şükela:  tümü | bugün
  • evvelsi gün, tamamen kendi becerilerimle kaşımı açtım. hani dışarıdan bir gözle baksam, popomla gülerdim kendime. genel bir sakarlığım olduğu yakın çevremce kabul görmüş bir durumdur. dalga malzemesi olmamak açısından olayın oluş kısmına girmiyorum. izninizle tekrar konuya dönelim.

    kaş açmak öyle fazla bir güç gerektirmiyor, sevgili sözlükseverler. analizlerim sonucu, önemli olanın çarpma açısı olduğunu tespit ettim. ideal açıyı tutturursanız, orta şiddette bir darbe yeterli. kaş bölgesi zaten "bir darbe gelse de yarılsam" diye bekliyor. bunu da insan vücudunun bir kusuru olarak görüyorum. keskin bir kemik yapısı ve son derece hassas bir deri bir arada. arada yalıtım malzemesi de yok. bu yüzden kaş açılmaları adeta bir neşter darbesi netliğindedir.

    kaş açılması çok acı vermez. olayın vehametini yere damlayan kandan anlarsınız. hatta damlamak ne kelime, oluk oluk kan akar. olayın şaşırtan ve hassas bünyeleri paniğe düşüren tarafı da budur aslında. "noluyo la" dedirtecek ölçüde kan akar.

    oh yes, there will be blood.
  • göz kırpmaktan soğutur.

    "eyyyt kaaarşim, façan yakışmış!" diyen bir kız kardeşim olmasaydı oturup ağlayacaktım neredeyse. gülerken de acıtıyor bu be!