şükela:  tümü | bugün
  • kaşgarlı mahmut ilk türk dil bilginimizdir. ünlü eseri divanü lügat-it-türk’te onun ilk sözlük kitabı.
    kaşgarlı mahmut sözlükte de yazdığı gibi 1025 yılında kaşgar’da doğmuş. 1071-1077 yılları arasında da bağdat’ta bulunmuş. gezip gördüğü yerlere bakılırsa yaşamını türk boyları arasında yaptığı araştırma ve gezilerle geçirmiş. daha sonra da memleketi doğu türkistan’a dönüp adını aldığı kaşgar kentinde 1090 yılında ölmüştür. mezarı 1983 yılında kaşgar kentine 35 km. uzaklıktaki azak köyünde bulunmuştur.
  • "türk dilini öğreniniz, çünkü türklerin çok zaman sürecek bir hâkimiyetleri vardır."
  • 'yazmas atım yağmur, yañılmas bilge yañku' kaşgarlı mahmut; günümüz türkcesiyle 'ıskalamayan okçu yağmur, yanılmayan bilge yankıdır.' diyerek mottolar kitabında hakettiği saygıyı gören kişi.
  • divan i lugat it turk türk nam eserini türkçe'nin üstünlüğünü kanıtlamak için yazan kişi.
  • bilinen tek sagu örneği olan alp er tunga sagusunun günümüze ulaşmasını sağlayan muhterem zat.
  • türkleri anadolu'ya ellerinde 7500 kelimelik sözlükle yolcu eden şahsı muhterem.
  • "ant içerek söylüyorum, ben buhara'nın, sözüne güvenilir imamlarının birinden ve başkaca nişaburlu bir imamdan işittim. ikisi de senetleri ile bildiriyorlar ki, yalvacımız (peygamber), kıyamet belgelerine, ahir zaman karışıklıklarını ve oğuz türklerinin ortaya çıkacaklarını söylediği sırada türk dilini öğreniniz, çünkü onlar için uzun sürecek egemenlik vardır buyurmuştu. bu söz (hadis) doğru ise sorguları kendilerinin üzerine olsun türk dilini öğrenmek çok gerekli bir iş olur. bu doğru değil ise akıl bunu emreder. tanrı, türk burçlarını yükseltmiş ve onların mülkleri üzerinde felekleri döndürmüştür. tanrı onlara türk adını vermiş ve yeryüzüne ilbay kılmış, hakanları onlardan çıkartmıştır. dünya uluslarının yularlarını onların eline vermiş, herkese üstün kılmıştır. onlarla birlikte çalışanları aziz kılmış ve türkler onları her dileklerine ulaştırmış, kötülerin şerrinden korumuştur. onlara hedef olmaktan korunabilmek için, aklı olana düşen şey, onların yolunu tutmak, derdini dinletebilmek gönüllerini alabilmek için dilleriyle konuşmaktır."

    1072- kaşgarlı mahmut/ divan-ı lugat it türk
  • divan-ı lugat it türk'te şu hadis'i aktarmış insan:
    "yüce tanrı, benim bir ordum vardır, ona türk adını verdim. onları doğuda yerleştirdim. bir ulusa kızarsam, türkleri o ulus üzerine musallat kılarım".
    burada türk ismini tanrının verdiğini söyler. böylece bunun doğuştan gelen bir ırksal bir özellik değil de sonradan birleşilebilecek bir saf olduğunu belirtmiş oluyor. aslında "ne mutlu türküm diyene" aynı sözün bu devirdeki söylenme biçimidir.