• varolan bir aşk çeşidi, doğrudur. sorun şu ki, büyüklerimiz hayırlı işlerin uzatmaya gelmeyeceğini söylerler. taraflardan birisinin ilk adımı atmakta bu denli imtina ettiği durumdan-aşktan bir hayır çıkacağını sanmam. olsa olsa kedinin ciğere bakıp yalanması şeklinde tanımlanabilecek platonik aşk hadisesinin, içinde ciğer de barındırmayan bir şekli denebilir. iki kedi var. tamamen aynı türde iki yaratık. kimse adım atmıyor. çünkü ikisi de kedi. oysa bir kediye ciğer yaraşır, ille de gidip alsın ya da bir köpek gerekir, ki en büyük aşklar kavgayla başlayanlardır bazen. ama iki kedi, işte sadece birbirine bakıp mırlarlar...
  • taraflardan biri sadist, diğeri ise mazoşitse, dünyanın en rantabl aşkı bu demektir. alan da mesut olur, satan da..
  • karşılıklı u can't touch this durumu.

    (bkz: don't touch only watch)
  • çok eskilerden bir arkadaşlık sitesi, yanılmıyorsam ac90, böyle bir durum sözkonusu olduğunda sevenleri kavuşturuyordu. şöyle ki, her profilde, şimdiki zaman deyimiyle bir beğen linki, tıklandığından karşı tarafın haberi olmayacak haliyle bulunuyordu ve eğer iki ayrı profil bu şekilde birbirini beğenmişse sistem bu kişileri bu eşleşmeden haberdar ediyordu.
  • burnunun dibini görmeyen, göremeyen iki akıllının, karanlık ve kapısı kapalı bi odada birbirine değmeden birbirini araması durumu..çarpıştıklarında "kedidir kedi" saçmalığına yormaları durumu.. illa ayaklarının takılıp birbirlerinin üstlerine düştükleri o "an"ı beklemeleri, o "an" geldiğinde olmamış gibi davranmaları durumu..

    burnunun dibini göremeyen iki akıldan hiçbirinin ipleri eline alıp, öbürünün kolundan tutup, "gel" diyememesi durumu...gökten üzerinde "evet, o da seni.." yazan koca bir pankartın düşüp gözlerinin önüne açılmasını beklemeleri durumu..anca iki kadehin arasında, cümlelerin alt köşesinde, saçma bir filmin saçma bir sahnesindeki sinyalde, göz bebeklerinde, gülüşlerinin kavislerinde fellek fellek bi "ipucu" aramaları durumu..

    burunun dibini göremeyen iki "akıllı"nın durumu..
  • bile bile bu duruma gelindiyse çok grotesk olan ve çok komik anılara yol açan aşk çeşidi. ben hatırladıkça hala gülüyorum. kavuşamamıştık o başka mevzu...
  • karşılıksızken de mutlu edebilir aşk.
    karşılıksız sanılırken de...
    iki kalp arasındaki en uzak noktada can çekişir bazen ama yine de çok mutlu edebilir.

    bir kalbe dokunmanın hayali, dokunuyor olmaktan daha keyifli olabilir bazen.
    bir aşka inanmanın tadı, o aşkı yaşamaktan daha cazip gelebilir.

    böyle oluyor sanırım.

    "kaybetme korkusu, kavuşma sevincine ağır basıyor." *

    ve aşk bu yüzden uzakta bir köşede can çekişiyor: karşılıklıyken bile karşılıksız bırakılabiliyor.
  • ne güzel ihtimaldir, "karşılıklı platonik aşk"..

    sende ne varsa kesin onda da vardır da, ama korkuyordur da, kendini ifade edemiyordur da, yaralıdır da, önceki ilişkilerinde kötü tecrübeler yaşayıp dili yanmıştır da, bir gün bunların hepsini senin kollarında atlatacaktır da, sadece zamana ihtiyacı vardır da, bla bla bla..

    evet vardır gerçekten "karşılıklı platonik aşk" diye bir şey.. ya aşk olmayan, ya da karşılıklı olmayan bir "şey"e kafandan uydurduğun bir kılıftır, tanımı da..
  • ancak amerikan filmlerinde yaşanabilir. ve evet doğru bildiniz, filmin sonunda bu insanlar bunu farkedip çok mutlu olurlar, hayatlarının sonuna kadar mutlu yaşarlar.

    ben bir film çekseydim, tamamen gerçeği yansıtmak isterdim.

    film boyunca bu insanlar birbirlerine platonik takılırlar. arkadaşlarına anlatırlar. ama korkaktırlar, eski ilişkileri, diğer yaşanmışlıkları, duydukları gördükleri onları gidip cesurca bunu söylemekten alıkoyar. sonra yavaş yavaş unuturlar, unutmak zorunda kalırlar.

    filmin sonunda platonik kız ona değer vermeyen hayvanın tekiyle birliktedir. erkek de sürekli peşinden koştuğu salak bir kızla görüşmeye çalışmaktadır.

    evet gerçek dünya budur.