şükela:  tümü | bugün
  • beşiktaş tribünlerinin özellikle bu sezonki maçlarda bolca söylediği tezahürat. kapalı tribün bu tezahüratı alt ve üst olarak hızlı bir şekilde 5 dakika kadar söyler. tüm stad gaza gelir... (bkz: çarşı)
  • bazen alt tarafın katılmayarak* üst tarafı delirttiği tezahürat.
  • bu aksam ki malmö maçında bir hayli hoşa giden gaza getiren tezahürat. ama birazdan ritmi kaçırmalarından "kartagooltalgol" gibi şekil almasından endişeliyim
  • alt-üst hızına yetişbilmek için "kartagogogo" olarak telaffuz edilen tezahürat.
  • eurosport'un haberine gore be$ikta$ taraftarinin guiness rekorlar kitabina girmesini saglayacak tezahurat. son fenerbahce macinda yapilan bu tezahurat ile be$ikta$ taraftari desibel rekorunda liverpool taraftarini geride birakmi$ 132 desibel ile. yeni hedef 200 desibel, hadi bakalim, girtlaklar patlayana kadar; kartal gol gol gol
  • 2 ekim 2005 be$ikta$ samsunspor macinda "kartal gol gol gol, ellen kollan haydi gol" $eklinde soylenmi$tir.
  • takımı geren olumsuz yönde etkileyen bagırtı.ne yazikki besiktas seyircisi takımını etkileyecek,rakibi ve hakemi ise baskı altına alacak sekilde bir etki yapamıyor.
  • gaz bir tezahürattır, lakin takımı gaza getirmekten çok strese sokan bir tezahürattır. yapılmaması beşiktaşın iyiliğinedir.
  • memleketimizde futbol izleyen herkesin futbol hakkında otomatikman "bilirkişi" olduğunu biliyorduk. ama tribünler hakkında bilirkişi olduklarını bilmiyorduk, öyleymiş.

    bu tezahürat üzerine artık gına getiren "takımın üzerinde baskı yaratıyor" temalı sözümona yorumlara şaşırmamak elde değil. o kadar ki nur çintay a bile bu konuda yorumunu esirgemedi ! daha kötüsünü düşünebiliyor musunuz ...

    dikkat!

    bu çokbillir tayfa durmaksızın "siz öyle besteler yapıyorsunuz ki sadece kendiniz için", "futbolcular nereden anlayacak ne dediğinizi" gibi yorumlar yapan insanlardı üç gün öncesine kadar.

    şimdi,

    takımı olumsuz etkileyen yüksek bir volume'de "gol gol gol" denmesi midir ?
    temposu mudur, nedir yani nedir...

    cihat aktaş'ın elim vefatının getirdiği sorunlara, medyanın "lümpen ve tehlikeli beşiktaş taraftarı" propogandasına, takımın başarısızlıklarına, polisin muazzam baskısına, kapalının yüksek bilet fiyatlarına rağmen "stadı yıkan", desibel rekoru kıran, bir taraftar var.

    neymiş? takım olumsuz etkileniyormuş.

    14 yaşında çocuk ya bunlar etkileniyorlar hemen! hayatlarında ilk defa baskı altında oynuyorlar ya etkileniyorlar! ne hikmetse gaza gelmiyorlarda kötü etkileniyorlar!

    eğer böyleyse ya üçüncü ligde oynasınlar ya da futbolu bıraksınlar.

    o tribündekilere dikkat ettiniz mi bilmem. takımın temposuna göre ayarlanır tezahürat. sözgelimi "hayat sensin"le başlar, "çok seviyoruz"la davem edilir. takım silkenince "beşiktaşım benim" olur. maç rölantideyken açıkla karşılıklı olur. tempo artınca kapalı alt üst karşılıklı olur.

    kartal gol gol gol iki durumda yapılır:

    a) takım müthiş bir tempo kazanmış saldırıyordur.
    b) takım bir türlü oyunu yıkamıyordur rakip sahaya, silekenemiyordur. tribün fitillemeye çalışır.

    bunun dışında yapılmaz zaten.

    peki bu tezahürat acaba rakibi nasıl etkiliyor ? onalara gaz veriyordur değil mi! peh!

    olumsuz etkilediği kapalıdan hemen hissedilirdi, öyle olsaydı. ve emin olun o tribünün başındaki insanlar bunu heme anlayıp tezahüratı kesecek tecrübede.

    televizyondan maç izleyip tribün güzellemesi yapanlar sussun artık !!!

    tüm olumsuzluklara, baskılara, sindirme politiklarına karşı,

    stadı yıkıyoruz olan budur. golden gole ayağa kalkan, uğultu yapmaktan başka numarası olmayanlar, ne beste yapabilen ne de ritminin hakkını vererek söyleyebilenler düşünsün.

    burası inönü, tezahürattan olumsuz etkilenen varsa gitsin samiyen'e rahat rahat oynasın topunu...