şükela:  tümü | bugün
  • can yucel in bir panelde duygu asena'nin nazim hikmet'e kartpostal sairi demesine verdigi cevap. (bkz: x sensin y de sana girsin/2)

    yıllar sonra gelen edit: şehir efsanesinden ibaretmiş evet.
  • (ara: * sensin * sana girsin) kaynağı...
  • herkesin kendisi görmüş gibi detaylandırarak anlattığı ama aslında kimsenin görmemiş olduğu bir olaydır.
  • can yücel tarafından muhtemelen hiç söylenmemiş cümle.
    isterseniz bir de şuna (bkz:http://www.radikal.com.tr/…4/06/13/haber_119262.php)
  • sunay akın'ın geçen haftaki yaşamdan dakikalar'da belirttiğine göre, can yücel tarafından duygu asena'ya değil, ece ayhan'a söylenmiş söz.
  • siya siyabend'in doğaçlamasına ilham kaynağı olan efsanevi cümle.

    http://www.youtube.com/watch?v=7u94usjwr6m
  • gerçeği değili muallakta olan şehir efsanesi.
    siya siyabendin ernesto şarkısında sıkça rastlanır

    http://www.youtube.com/watch?v=zthxsd2leak

    bir de siya candır. ne de güzel doğaçlar.
  • ece ayhan'ın sivil denemeler kara isimli kitabında açıklık getirdiği hadisedir. ece ayhan'ın düşüncesi şöyledir: bir ressam, bir şarkıcı ülkesinden uzak kaldığında, bu uzaklık sanatına yansımayabilir. fakat bir şairin ülkesinden uzak kalması, anadiline de uzak kalmasıdır ve bu şair için kötü bir şeydir. ece ayhan, nazım'ın muhteşem bir şair olduğunu söyler. ardından da, fakat gurbette yazdığı bazı şiirleri dilden uzak kaldığı için kartpostal şiirlerine benzetir. bunu nazım'ın kötü şairliğine değil, nazım'în yurdundan uzak kalmasına bağlar. ortada bir görüş vardır bence, bir hakaret değil.
  • hügo'ya küfreden çocuk efsanesi hortlayınca aklıma geldi, yıllardır kenarda duran entry'yi tamamlamaya karar verdim.

    duygu asena'yla negatif dergisi döneminde senelerce birlikte çalışmış ve o dönemde yayınlanan ne kadar kültür sanat programı varsa hepsini takip etmiş* biri olarak asparagas olduğunu birinci elden bildiğim bir hikayedir. ama buna kimseyi inandıramadım. insanlar bu hikayeyi sevmişler ve doğru olmadığını kabul etmek istemiyorlar. hatta inanmaları da yetmiyor, bu konuşmanın geçtiği iddia edilen hayali tv programı için "gözümle gördüm, benden iyi mi bileceksin" diye iddialarda bulunuyorlar.

    2004'te ekşi sözlük'te birisi bu konuda iyice coşup duygu asena'ya çok ağır saydırınca "böyle bir olay hiç yaşanmadı, ayrıca can yücel'le duygu asena çok yakın arkadaştır, yanlış biliyorsunuz" diye mesaj attım. bunu isterse can yücel'in kızı su yücel'e sorabileceğini de söyledim. ve cevap:

    "ben izlediğimi, gördüğümü söylüyorum. can hoca 9 eylül üni de hastanede son nefesini verirken kapısında bekleyenlerden biriyim. o nedenle uydurmam ona olan saygımdan. ayrıca can hoca nın da duygu asana ile iyi arkadaş oldugununa da hiç ama hiç ihtimal vermem. ona göre haa.."

    çok net olarak hiç yaşanmamış bir şeyden bahsediyoruz. "ben izlediğimi, gördüğümü söylüyorum" diyor adam. bu tür olaylardan çıkarılması gereken bir numaralı ders, insanların tatlı yalanlara kanmaya aşırı meyilli olduklarını (ya da çoğunun doğrudan yalancı olduğunu) kabul edip önlemini ona göre alarak yaşamaktır.
  • "yine kazancakis’in zorba’sı, dulu öldürdükleri sahne. zorba önlerine geçiyor, “bütün girit toplanmış bir kadını mı öldürmeye çalışıyorsunuz?” diye bağırıyor. bizde de var böyle kadınlar, bütün cemiyet toplanmış bir falso yapsalar da üstlerine çullansak diye bekliyor. elif şafak ne demiş, duydun mu? pelin batu canlı yayında uyumuş, gördün mü? neredeyse bu kadınlara saldırmamak suç olmuş durumda, aleyhlerinde konuşmayınca cezai işlem uygulanacak yakında. vaktinde duygu asena’ya da yaptılar aynısını. bir şehir efsanesi uydurdular ‘kart sensin postal da sana girsin,’ diye. oysa can yücel hiçbir zaman öyle bir laf etmedi. üstüne üstlük çok iyi dostlukları vardı. duygu asena, can yücel’in lüzumsuz hayranları yüzünden kanser oldu. ayrıca nazım hikmet’e kartpostal şairi diyen de duygu asena değil, ece ayhan. duygu asena’ya saldırmak kolay, göz önünde biri. ece ayhan’a laf söylemek zor, sıkar biraz, şahsiyet ister. bütün bunları şunun için söylüyorum: kız kardeşleri dövmek kolaydır ağbiler, babalarla yüzleşmek zordur."

    - emrah serbes