şükela:  tümü | bugün
  • iskender pala'nın yakında çıkacak yeni kitabı. ismi sanırım şimdiye kadar çıkarttığı kitaplar içinde en ilginci olmuş.
  • iskender pala'nın ocak 2017 itibariyle çıkan yeni ve ilginç kitabı. lidyalılar, persler ve eski anadolu uygarlıklarından modern türkiye'deki karışıklıklara kadar geniş bir konu havuzundan sürükleyici bir roman ortaya çıkardığını düşünüyorum. tarihe ilgi duyuluyorsa mutlaka okunmalıdır.
  • iskender pala'nın bir çok kitabını okudum. ama sanki bu kitap olmamış. sürükleyici evet ama bitince bu muydu diyorsunuz.
  • yeni bitirdiğim kitap. güzel bir yerden yakalamış olayı, lidyalılar var ve bir flashback yaparak 12 eylül darbesine geçiyor. güzel olmasına güzel kitap ancak sonunda herşey çorba oluyor. kitabın bitmesine 5-10 sayfa kala 50 tane olay oldu;
    -lidya kralı tam yakılmaya başlandı yağmur yağdı aniden (ne gerek var)
    -adamı ölmemiş buldular, tuttu elindeki mızrağı kendine sapladı
    -gene ölmedi, uzaktan biri ona zehirli ok attı, o da oku alıp gözünemi ne soktu(vay arkadaş)
    -persler lidyayı sarmış şehir yıkılıyor, lidyalı komutan 3-5 kilo altının peşine düştü (nasıl çıktıysa o anlatılan yerlerden)
    -birini eski bir mezarın oraya götürttü orda işkence yaptırdı falan
    -sonra tam onu öldüreceği esnada biri onu öldürdü falan

    fantastik fantastik şeyler. konu güzel malzeme güzel ama bence bu gibi ardı ardına olan mantık örgüsüne uymayan şeyler romanı basitleştirdi benim gözümde. diğer tarihi romanlarını çok severim palanın ama bundaki fantastik öğeler beni bıktırdı
  • iskender pala'nin son kitabi. neredeyse tum eserlerini buyuk haz alarak okumuş biri olarak bu romanini it kaka 7 ayda ancak bitirdim.

    hikaye hep lidyalilar doneminde kalmaliydi bana gore. darbeye hazirlik ve darbe sonrasi donemleri bana zorlama geldi işin asli.

    kendisi uşakli olduğu icin bir sekilde uşak'in tarihi gecmisine atifta bulunma cabasindan mutevellit 80'li yillari hikayeye dahil ediyor gibi bir izlenim edindim.

    iskender pala'nin en sevdiğim ozelliginden biri tarihi, kitabina harikulade sekilde islemesiydi. fakat bu kitapta sağ sol cekismesinde bulunan genclerin fikri munasebetlerinde her daim esas oglumuz, sagci sadullah on plana cikarilip hakli gösteriliyor.
    bir kere esyanin tabiatina ters. inandiricilik kayboluyor. inancli cocukmus, yine olsun efendim ama o da bir insan. peygamber mi tasvir ediyorsunuz?

    hülasa, konu itibariyla zayif buldum. kardeslige yapilan vurgu guzel.
    bir baska odlar, efsaneler, katrei matemlerde bulusmak dileğiyle.
  • iskender pala'nın farklı bir tarz deneyip pek de başarılı olamadığını hissettiğim romanı.
    --- spoiler ---
    üst entry'lerde de bahsedilmiş, sadece lidyalılar döneminde kalmalıydı bence de. beğendiğim tek kısım da zaten lidyalıların yaşantısını oldukça güzel öykülemesiydi. sanki ben de o dönemdeymişim gibi hissetmedim desem yalan olur. fakat tam kufu'nun mehte'yi oklayacağı sırada olayı döndürüp 1980'li yıllara çevirmesi akışı ve heyecanı mahvetti.
    halludas, edusa,mehte, namirek, kufu, nakata isimlerini ters çevirip 1980 türkiye'sine uydurması başta şaşırtıcı gelse de karakterlerin heyecanı söndürmesi, keşke türk karakterler hiç olmasalarmış, dedirtti. zaten onlar araya girince romanın sonu da tam bir fiyaskoydu. olmamış işte onlar, ol-ma-mış! daha da bir şey demeyeceğim.
    bir de ne kadar milliyetçi bir görüşe sahip olsam da pala'nın solcuları tek taraflı gömmeye çalışması, darbenin sebebi olarak sadece onları göstermeye çalışması beni epeyce rahatsız etti. iyi çocuk ülkücüler yani sadullah, kötü çocuk ise komünistler yani ufuk(bir parça da ethem) üzerinden lanse edilmiş. oysaki ortada bir çatışma varsa ve "vatan-millet" diyerek ülkeyi çıkmaza sürüklüyorlarsa ikisi de kötü çocuktur. sadece birine yüklenmek haksızlıktır.
    --- spoiler ---
    karun ve anarşist'ten önce "efsane-bir barbaros romanı-" kitabını okumuştum, bunu belirttikten sonra demeliyim ki bu okuduğum pala'nın son kitabı olabilir. çünkü üslubundan verdiği ödün, kendisine karşı tutumumu kötü etkiledi. oysaki çok severek okurdum, yazık... :\
  • dün okumaya başlayıp yarıladığım kitap.
    --- spoiler ---
    “bir ülkede bütün bir nesil ölmüş olsa bile, cultura yaşıyor olduktan sonra o ülke kendi küllerinden yeniden doğar.” bilge solon vezirlerinin yanında karun’u bu sözüyle deliye çeviriyor. kültürsüz kalan bir ülkenin geleceğinin olmayacağını anlatıyor.
    kitabın ikinci kısmında da yetmişli yıllar, sağ-sol kavgası anlatılmakta. aynı yerde eğitim alan arkadaşlardan birinin bir tarafta, diğerinin diğer tarafta olduğu günler. tıpkı bugün sosyal medyada karşı tarafta olan bu ülkenin insanları gibi.
    --- spoiler ---
  • 2500 sene önce yapılan kalleşliğin aynı coğrafyada yeniden zuhur etmesinin konu edildiği iskender pala nın muhteşem romanı. romanı 2 günde bitirdim. gayet akıcıydı. 12 eylül darbesinde taraf tuttuğunu zannetmiyorum. ufuk u gömerken mehmeti nasıl yücelttiği ortada ve nihayetinde "aslında hepsi yetimin hakkını koruma niyetindeymiş,hepsinin dersi memlekeeti kurtarmakmış" fikrinde.