*

şükela:  tümü | bugün
  • ""gövdeyi daha iyi tanıyalı" - dedi zerdüşt öğrencilerinden birine - "ruh bence artık sözde ruhtur; 'kalımlı' denen şeylerin hepsi de ancak benzetmedir."

    (bkz: böyle buyurdu zerdüşt)
  • fiziksel dünyadaki olgular duyu organları ile saptanır. sinirler aracılığı ile beyne ulaşır. organ olarak beyin akla beyin epifizi ile bağlıdır. istemsiz davranışlar direkt organ olan beyne ve oradan da kaslara iletilen mesajlar ile gerçekleşir, akla ulaşmaz. gönüllü davranışlar ise beyin epifizi aracılığı ile organ olan beyinde yer alan 'akıl'da başlatılır ve oradan kaslara iletilir.

    fiziksel dünyadaki olgular(istemsiz davranışın sebebi) => duyu organları(sinirler aracılığı ile) => organ olan beyin => beyin epifizi => akıl(gönüllü davranışların sebebi) => beyin epifizi => organ olan beyin => sinirler aracılığı ile kaslar (istemsiz ya da gönüllü davranış).

    (bkz: rene descartes)
  • zihninizin bedeninizden ayrı ama onunla etkileşim içinde olduğu düşüncesi. düalizm yani ikicilik olarak adlandırılmıştır zira zihin ve beden ikilisinden oluşur. descartes ikisinin de beyinde bulunan epifiz bezinde etkileşime geçtiğini söylemişti. başka bir açıdan, yine descartes’e göre tanrının varlığı aklımıza koyduğu olağanüstü bir güç düşüncesi ile ispatlanabilirdi. merak edenler (bkz: felsefenin kısa tarihi) kitabına bir göz atabilirler.
  • metafiziksel ve fiziksel eylemlerin birbirine izdüşümünü gerçekleştirmeye çalışan rene'in çabasıdır. ruh(akıl) ve beden arasındaki etkileşimin açıklamasını yapan rene'in bu felsefesi, mekanist görüşün baskın olduğu modern dünyada bu felsefe ( ruh(akıl)-beden ikilisi ) yerini bir beyine bırakmış ve bu beyne gömülmüştür.

    rip rene descartes.
  • basitçe anlatalım; insanlar hem bir zihne (fiziksel olmayan) hem de beden/beyne (fiziksel) sahip olarak karakterize edilir. bu, hem zihnin hem de bedenin ayrı varlıklar olarak var olduğu görüşü anlamına gelen dualizm olarak bilinir. kartezyen düalizm, zihinsel ve fiziksel maddeler arasında iki yönlü bir etkileşim olduğunu savunur.