1. tam ismi "kartal dr. lütfü kırdar eğitim ve araştırma hastanesi" olan genellikle "kartal devlet hastanesi " olarak bilinen hastane.

    her zaman çok kalabalık olan sağlam gidip sinir hastası olarak dönmenin büyük olasılık olduğu yer.
  2. öğrencilik sonrası bünyesinde çalışmak istediğim yüksek hasta potansiyeline*** sahip hastane.
  3. hijyene son derece önem veren hastane. öyle ki; sabahın beşinde galoş olmadığı gerekçesiyle son anlarını yaşayan yakınınızı görmenize bile izin vermiyor.

    bir de siz bunları kapıda görev yapan engelli bir çalışandan öğrenmek durumunda kalıyorsunuz. bu işte kesinilikle sorumluluğu bulunmayan arkadaşımız duymuyor ve konuşamıyor.. nihayetinde bize tek hareketiyle anlattı hadiseyi. anlıyoruz ki anlaşılabilmek için çok konuşmaya gerek yok. ama bu muhasebeyi o anda yapabilir mi insan?

    hayır.
  4. kırık bacağı için röntgen çektirmeye giden hastanın göğüs filmini çekmeye çalışanların, yapılacak işlemlerle ilgili bilgi almaya çalıştığınızda "ameliyat sürecini uzatıp hastanızı bir ay boyunca süründürürüm" lafını sarfeden doktorların bulunduğu garip yer.
  5. bu aralar patlamalar eşliğin de hizmet veren hastane. adalet için nice gözler, dişler, belki de canlar feda olacak. memlekette nüfus bol nasılsa. candan ucuz bişiy yok. http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=250966

    "adliye binası inşaatı için patlatılan dinamitler, kartal dr. lütfi kırdar eğitim ve araştırma hastanesi doktorlarını isyan ettirdi. hekimler, 'hastanenin duvarları çatladı. bu gürültü yüzünden ameliyat yapamıyoruz' dedi....

    istanbul anadolu yakasının en büyük hastanesi olan ve her şehirden hastanın tedavi için geldiği kartal dr. lütfi kırdar eğitim ve araştırma hastanesi'nin doktorları, bitişiktesi adliye binası inşaatı nedeniyle patlatılan dinamitlerden şikayetçi. türkiye'nin en büyük inşaat projesi olan 2000 araçlık otopark nedeniyle derin bir temel kazılan adliye inşaatı için dinamitlerin patlatıldığını söyleyen doktorlar, hastalarıyla birlikte başhekimlik önünde olayı protesto etti.

    patlatılan dinamitlerin 4-5 şiddetinde deprem etkisi yarattığını belirten hekimler, duvarlarda çatlaklar oluştuğunu söyledi. hastaların psikolojilerinin bozulduğunu ve tedavi sürecinin uzun sürdüğünü kaydeden doktorlar, özellikle göz servisinde hassas operasyon yapamadıklarını vurguladı. öte yandan, hastanenin diş polikliniğinin çatlaklar oluştuğu için yakındaki bir hastaneye taşındığı, semiha şakir kadın doğum polikliniği'nde de derin çatlakların meydana geldiği görüldü.

    takvim "
  6. öyle uzaktan olmaz..
    sevgi de, isyanda da, özgürlük de, mutluluk da, hüzün de..
    öyle uzaktan olmaz!
    sizi hastanemizin onkoloji servisine bekleriz..
    bir gününüzü orada yaşayın sonra konuşalım hayat hakkında..
    sonra konuşalım iyilik ve kötülük hakkında..
    siz her konuda konuşabilecek cesarettesiniz,
    her konuda korkmadan yazabilecek cesarettesiniz,
    hayatı anlamış, çözmüşsünüz..
    ama öyle uzaktan olmaz!
  7. öyle uzaktan olmaz..
    sevgi de, isyanda da, özgürlük de, mutluluk da, hüzün de..
    öyle uzaktan olmaz!
    sizi hasta ya da hasta yakını olarak hastanenizin dahiliye servisine bekleriz..

    82 yaşındaki göz tansiyonu nedeniyle 1 gözü tamamen görmeyen, kulakları çok ağır işiten, tansiyon problemi olan dedemi kuvvetsizlik şikatiyle dr. lütfi kırdar'a internetten "ana bina dahiliye" seçeneğini seçerek randevu aldım..
    8.30 mesai başlama saati olduğu halde saat 8'e randevusu olan vardı. daha sonraki tecrübelerimle sistemin insanlar geç gelmesin diye 30 dakika önce bilgisi verdiğini keşfettim ayrıca randevunuzdan 30 dakika önce gelin uyarısı da bulunduğu için bir 30 dakika daha etti mi 1 saat..
    8.32 olan randevumuz 9.30 u buldu.
    doktor hanım dedemi kontrol etti tahlil, ilaç verdi. tahlilleri getirdiğinizde bana rastlamazsanız diye kendimize not yazıyorum diyip bir kağıt bile yazdı. özellikle sordum tekrar aynı şekilde randevu alıp almayacağımızı , soruyu tekrar bile ettim..
    orası çok kalabalık olduğu için tahlilleri başka yerde yaptırııp sonuçları aldığımız cuma günü internetten randevu almaya çalıştım pazara kadar server hatası verdi..
    pazar telefonla alalım dedim sesli yanıt sisteminde iç hastalıkları bölümünde dahiliye 1 dahiliye 2 şeklinde seçenekten (ana bina seçeneği olmadığı için) dahiliye 1 i seçtim
    öğleden sonraki randevumuza öğlen gittik ana binaya girdiğimizde kapıdaki kadına durumu anlattım tahlil getirdiğimizi bilen kadın yanlış randevu aldığımızı dahiliye 1'in arka tarafta olduğunu söyledi ..
    yaklaşık 100 m mesafede olan bana 10 metre gitmişim kadar yorucu olabilen mesafeye dedem maraton koşan atletler kadar yorularak tamamlaya bildi..
    giitik bekledik .. bekledik..
    öğleden sonra mesai başladı sekretaryadaki kadın yanlış geldiğimizi daha önce randevu aldığımız doktordan başkasına 10 gün geçmeden randevu alamayacağımızı sistem vermediğini, tahlil göstermek için tekrar randevu almamıza gerek olmadığını muayene olduğunuz yere gidip tahlil için sıra almamız gerektiğini vs. söyledi. bize kağıta yardımcı olun zordurumdalar babında sekreteryadaki arkadaşa verirsiniz diye kağıt yazdı..
    100 m 20 dakikada alarak yeni bir dünya rekoru kırarak başladığımız noktaya döndük..
    kağıt etkisi ya da benim bağırmam etkisiyle 10 dakika sonra doktor hanımın karşısındaydık..
    öyle uzaktan olmaz..
    sevgi de, isyanda da, özgürlük de, mutluluk da, hüzün de..
    öyle uzaktan olmaz!
    ..
    bir hastane neden sesli yanıt sistemiyle internet sitesini entegre etmez ya da edemez?
    neden randevu sistemi 30 dakika kotası koyar?
    neden hastanenin personeli uygulamalardan bi haberdir?
    sevgiden mi?
    ..
    isyandan da mı?
    ..
    özgürlükten mi?
    ..
    mutluluktan mı?
    ..

    öyle uzaktan olmaz..
    sevgi de, isyanda da, özgürlük de, mutluluk da, hüzün de..
    öyle uzaktan olmaz!
    sizi hasta ya da hasta yakını olarak hastanenizin dahiliye servisine bekleriz..
  8. 3 ayda girmediğim kısmı kalmayan, kaçarcasına çıktığım tek hastane. doktorları süperkulade olmasına rağmen ısınamadım buraya öyle bişey yani. arkayı dönünce dağ görmek güzel bişey değil.
    tamam tamam itiraf ediyorum, otobüsten indikten sonra köprüden geçerken saçlarım bozuluyo ve sinirim bozuluyo**.
  9. içinde ileri tekniklerle çalışan, fedakar, cefakar personele sahip yara ve yanık merkezinin bulunduğu hastane. bu merkezde hasta , ziyaretçi kargaşası yoktur. ziyaretler 13.30 ve 15.30 arasında ziyaretçi odasından ,hastanın yattığı yerden görebilecek şekilde tepeden telefonla yapılır. hijyene olağanüstü dikkat edilir. ileri yanıklarda tavsiye edilir.
  10. hakkında arkadaşımın yazmış olduğu güzel bir eleştiri yazısı:

    --- spoiler ---

    2 senedir düzenli olarak annemle doktora giden biri olarak bu doktorların kafasının çalışmadığına karar verdim. küçükken hep en zeki insanların doktor olduklarını düşünürdüm. hatta bir ara ciddi ciddi imrenip doktor olmak istedim. öss döneminde de annem yine düzenli olarak hastaneleri ziyaret edince “doktor ol da kurtar beni buradan” demişti ya, iyi ki tıpı hedeflememişim diyorum şu an.

    annem normalde mide kanseri, aslında daha öncesinden bir böbrek rahatsızlığı, sonra hafif bir kalpte ritim bozukluğu ortaya çıkmıştı. son zamanlarda nükseden hastalığı midesiyle ilgili problemlerdendi. anadolu yakasının -güya- en iyi hastanelerinden biri olan kartal eğitim ve araştırma hastanesi’nden tedavi görüyor. hastane milletin aklında öyle bir kazınmış ki taa üsküdar, ümraniye taraflarından gelen var, avrupa yakasından geleni bile duydum. aa hatta bugün ve daha önce de yalova’dan gelenlere şahit oldum.

    oysaki bu hastane 1-2 kere film çekilmek için geldiğimizde “makine arızalı” gibi çok amatörce bir lafı söyleyebilecek kadar düşük bir yer. ya da sekreterlerin yanına gittiğinizde yanlarındaki masaya takı, incik boncuk döküp onlarla ilgilenirken sizi farkedemedikleri bir yer. doktorların ağzına düşüp hastaların suratlarına bile bakmayan hemşirelerin ya da sekreterlerin olduğu bir yer. bir doktor ameliyat kararı verirken tam ameliyat günü gittiğinizde başka bir doktorun “bu hasta ameliyat olamaz” diyerek sorumsuzca davrandıkları bir yer. pataloji raporlarını pespaye bir yerden aldığınız bir yer de ayrıca. işini düzgün yapmayan sekretere “bizimle ilgilenebilir misiniz?” dediğinizde ise çirkefleştikleri bir yer. bir doktorun “hocalara” başvurmak için tüm dosyaları götürüp daha sonra götürdüğünü inkar ettiği bir yer. hatta hatta daha fazlası var ama yeter bence bunlar.

    heh bir de şu “hocalar” mantığını hiç anlamadım. asistan doktorlar yalnızca takılıyorlar orada gibime geliyor. bir şeyin altından kalkamayınca “hocalar görmeli” diyorlar ve işin içinden sıyrılıyorlar. ha tabii hocalar o dosyaları görene kadar da siz saatler boyunca koridorunda oturacak yeri bile olmayan bir hastanede saatlerce beklemek zorunda kalıyorsunuz. ha bu benim için hiç sorun olmadı. götümü koyduğum gibi yere oturdum ama kadın hastalıkları polikliniğinde o kadar kadın varken -ki çoğu yaşlı- oturup doktoru bekleyecekleri alan olmaması o kadar saçma ki. neyse hocalar diyordum. tamam konu sağlık olunca ince eleyip sık dokumak zorunda kalan bir doktor silsilesi var karşımızda ama bu hocalar asla ulaşamayacağınız kişiler, bir şey soramıyorsunuz kesinlikle. sırf o “hoca”yı yakalamak, olacağın ameliyatla ilgili getiri-götürülerini öğrenmek için saatlerce -ki bu saatlerce tanımım bazen sabah 9 – akşam 8 gibi birşey bile olmuştur- bekleyip doktorun bir an önce dosyalarına bakıp “bir şeyin yok, çok da önemli değil” diyerek yollaması kadar saçma bir durum da söz konusu. ha mesleklerinde uzmanlardır bir şey diyemem ama duygudan, insaftan noksan oldukları apaçık bir gerçek.

    bir de sağa sola hiç düşünmeden yollama durumları var. şöyle açıklayayım, bahsi geçen hastane 1 acil, 1 kadın doğum, 1 poliklinik binası, 1 yatak hastalarının olduğu binadan oluşuyor. aynı bahçe içersinde bir hastane daha var, benzer şeyler onun için de geçerli. kadın doğum binasından poliklinik binasına film çekilmen için gönderen doktor yazılı kağıt vermeden git çektir gel diyor, hadi biz yılların tecrübesi oraya kağıtsız gidilmeyeceğini biliyorum, ama diğerleri biliyor mu bakalım? o binadan diğerine, “imza yok git al gel” diyen doktordan sonra tekrar geldiğin yere, o arada kaybettiğin zaman, sıra hep sorun, hep. bunu ilk başlarda biz de çok yaşadık ondan biliyorum. hatta bir “doktor yazısı” tabiri var ya, he işte onlar bazen kendi aralarında yazdıkları şeyleri de okuyamıyorlar. sonra olan yine hastalara oluyor. -evet telefon açmıyorlar birbirlerine, nedenini biz de bilmiyoruz, henüz çözemedik.-

    tabii bunlar çok basit sorunlar aslında. bir de onkoloji hastası annemin daha sonra kadın hastalıkları ile ilgili bölgeye sıçrayan kisti var. onkoloji 2 kere kadın hastalıklarına görün diye gönderdi. biz de paşa paşa gittik. ilk gittiğimizde önemli bir şey değil, kemoterapi ile geçer diyerek geri gönderildik. 2.sinde ameliyat kararı çıkıp, sonrasında “bu hasta ameliyat olamaz” diye bahsettiğim durum. 3.sü ise işte daha bugün hastaneden geldiğimizde yaşadığımız durum. “senin işin acil, hemen ameliyat olmalısın” diyen doktor 10 gün sonrasına randevu veriyor, tam hazırlanıp hastaneye geliyorsunuz, bir bakıyorsunuz ki doktorların ertesi gün (cuma) seminerleri varmış. hoop pazartesi yatış, salı ameliyat. peki demekten başka çareniz kalmıyor, ki en fazla ne diyebilirsiniz ki, burada sağlık söz konusu. ben çok hemşire biliyorum, sırf sinirlendikleri için kan alırken iğneyi daha acımasız batırıyorlar. işte bu kadar da gaddar aslında bu insanlar. zaten bu sefer de bir şekilde çözüme ulaşamazsak hastane değiştireceğiz. tabii gitmeden de o doktorlara sanıyorum ki bildiğim tüm sövme şekliyle sövücem.

    --- spoiler ---

    zamanında ben de benzer sıkıntıları çok yaşadığım için katılmamam elde değil. link için:

    http://www.ibrahimmumcu.com/…tacak-yeriniz-olmasin/

kartal lütfi kırdar eğitim ve araştırma hastanesi hakkında bilgi verin