    lan ne mal adamlar var ya 80 milyon tek yürek nefesimizi tuttuk senin davandaki gelişmeleri bekliyoruz.

    te allam ya.
  • kardeş akılalmaz demişsin ama bu bildiğin 90 lar tarzı klasik dolandırıcılık. yine de geçmiş olsun.
  • avukata yeterli miktarda sakal atilirsa oradan bir sey cikmaz
  • icra iflas kanunu madde 89

    "üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) `üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren` yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. ikinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir"
    `--------`

    ben bunun kadar, artniyetle kötüye kullanılan kanun maddesi görmedim.. avukatı da, dolandırıcısı da bu maddeyi en alengirli şekilde yazıp, noterden gönderir. "bu ne amk" deyip yırtar atarsan yaarrraa yan basarsın..

    sittinsenedir on binlerce insanı mağdur eden kanun maddesi nedeniyle yaşanan durumdur.