• varolan bir aşk çeşidi, doğrudur. sorun şu ki, büyüklerimiz hayırlı işlerin uzatmaya gelmeyeceğini söylerler. taraflardan birisinin ilk adımı atmakta bu denli imtina ettiği durumdan-aşktan bir hayır çıkacağını sanmam. olsa olsa kedinin ciğere bakıp yalanması şeklinde tanımlanabilecek platonik aşk hadisesinin, içinde ciğer de barındırmayan bir şekli denebilir. iki kedi var. tamamen aynı türde iki yaratık. kimse adım atmıyor. çünkü ikisi de kedi. oysa bir kediye ciğer yaraşır, ille de gidip alsın ya da bir köpek gerekir, ki en büyük aşklar kavgayla başlayanlardır bazen. ama iki kedi, işte sadece birbirine bakıp mırlarlar...
  • taraflardan biri sadist, diğeri ise mazoşitse, dünyanın en rantabl aşkı bu demektir. alan da mesut olur, satan da..
  • karşılıklı u can't touch this durumu.

    (bkz: don't touch only watch)
  • çok eskilerden bir arkadaşlık sitesi, yanılmıyorsam ac90, böyle bir durum sözkonusu olduğunda sevenleri kavuşturuyordu. şöyle ki, her profilde, şimdiki zaman deyimiyle bir beğen linki, tıklandığından karşı tarafın haberi olmayacak haliyle bulunuyordu ve eğer iki ayrı profil bu şekilde birbirini beğenmişse sistem bu kişileri bu eşleşmeden haberdar ediyordu.
  • "keşke benim de başıma gelse" dediğim; ama beş-on dakika düşündükten sonra vazgeçtiğim ... düşünsenize, olsa öyle bir şey, iki kişi birbirimizi deli gibi sevsek; ama içten içe, açılamasak bir türlü, "ya yanlış anlarsa" diye düşünürsek ve karşılıklı acı çekersek ... ilk adımı atmak bu kadar zor olmamalı. bu ülke bu yüzden berbat. "sevmek" yasak. "sevişmek" yasak. bu yüzden birbirini öldürüyor insanlar.
  • bile bile bu duruma gelindiyse çok grotesk olan ve çok komik anılara yol açan aşk çeşidi. ben hatırladıkça hala gülüyorum. kavuşamamıştık o başka mevzu...
  • karşılıksızken de mutlu edebilir aşk.
    karşılıksız sanılırken de...
    iki kalp arasındaki en uzak noktada can çekişir bazen ama yine de çok mutlu edebilir.

    bir kalbe dokunmanın hayali, dokunuyor olmaktan daha keyifli olabilir bazen.
    bir aşka inanmanın tadı, o aşkı yaşamaktan daha cazip gelebilir.

    böyle oluyor sanırım.

    "kaybetme korkusu, kavuşma sevincine ağır basıyor." *

    ve aşk bu yüzden uzakta bir köşede can çekişiyor: karşılıklıyken bile karşılıksız bırakılabiliyor.
  • ancak amerikan filmlerinde yaşanabilir. ve evet doğru bildiniz, filmin sonunda bu insanlar bunu farkedip çok mutlu olurlar, hayatlarının sonuna kadar mutlu yaşarlar.

    ben bir film çekseydim, tamamen gerçeği yansıtmak isterdim.

    film boyunca bu insanlar birbirlerine platonik takılırlar. arkadaşlarına anlatırlar. ama korkaktırlar, eski ilişkileri, diğer yaşanmışlıkları, duydukları gördükleri onları gidip cesurca bunu söylemekten alıkoyar. sonra yavaş yavaş unuturlar, unutmak zorunda kalırlar.

    filmin sonunda platonik kız ona değer vermeyen hayvanın tekiyle birliktedir. erkek de sürekli peşinden koştuğu salak bir kızla görüşmeye çalışmaktadır.

    evet gerçek dünya budur.
  • "karşılıklı platonik aşk" cümlesindeki platonik kelimesini çıkardığınızda büyüsü giden durumdur.

    ateşim yok yanıyorum, ihtimaller denizinde...