şükela:  tümü | bugün
  • yalan olduğunu düşündüğüm; fırsatçılığın (oportünizm), her yol mübahlığın (makyavelizm) ve faydacılığın (pragmatizm) farkında olarak / veya olmayarak insan ruhunu esir aldığı ve bedenin seks için fırsat kolladığı insan davranışının dile getirildiği boş inanç.
  • sevgiye öfkeli yazarları ortaya çıkaran durum.
    mağdur musunuz? mağduru mu oynuyorsunuz?
  • insanın başına bir kere gelecek bir hadise.

    sadece bir kere, sadece bir kişi için.

    16 günde neler değişir insanın hayatında?
    ayın ilk gününde yazmıştın bana “sadece edebiyat” dediğin her şeyi.
    16 günde bir kalp bir sevgiyi öldürüp başka bir sevgiye gidebilir mi?
    sınırları çizilmemiş bir mutluluğun hayali 16 günde solabilir mi?
    noktaları kaldır diye yakaran yüreğin sonu gelmeyen noktalar dizebilir mi aramıza 16 günde?
    herkesten sakındığın şeyleri ayaklarımın altından 16 günde topladın mı sahiden?
    16 günde benim değil başkasının elini mi tuttun?
    çocukluğunun heyecanını unuttun mu bir haftalığına kapandığın bir evde?
    damağındaki buz yudum suyun tadını unuttun mu?
    her şeyin farkındayım, hiçbir şey umurumda değil.
    bir hayal senin tutunduğun ne varsa, bir yalan, bir sahtekarlık. benden kaçmak için kendini bağladığın bir günahtan ibaret hepsi.

    benden kaçarsın, yüzümden kaçarsın, gülüşümden kaçarsın, gözümün yaşından kaçarsın.
    peki kendi kalbinden nereye kaçacaksın sen?
    pişman olacağını biliyorum, bu sahteliğe tutunamayacağın günü biliyorum. geri geleceğin günü biliyorum, hevesini alacağın günü biliyorum.
    karşıma çıkmış en büyük günahkar, en kanlı katil, en çaresiz pişman olacağını biliyorum.
    kendimden çok sana üzülüyorum sevdiğim.
    son kez üzülüyorum sana.
    kafaya koydum bitirmeyi.
    sen gelmesen ben geleceğim, sen kapımda bitmesen ben kapında biterim çünkü aramızda kopmayacak bağlar var.
    ellerinle koparacaksın bağlarımızı, gözlerinle koparacaksın bağlarımızı, kana bulanacaksın karşımda.
    kalbimi çıplak ellerle parçalamadan gidemezsin kalbimden. kalbimin atışını durdurmadan son veremezsin senin adını fısıldayışına.

    mezarım kazılıyor benim bu gece.
    yarın saat 11’de defnedilmek üzere...
    en sevdiğin ne varsa giyeceğim kefen diye, en sevdiğin hangi süs varsa donatacağım bedenimi. düğünümüze gelir gibi geleceğim cenazemize.
    yüzüme bakarak toprak atacak mısın üstüme?
    gözlerim gözlerindeyken sallayacak mısın küreği?

    tutunduğun hiçbir şey gerçek değil.
    kendini bağladığın hiçbir şey gerçek değil.
    senin kalbine girmenin bir bedeli var, sana ait olmanın bir bedeli var. bedelini ödetmeden kimseye vermezsin kendinden tek parçayı, kime ne verdiğini sanıyorsan bil bunu, aslında hiç vermedin.
    çünkü herkesi kullanırsın sen, bir tek beni kullanmadın bu hayatta, bir tek bana kıyamadın.
    içindeki son insanlığı bağladın ya bana, benden sonra geriye ne kalacak sende dersin?
    şimdi kullanışlı bir oyuncak buldun kendine, ayak altında olmayan, her yola gelen, üstünden prim kazanabileceğin, benden kaçarken tutunabileceğin basit bir oyuncak.

    bir haftada yarattığın yalan kaç hafta sürer dersin?
    kendi oyunundan ne zaman sıkılırsın?
    bu sefer ne kadar sürer oyuncağını kırman?
    benden kaçmak için kaç oyuncak parçaladın sen?
    ne kadar sürer bebeğini kenara fırlatman?

    bitti...
    sadece edebiyat...
    ne güzel yalan söylüyorsun ikimize birden, ne güzel kandırıyorsun bizi.
    kaç artık benden, hazırım seni bırakmaya.
    kurtarırım sandım ama kurtarılmak istemeyen birini kurtaramazsın sevdiğim.

    kalbinin pusulasını şaşırdın sen, sözünü tutmadın.
    bana dönük her parçanı kırdın, yaktın ve şimdi benimle birlikte gömeceksin yarın saat 11’de.

    elveda yazmayacağım sana şimdi.
    gözlerine veda edeceğim ben, gözlerinde öleceğim.
    seni yalanına terk edeceğim sevdiğim.
    ah sevdiğim, ah benim kalbim, ah benim her şeyim bir mucize olsun, ölümden dön bana.

    dönülmez bir yol yok, telafi edilmez bir hata yok, affedilmez bir suç yok.
    ikimizden başka hiçbir şey yok görmüyor musun?

    bir mucize olsun.
    içindeki adamlardan biri kurtarsın beni, içindeki adamlardan biri kendine getirsin seni.
    bir mucize olsun.

    sen ölümü yenebilirsin, sen elimi tutabilirsin.
    ben başımı omzuna yasladım, sen kıpırdarsan adam değilsin.
    kıpırdarsan benim değilsin, kalbim değilsin.
    aşığım değilsin artık gidersen.
    geri dönecek bir yuvan kalmaz gidersen.
    senin yuvan neresi hatırlıyor musun?
    sen kendine nereyi yer belledin, yurt belledin hatırlıyor musun?
    yerini, yurdunu, yuvanı, sevdanı yakarsın beni öldürürsen kalbinde.
    kendime yanmam, bir ömür senin pişmanlıkla yanacağına yanarım sevdiğim.
    kıyma bize, kıyma kendine.
    merhamet et bana, merhamet et kendine.
    ziyan etme.

    seni seviyorum, yarın saat 11’e kadar hala seviyorum seni, her şeyimle seviyorum, karşılığını beklemeden.